Kan basıncının normal düzeyin üzerine çıkması. Yüksek kan basıncı.
Tipik psikolojik özellikleri anksiete ve aşırı emosyonel tepkidir. Anksiete durumlarından ayırt edilmesi güçtür ve bazen kesin hipertiroidizmli hastalarda etkin antitiroid tedavisine rağmen anksiete semptomları devam eder. Bazen hipertiroidizme majör bir psikoz, çoğunlukla ajite depresyon, daha seyrek olarak mani veya şizofreni eşlik eder.
(Lesch-Nyhan Sendromu) Erkeklerde (bazen bütün kardeşlerde) hayatın ilk birkaç yılı içinde beliren bu sendrornun karakteristikleri kanda yüksek ürik asit seviyeleri, idrar yolunda taşlar, santral sinir sisteminde şiddetli etkilenme, kendine zarar verme eğilimi, şiddetli akıl geriliği ve erken yaşta ölümdür. Ender görülen bu sendromun cinsiyete bağlı bir özellik olarak kalıtım yoluyla geçmesi mümkündür.
Ya sık iç çekmeyle birlikte solunum hızı artışına, ya da şiddetli vakalarda hızlı yüzeysel ve düzensiz solunuma eslik eden bir anksiete durumudur. Çok kere sersemlik, solgunluk, baş dönmesi, parestezi, bulanık görme ve bazen tetaniye yol açar. Hastalar sık sık akciğerlerine yeterince hava girmemesinden korktuklarını bildirirler. Tedavi temeldeki anksieteye yönelmelidir.
Derin ve hızlı soluk alıp verme
Tam uykuya dalma sırasında olan sahte duyusal algı. Bir uyku narkolepsisidir.
Telkine aşırı yatkınlıkla karakterize, yapay olarak olarak yaratılmış bilinç değişikliği.
Az ya da yetersiz anlamındaki ön ek.
Duyu azalması.
İştahta ve yiyecek alımında azalma, az yeme.
Hipoglisemi nöbetlerinin muhtemel birçok etkeni vardır. Yetişkinlerde en önemli etkenleri aşırı insülin dozu. Adacık hücre tümörü ve "fonksiyonel" hipoglisemidir. Şiddetli hipoglisemi bilinç hasarına, çok kere uygunsuz davranışa, bunu izleyen koma ve konvülsiyonlara yol açabilir. Reaksiyon bazı durumlarda alkolizmi andırabilir. Hipoglisemiye karşı adrenerjik tepki ise anksiete ve çarpıntıya yol açabilir. Bütün semptomlar episodiktir.
Psikomotor ve bilişsel etkinliklerde yavaşlama.
Hastalık Sanrıları. Kişinin sürekli kendi sağlığı ile meşgul olduğu sanrılardır. Kaygı, endişe ve korkunun eşlik ettiği, kişinin kendisinde bilinen veya bilinmeyen ciddi bir rahatsızlık olduğuna inanmasıdır.
Kişinin sağlığıyla ilgili abartılı kaygılarının olması. Normal olan bazı vücut değişimleri bile fiziksel bir hastalığın bulgusu olarak yorumlanmaktadır.
Hipomani düşüncedeki hızlanma, öfori (aşırı neşe-canlılık), psiko-motor davranıştaki artma ile dikkati çeken hastalık. Psikoz denilen akıl hastalığına girmez. Burada aşırı canlılıktan bahsedilir.
Az miktarda ve kısa süreli adet kanaması
Ender görülen bu bozukluğun en önemli özelliği hipokalsemidir. Klinik özellikleri arasında da tetani, konvülsiyonlar ve emosyonel bozukluk (denge kararsızlığı. Anksiete ve depresyon) vardır. Delirium episodları görülebilir. Hipoparatiroidizmli küçük çocuklarda, uygun tedavi görmedikleri takdirde, akıl geriliği gelişir; yine de bu geriliğin reversibl olduğu söylenmektedir.
Düşük kan basıncı.
Beyinin bir bölümü, iştah, uyku ve vücut ısısı gibi işlevlerden kısmen sorumludur.
Vücut dokularında bulunan kimyasal bir madde. Midedeki sindirim sıvılarını uyarır. Yabancı bir maddeye karşı vücudun gösterdiği allerjik reaksiyonlarda etkin bir rol oynar. Etkilenen bölge şişer ve sonuçta ürtiker, astım ve saman nezlesi oluşabilir.
Kan basıncının normal düzeyin üzerine çıkması. Yüksek kan basıncı.
Tipik psikolojik özellikleri anksiete ve aşırı emosyonel tepkidir. Anksiete durumlarından ayırt edilmesi güçtür ve bazen kesin hipertiroidizmli hastalarda etkin antitiroid tedavisine rağmen anksiete semptomları devam eder. Bazen hipertiroidizme majör bir psikoz, çoğunlukla ajite depresyon, daha seyrek olarak mani veya şizofreni eşlik eder.
(Lesch-Nyhan Sendromu) Erkeklerde (bazen bütün kardeşlerde) hayatın ilk birkaç yılı içinde beliren bu sendrornun karakteristikleri kanda yüksek ürik asit seviyeleri, idrar yolunda taşlar, santral sinir sisteminde şiddetli etkilenme, kendine zarar verme eğilimi, şiddetli akıl geriliği ve erken yaşta ölümdür. Ender görülen bu sendromun cinsiyete bağlı bir özellik olarak kalıtım yoluyla geçmesi mümkündür.
Ya sık iç çekmeyle birlikte solunum hızı artışına, ya da şiddetli vakalarda hızlı yüzeysel ve düzensiz solunuma eslik eden bir anksiete durumudur. Çok kere sersemlik, solgunluk, baş dönmesi, parestezi, bulanık görme ve bazen tetaniye yol açar. Hastalar sık sık akciğerlerine yeterince hava girmemesinden korktuklarını bildirirler. Tedavi temeldeki anksieteye yönelmelidir.
Derin ve hızlı soluk alıp verme
Tam uykuya dalma sırasında olan sahte duyusal algı. Bir uyku narkolepsisidir.
Telkine aşırı yatkınlıkla karakterize, yapay olarak olarak yaratılmış bilinç değişikliği.
Az ya da yetersiz anlamındaki ön ek.
Duyu azalması.
İştahta ve yiyecek alımında azalma, az yeme.
Hipoglisemi nöbetlerinin muhtemel birçok etkeni vardır. Yetişkinlerde en önemli etkenleri aşırı insülin dozu. Adacık hücre tümörü ve "fonksiyonel" hipoglisemidir. Şiddetli hipoglisemi bilinç hasarına, çok kere uygunsuz davranışa, bunu izleyen koma ve konvülsiyonlara yol açabilir. Reaksiyon bazı durumlarda alkolizmi andırabilir. Hipoglisemiye karşı adrenerjik tepki ise anksiete ve çarpıntıya yol açabilir. Bütün semptomlar episodiktir.
Psikomotor ve bilişsel etkinliklerde yavaşlama.
Hastalık Sanrıları. Kişinin sürekli kendi sağlığı ile meşgul olduğu sanrılardır. Kaygı, endişe ve korkunun eşlik ettiği, kişinin kendisinde bilinen veya bilinmeyen ciddi bir rahatsızlık olduğuna inanmasıdır.
Kişinin sağlığıyla ilgili abartılı kaygılarının olması. Normal olan bazı vücut değişimleri bile fiziksel bir hastalığın bulgusu olarak yorumlanmaktadır.
Hipomani düşüncedeki hızlanma, öfori (aşırı neşe-canlılık), psiko-motor davranıştaki artma ile dikkati çeken hastalık. Psikoz denilen akıl hastalığına girmez. Burada aşırı canlılıktan bahsedilir.
Az miktarda ve kısa süreli adet kanaması
Ender görülen bu bozukluğun en önemli özelliği hipokalsemidir. Klinik özellikleri arasında da tetani, konvülsiyonlar ve emosyonel bozukluk (denge kararsızlığı. Anksiete ve depresyon) vardır. Delirium episodları görülebilir. Hipoparatiroidizmli küçük çocuklarda, uygun tedavi görmedikleri takdirde, akıl geriliği gelişir; yine de bu geriliğin reversibl olduğu söylenmektedir.
Düşük kan basıncı.
Beyinin bir bölümü, iştah, uyku ve vücut ısısı gibi işlevlerden kısmen sorumludur.
Vücut dokularında bulunan kimyasal bir madde. Midedeki sindirim sıvılarını uyarır. Yabancı bir maddeye karşı vücudun gösterdiği allerjik reaksiyonlarda etkin bir rol oynar. Etkilenen bölge şişer ve sonuçta ürtiker, astım ve saman nezlesi oluşabilir.