Değerli özel eğitim çalışanları.Çalışma alanımıza yönelik uzun zamandan beri güvensizlik,eleştiriler,yönetmelik değişiklikleri,kamu-özel tartışmaları vb.bir türlü durulmadı.Engelli insanlarımızın sorunlarından sorumlu üst düzey bakanlık sorumluları kamuoyu önünde engellililerin eğitim alanında ulaşılan oranın yetersizliğini vurguluyor,daha fazla sayıda engellinin hizmet alması ve oranın daha artması gerektiğini belirtiyorlar.Ancak inceleme yapıp özel eğitim kararı verecek olan birimlerin çoğu aynı görüşü paylaşmıyor,inceleme ve karar sürecinde hizmet talebinde bulunan ailelere bir çok engel çıkartılıyor.Çünkü özel özel eğitim merkezleri ticari olarak algılanıyor.Bu kurumlarda çalışan meslek elemanlarının çabaları,çocuğa ve aileye verilen hizmet arka plana itiliyor.Oysaki devlet merkez açma şartlarını belirlemiş her merkez o şartları yerine getirmek zorunda.Devletin ruhsat verdiği her merkez bir hizmet kurumudur.Kurumların işleyişi devletin ve hizmet alan ailelerin denetimi altındadır.Şüphesiz kurumları kimlerin açtığı önemli.Ancak ticari ahlak,hizmet sorumluluğu,mesleki yararlılık ve bilimsel bir özel eğitim organizasyonu oluşturmuş merkezlerin sahiplerinin alan dışından olması eleştirel olabilirmi?Merkezlerin işlevselliği meslek elemanlarının etik ve bilimsel çalışmasıyla mümkündür.Rahmetli UĞUR MUMCU bir yazısında "isteseydik diplomalarımızı mor binlikler getiren birer senet gibi kullanabilirdik" derken o dönemin meslek etiğini ve hizmete muhtaç halkın yararının gözetilmesini vurgulamıştır.Küçücük çıkarları için merkez merkez dolaşan,fırsat bulduğunda çalıştığı kurumu zorda bırakan meslek elemanları yokmudur?O tavırlar alana zarar vermemişmidir?Sorunları bütünsel olarak algılamak gerekir.Özel özel eğitim merkezleri kamusal hizmetin verilmediği bir çok ilçede fırsat eşitsizliğini azaltıcı rol üstlenmiştir,oralara meslek elemanları getirmiştir.40-50 öğretmen 4-5 idareci ile ancak 100 kadar çocuğa hizmet veren kamuya ait okullar bu haliyle çokmu işlevseldir?O kadar uygun fiziksel şartlarda bireysel eğitim organize edilememektedir.gerek kamu gerekse özel kurumlar yönetici ve çalışanlarıyla sorumluluklarının farkında, etik ve bilimsel olmalıdır.Hizmet gereksinimi olan çocukların en kısa sürede bu olanaklardan yararlandırılması gerekmektedir.Bu konuda rapor düzenleyen birimlerin sorumluluğu önemlidir.Para-kazanç mantığı ile engelli insanların haklarını kullanmaları engellenmemelidir.Meslek elemanlarının mesleki derneklerinin devreye girmesi ve her kesimin katkı yaptığı bir özel eğitim hizmetleri yönetmeliği çerçevesinde alanın geliştirilmesi gerekmektedir.