Sayın Ömer Büker
Pedagog olduğum için belki biraz fazla "pedegoji" yapıyor gibi görünebilirim size, haklısınız.. Çok şükür, "demagoji" yaptığımı söylememişsiniz!.. Neyse, bu önemli değil şimdi.. Size küçük bir hesap yapayım.. Dilkom 11 senedir varolan bir kurum.. Şu ana kadar verdiği mezun sayısı 80 civarında.. Bunlar içinde "doktora" ünvanını alanlar ise bir elin parmakları kadar ancak vardır.. Çünkü doktora eğitimi yaklaşık -en iyi ihtimalle- 7 sene sürmektedir ve bu nedenle oldukça zordur.. Mezun sayısının bu kadar az -şimdilik- olmasının nedeni budur.. Ve unutulmaması gereken bir şey daha söyleyeyim, Dilkom kurulmadan "konuşma terapistliği" -odyoloji ve konuşma bozuklukları bölümlerinden bahsetmiyorum- eğitimi alınacak bir kurum ülkemizde yoktu.. Dilkom'daki hocalar eğitimlerini yurt dışında almıştır.. Bu nedenle, halihazırdaki doktora mezunları, Dilkom'un ihtiyacını ancak karşılamaktadır.. -gönül ister ki, daha çok hoca olsun orada da-.. Birkaç sene içinde bir-iki üniversiteye yetecek sayıda uzman -yurt dışından gelecekleri saymıyorum- yetişmiş olacaktır, merak etmeyin.. Ülkemizde yeni gelişen bir mesleğin "doğum sancılarıdır" bunlar.. Unutmayın ki, bizler doğmadan önce de -ben 35 yaşındayım- konuşma sorunu yaşayan insanlar vardı bu ülkede ve onlar için hiçbir şey yapılmıyordu.. Ama şimdi en azından Dilkom var ve "nitelikli" insan yetiştirmek için uğraşıyorlar.. Ve yine şunu da söyleyeyim ki; Dilkom bünyesinde her sene "binlerce" seans yapılmakta ve insanlara konuşma terapisi hizmeti sunulmaktadır.. Ayrıca Dilkom'un mesleği kendi elinde tutmak istediğinden bahsetmişsiniz.. Bu sizin pek de bilgi sahibi olmadan konuştuğunuzu gösteriyor bence.. Türkiye'de lisans programının açılması için en çok çalışan kurum Dilkom'dur.. Bunun için gerekli olan ders programı, hocalarda olması gereken nitelikler vb. konularında YÖK'e danışmanlık yapmaktadır.. Üniversiteler bu gereklilikleri yerine getirdiği zaman DKT programını açabileceklerdir ve bundan en çok memnun olan kişiler Dilkom çalışanlarıdır.. Lisans programlarının açılmaması Dilkom'un "beceriksizliği" değil, sadece zamanla ilgili bir sorundur.. Dil ve konuşma sorunu yaşayan kişilerle ilgili olarak gösterdiğiniz hassasiyet güzel bir şey.. Madem bu kadar ilgili ve bilgilisiniz, bu sene Dilkom'a başvurun -kontenjan da arttı hem de- ve siz de bir "konuşma terapisti" olun.. Belki Dilkom'un içine girerseniz "insanları kandırmak" gibi bir niyetim olmadığını daha iyi anlarsınız!..
Saygılarımla.