Saygıdeğer Sosyologlar
Sosyoloji; çok yönlü, çok meşakkatli bir meslektir.
Toplumu tanımak/tanıyabilmek ve tanımlamak basit bir şey değildir. Hele müzaiği çok olan ve rengarenk bir toplumda yaşayıp sosyolojik çalışmalarda bulunmak güç olsa gerek.
Fikirlerin yoğun olduğu bir coğrafyada bütün farklılıklara rağmen sosyologları bir okul çatısı altında toplamak en zor olanı yapmak demektir. Lakin bir frankfurt okulunu, bir şikago okulunu ve bir Prens Sabahattin misali ile toplumu yeniden tanımlanabilecek güçlü bir irade ile mümkün olabilir.
Türkiye toplumu kapalı bir toplum değildir, sadece karmaşık bir toplumdur.
Türkiye'nin zengin bir toplum yapısına sahip olması sosyologların bir araya gelmelerini engel değil bilakis zaruridir.
Toplum mühendisliğine soyunan her bir sosyolog aynı zamanda toplumun kaderinin de mühendisidir.
Sosyologlar Ülkede ses getirecek çok sayıda dernekler ve farklı platformlar kurmalılar.
Her bir dernek bir okul, her bir platform bir zihin aritmetiği oluşturmalı
Bu potansiyel Türkiye'de var, ne yazık ki farklılıkları kabul etmeme, fark edememe sorunu var.
Yeni nesil bu tabuları kıracağına inanıyorum.