Soru-Cevap

Soru-Cevap Formu

rehabilitasyon merkezlerine devletin bakışı

ülkemizdeki özel rehabilitasyon merkezlerine devletimizin bakış açısı nasıl? her ay kurumlara ödenen 330 ytl özürlüler okulu açmak için mi harcanmalı veya devlet kendi yatırım yapmadan bu hizmeti özel sektöre mi yönlendirmeli?
22-10-2005
Zeynep Duray DİZDAR
İşitme Engelliler Öğretmeni
4 Yanıt
Sayın Dizdar'ın yatılı okullar hakkındaki tesbitine kesinlikle katılıyorum. Yatılı okulda okuyan işitme engelli bir çocuk konuşan bireylerden ve sosyal hayattan tecrit edilmiş oluyor. Tecritten sonra topluma adaptasyonu hiç kolay olmaz (imkansız demeye dilim varmıyor). Özel eğitime inanmalı aile, doktor, kaynaştırma öğretmeni, özel eğitğimci, rehber öğretmeni, okul idarecileri, ram peroneli ve çocuğun hayatında direk ve dolaylı olarak var olan herkes...
06-11-2005
Haydar ATMACA
İşitme Engelliler Öğretmeni

rehabilitasyon mu okul mu dersek ideal ortamda okul olmalı. engelliler okulu değil kaynaştırma eğitim olmalı. ama bu okullarda kaynak oda olmalı engelli çocuklar için en uygun destek ortamı hazırlanmalı. şu an yapıldığı gibi çocuklar normallerin içine yalnız olarak bırakılmamalı. peki bu ülkemizde ne zaman gerçekleşebilir tabi ki kararlı olunduğunda. yetkililer bu işe gönül verenlerin mücadelesiyle peki şu an rehabilitasyonda neler olmalı veya oluyor 1_hiç okula gidememiş evde kapalı kalmış yaşı büyük özürlüler için eğitim sosyal ortam oluyor. yaş sınırı yok. her yaş kabul edildiği için(erkek çocuklar hariç) yeni bir ortam oluyor. tabi eğitimin faydası uygunluğu tartışılır. 2-kaynaştırmaya devam eden engelli çocuklara destek oluyor etüt merkezi gib. okulda anlayamadıkları konuları öğreniyorlar. tabi burada devam edilen okulla kordineli çalışmanın önemi büyük. iletişim iyi olursa sınıf öğretmeniyle çocuklar daha hızlı ilerliyorlar. en ideali bence bütün çocukların kaynaştırma eğitimi alması. işitme engelliler okulu,eğitim uygulamal,görme engelliler okulu gibi sadece özürlülerin olduğu okullar yerine destekli kaynaştırma eğitimi. bu çocuklar toplum içinde yaşayacaklarsa öncelikle okul ortamında normal çocuklardan ve öğretmenlerden kabul görmeliler. özürlü okullarında yatılılıarda tecrit edilmiş gibi olmamalılar. ama bununda altyapısının hazırlanması ve en uygun ortamlar yaratılmalıdır.
24-10-2005
Zeynep Duray DİZDAR
İşitme Engelliler Öğretmeni

ortalama bir devlet okulunda ikili öğretimle yaklaşık 1000 öğrenci istihdam edilebilir. ancak engelliler için bu sayı maksimum 150 civarında olabilir. ayrıca fiziksel düzenlemeleride normallere göre daha maliyetli olacağını düşünüyorum. bir dehala devlette özel eğitimle ilgili yetki sahibi olan kişilerin görevlerini profosyonelce yapmadıkları durumlar çok fazla. bu profosyonel ekip anlayışı olmadığı sürece özel eğitim rayına oturmayacaktı. kocaeli ili merkez ilçeler ve gebze arasında bile oldukça yüksek fark var. benim yakından gözlemlediğim. bu da yetkililerle büyük ölçüde bağlantılı olduğunu düşünüyorum. ilimizdeki işitme engelliler okulunda okuyup rehabilitasyona gelen öğrencilerimiz var. malesef hiçbirşey bilmiyorlar. çok acı çok yazık. tamam çok net konuşmasınlar ama ilkokul 5.sınıf öğrencileri okumayı öğrenmeliler en azından. ben de kısa bir süre devlette çalıştım. ama bazı arkadaşlarımızın işlerinin hakkını yerine getirmediğini görüyorum. böyle olunca özel eğitiminde özelleştirilmesi bana göre oldukça mantıklı. rekabet ortamı oluşturuluyor. ayrıca devlete vergi istihdam ile gelir sağlanıyor. kdv,gelir vergisi,kurumlar vergisi,stopaj ssk ve bağ-kur pirimleri en az 5 meslek elemanı ile istihdam ... devlet çok daha ucuza bu işi satın alıyor
24-10-2005
Zeynep Duray DİZDAR
İşitme Engelliler Öğretmeni

Sayın Dizdar

Aslında önemli olan bu çocuklara eğitim olanağı sağlanması. Tanı konulmasından sağaltma kadar pek çok profesyonel meslek grubunun ekip çalışmasıyla yapılabilen (doğru yapılabilen) özel eğitim için söylenebilecek ve arzulanabilecek ilk şey bu. Yani özel gereksinimi var ve bu gereksinim karşılanıyor mu? Bundan sonra ekleyebileceğimiz pek çok şey var. İşini doğru yapan her kuruma (özel veya kamu kurumu) bu çocukların ihtiyacı var.

Devletin bakış açısına gelince; aslında buna devlet kadrosunda bulunanların bakış açısı dersek daha doğru olur düşüncesindeyim. Sayın Bengü'nün kurumunu açarken karşılaştığı güçlükleri anlatan bir yazısı vardı forum köşesinde, hani kurumun penceresinden kaşla göz arasında ama yasalara rağmen dikiliveren "gökkafes'i" izlerken yazdığı yazı yeterince açık.

Sanki bu toplumun özel sektör fobisi ya da herşeyi devlete yükleyen eski bir zihniyeti var. Önemli olan yasalara, toplum ve meslek etiğine uygun çalışan kurumların ihtiyaca cevap verecek kadar var olması.

Devlet kurumu için maliyeti yüksek donanımlar sağlıyor ancak bazı kamu çalışanları kullanmasını ya da ne olduğunu bilmediği işitme cihazlarını tozlu depolarda, kilitli dolaplarda saklayabiliyor, dahası bunları kullanmasını unutmuş, teknolojik ve bilimsel gelişmeyi takip etmeyen personelden (burda işini hakkıyla yapan insanları ayrı tutuyorum) tutun da bir çırpıda sayabileceğim yaşanan onca vahim olay yaşandı ya da yaşanmakta. Bu sebeple özel sektörün gerekirse devletle rekabet için (kalite konusunda) gerekli olduğunu düşünüyorum.

Ayrıca devlet kendi okulunda bulunmayan branşları özel sektöre şart koşarak zaten bu işin takım işi olması gerektiğini kendi öngörüyor. Bu da önemli bir konu.

 Yine ekliyorum önemli olan ihtiyaçları doğrultusunda çocuklara eğitim olanağının sağlanması.

22-10-2005
Haydar ATMACA
İşitme Engelliler Öğretmeni

Sorunun yanıtını biliyor musunuz?
Sorunun yanıtını biliyorsanız, lütfen aşağıdaki alanı kullanarak soruyu yanıtlayınız.

 

Soruyu yanıtlarken:

  • Doğrudan soruyu yanıtlayınız, veya soruya verilen diğer yanıtları geliştirecek şekilde yanıt veriniz
  • Yanıtınızda hakaret, küfür veya kanunlara uygun olmayan paylaşımlar bulunmamalıdır. Buna uygun hareket etmeyen üyelerimizin üyelikleri durdurulacaktır