amerika'da, okullarda ruh sağlığı alanında çalışan uzman eksikliği nedeniyle, belli bir dönem psikolojinin uygulamalı alt dalı olan, rehberlik ve psikolojik danışma lisans düzeyinde verilmiştir,bu kişilere danışman psikolog denmiştir.bu açık kapandıktan sonra lisans düzeyinde verilen eğitim sonlandırılmıştır.kişiler psikoloji eğitimi aldıktan sonra yüksek lisans düzeyinde rehberlik ve psikolojik danışma eğitimi almaya devam etmişlerdir.
türkiye de bu modeli benimseyerek lisans düzeyinde rehberlik ve psikolojik danışma eğitimi vermeye başlamıştır. bu arada dönemin milli eğitim bakanı ve yıldız kuzgun bu alanı tanıtmak ve de öğretmen haklarından yararlanarak iş sahası elde etmek adına 'rehber öğretmen' diye sadece Türkiye'ye has bir kavram geliştirmişlerdir.
bu kavram üniversiteleri ikiye bölmüştür. bir kısım üniversiteler danışman psikolog,okul psikologu yetiştirmek üzere ağırlıklı olarak psikolojik danışma eğitimi verirken,bir kısmı sadece rehberliği ele alarak ve de öğretmenlik formasyonu ağırlıklı olmak üzere eğitim vermektedir.
eğitimdeki bu tutarsızlık, mesleki ünvan karmaşası psikolog ve psikolojik danışmanları karşı karşıya getirmektedir.
dört yıl psikoloji eğitimi almış bir kişi aslında yüksek lisans yapmadan psikolog ünvanı alamaz,en azından süpervizyondan geçmesi gerekir(ancak bizde işler böyle değil),o kişi psikoloji bilimine sadece giriş yapmıştır.
verilen eğitim dediğim gibi üniversitelere göre değişmekte,psikologlar ve psikolojik danışmanlar bu nedenle iki farklı kutupta yer alabilmekte
Sorunun yanıtını biliyorsanız, lütfen aşağıdaki alanı kullanarak soruyu yanıtlayınız.
Soruyu yanıtlarken: