Yaralanma sonucunda periferik sempatik sinir fibrillerinde, özellikle avuç ve ayak tabanlarını besleyen fibrillerde ortaya çıkan bir durumdur. Yaralanan bölgedeki vasomotor, trofik ve dermal değişimlerden ötürü olan bir yakıcı ağrı, bu durumun karakteristiğidir.
Hepatolentiküler dejenerasyonda bir teşhis kriteridir ve korneanın dış kenarında oluşan yeşilimsi, sarı bir pigmentasyon halkasıdır.
Hiçbir mantıksal anlam taşımayan kelimelerden ve/veya cümlelerden oluşan bir konuşma biçimidir. Genellikle şizofreniyle ilgilidir.
Tıp Terimi:AlopesiHalk arasında bilinen ve erkeklerde daha sık görülen kellik tipi androjenik alopesidir ve bu erkeklerin kelliğe genetik bir yatkınlığı vardır. Bunun dışında yeni ortaya çıkan ve ilerleyen saç kayıpları ile androjenik alopesinin tedavisi dermatologlar tarafından sürdürülür.
Kemik boşluğu içinde bulunan, kan hücrelerini oluşturan yumuşak madde.
Göğüsteki iman tahtası ya da kalça kemiğine ince bir iğne batırılarak enjektörle ilik örneği alınması. Örnek kan gibi cama yayıldıktan ve boyandıktan sonra ilikteki hücreler mikroskop altında hematolog tarafından incelenir.
Kalça kemiğinin arka kısmındaki küçük kemik çıkıntısına, o bölge uyuşturulduktan sonra özel bir iğne ile girilerek ilik dokusunun alınması. Bu yöntemle mikroskopta yalnız hücreler değil, iliğin yapısal durumu da incelenmiş olur. Genelde kalça kemiğinden aspirasyon ve biyopsi birlikte yapılır.
Tıp Terimi:Kemik tüberkülozu.Veremin tedaviye dirençli bir formu olup diğer türlere oranla daha uzun süre tedavi gerektirir.
Kemiklerin zamanla yumuşayıp, kırılabilir hale gelmesiyle ortaya çıkanbu hastalığa tıp dilinde osteomalasi denir. Nedeni, kalsiyum veya Dvitamini eksikliğidir.
Kanserin ilaçlarla tedavisi. Genellikle birden fazla sayıda ilaç birlikte kullanılır. İlaçlar ağızdan veya serumla damardan verilir. Genelde bu ilaçlardan kötü hücrelerin yanında vücudün normal hücreleri de etkilendiğinden tedavinin aralıklı olarak (örneğin 4-6 haftada bir) uygulanması kuraldır. Yüksek doz kemoterapi dendiğinde daha çok kanser hücresi öldürebilmek amacıyla ilaçların normal (sağlıklı) kemik iliği kök hücrelerini de yok edebilecek derecede yüksek dozlarda kullanılması anlaşılır. Hastaları kemik iliği yetersizliğinden kurtarabilmek için böylesine yoğun bir kemoterapinin ardından mutlaka kök hücre nakli yapılmalıdır.
Bebeklerde, bazal ganglionun bilirubinle yoğun oranda boyanmasıdır. Genellikle anneyle bebek arasındaki kan (Rh) uyuşmazlığından, ender olarak da verilen ilaçlardan ileri gelir. Klinik tablo değişkendir, ama akıl bozukluğu, spastisite, atetoz ve ataksi görülebilir. Tedavi kanın değiştirilmesi ile yapılır.
Kişi kimsenin bulamadığı şeyler keşfetmektedir veya bunun uğraşı içindedir.
İnsüline bağımlı şeker hastalığının bazen öldürücü olabilen komplikasyonu; İnsülin çok az olmasından kanaklanır ve bilinç kaybına neden olabilir.
Kanda keton cisimcikleri miktarının artışı
Gebe bırakamama veya gebe kalamama durumu.
Terapötik denemelerin istatistik analizi için en çok kullanılan testlerden biridir. Örneğin, yeni bir antidepresan maddenin denemesi yapılırken alınan sonuç, ya bir plasebo tableti, ya birkaç denenmiş ilaç, ya da iki ayrı dozda yeni bir ilaç uygulanan gruplardaki iyileşen hastaların yüzde oranları olarak ifade edilir. Ki-kare testi, görülen farklı yüzde oranlarının raslantı sonucu mu, yoksa terapinin etkisiyle mi olduğunu belirler.
Köpek korkusu
Tay Sachs hastalığında veya amorotik kalıtsal zekâ geriliğinin enfantil türünde, retinoskopi kiraz-kırmızısı leke göstermektedir. Bu leke, maküler dejenerasyondan ötürüdür. Tay-Sachs hastalığı bakımından patognomonik olarak düşünülmesine rağmen, diğer lipidoz türlerinde de bu lekeye rastlanmaktadır ve Tay-Sachs hastalığında da sürekli bir bulgu değildir.
Kist yapısında
Genç erkeklerde gelişen ve hipersomnia, bulimia, irritabilite ve sınır tanımayan cinsel davranış nöbetleri karakteristiklerini gösteren, etyolojisi bilinmeyen bir durumdur.
Yaralanma sonucunda periferik sempatik sinir fibrillerinde, özellikle avuç ve ayak tabanlarını besleyen fibrillerde ortaya çıkan bir durumdur. Yaralanan bölgedeki vasomotor, trofik ve dermal değişimlerden ötürü olan bir yakıcı ağrı, bu durumun karakteristiğidir.
Hepatolentiküler dejenerasyonda bir teşhis kriteridir ve korneanın dış kenarında oluşan yeşilimsi, sarı bir pigmentasyon halkasıdır.
Hiçbir mantıksal anlam taşımayan kelimelerden ve/veya cümlelerden oluşan bir konuşma biçimidir. Genellikle şizofreniyle ilgilidir.
Tıp Terimi:AlopesiHalk arasında bilinen ve erkeklerde daha sık görülen kellik tipi androjenik alopesidir ve bu erkeklerin kelliğe genetik bir yatkınlığı vardır. Bunun dışında yeni ortaya çıkan ve ilerleyen saç kayıpları ile androjenik alopesinin tedavisi dermatologlar tarafından sürdürülür.
Kemik boşluğu içinde bulunan, kan hücrelerini oluşturan yumuşak madde.
Göğüsteki iman tahtası ya da kalça kemiğine ince bir iğne batırılarak enjektörle ilik örneği alınması. Örnek kan gibi cama yayıldıktan ve boyandıktan sonra ilikteki hücreler mikroskop altında hematolog tarafından incelenir.
Kalça kemiğinin arka kısmındaki küçük kemik çıkıntısına, o bölge uyuşturulduktan sonra özel bir iğne ile girilerek ilik dokusunun alınması. Bu yöntemle mikroskopta yalnız hücreler değil, iliğin yapısal durumu da incelenmiş olur. Genelde kalça kemiğinden aspirasyon ve biyopsi birlikte yapılır.
Tıp Terimi:Kemik tüberkülozu.Veremin tedaviye dirençli bir formu olup diğer türlere oranla daha uzun süre tedavi gerektirir.
Kemiklerin zamanla yumuşayıp, kırılabilir hale gelmesiyle ortaya çıkanbu hastalığa tıp dilinde osteomalasi denir. Nedeni, kalsiyum veya Dvitamini eksikliğidir.
Kanserin ilaçlarla tedavisi. Genellikle birden fazla sayıda ilaç birlikte kullanılır. İlaçlar ağızdan veya serumla damardan verilir. Genelde bu ilaçlardan kötü hücrelerin yanında vücudün normal hücreleri de etkilendiğinden tedavinin aralıklı olarak (örneğin 4-6 haftada bir) uygulanması kuraldır. Yüksek doz kemoterapi dendiğinde daha çok kanser hücresi öldürebilmek amacıyla ilaçların normal (sağlıklı) kemik iliği kök hücrelerini de yok edebilecek derecede yüksek dozlarda kullanılması anlaşılır. Hastaları kemik iliği yetersizliğinden kurtarabilmek için böylesine yoğun bir kemoterapinin ardından mutlaka kök hücre nakli yapılmalıdır.
Bebeklerde, bazal ganglionun bilirubinle yoğun oranda boyanmasıdır. Genellikle anneyle bebek arasındaki kan (Rh) uyuşmazlığından, ender olarak da verilen ilaçlardan ileri gelir. Klinik tablo değişkendir, ama akıl bozukluğu, spastisite, atetoz ve ataksi görülebilir. Tedavi kanın değiştirilmesi ile yapılır.
Kişi kimsenin bulamadığı şeyler keşfetmektedir veya bunun uğraşı içindedir.
İnsüline bağımlı şeker hastalığının bazen öldürücü olabilen komplikasyonu; İnsülin çok az olmasından kanaklanır ve bilinç kaybına neden olabilir.
Kanda keton cisimcikleri miktarının artışı
Gebe bırakamama veya gebe kalamama durumu.
Terapötik denemelerin istatistik analizi için en çok kullanılan testlerden biridir. Örneğin, yeni bir antidepresan maddenin denemesi yapılırken alınan sonuç, ya bir plasebo tableti, ya birkaç denenmiş ilaç, ya da iki ayrı dozda yeni bir ilaç uygulanan gruplardaki iyileşen hastaların yüzde oranları olarak ifade edilir. Ki-kare testi, görülen farklı yüzde oranlarının raslantı sonucu mu, yoksa terapinin etkisiyle mi olduğunu belirler.
Köpek korkusu
Tay Sachs hastalığında veya amorotik kalıtsal zekâ geriliğinin enfantil türünde, retinoskopi kiraz-kırmızısı leke göstermektedir. Bu leke, maküler dejenerasyondan ötürüdür. Tay-Sachs hastalığı bakımından patognomonik olarak düşünülmesine rağmen, diğer lipidoz türlerinde de bu lekeye rastlanmaktadır ve Tay-Sachs hastalığında da sürekli bir bulgu değildir.
Kist yapısında
Genç erkeklerde gelişen ve hipersomnia, bulimia, irritabilite ve sınır tanımayan cinsel davranış nöbetleri karakteristiklerini gösteren, etyolojisi bilinmeyen bir durumdur.