zaten buralara girerek, sürekli araştırarak körelmediğini gösteriyor herkes.
kimse körelen öğretmenlerden olmasın.bizler eğitimciyiz ve herzaman eğitim için varız.bizler önce mesleğimize sahip çıkalım, öğrencilerimize sahip çıkalım, özel eğitimci olarak birbirimizi destekleyelim. ondan sonra devletmi özelmi tartışmasına girelim.
özeldeki bizim öğretmenimiz bizim öğrencimiz, devletteki.özeldekinin konumu durumu görevi farklı, devlettekinin durumu statüsü görevi farklı.herkes işini yapmaya çalışıyor.
benim bazen kızdığım konu şu oluyor.özelin şartlarından yakınan, devlette öğrencilere daha faydalı olacağını söyleyen kişilerin; hep maaş ek ders yaz tatili sömestır tatili hesapları yapmasına sinir oluyorum.ben olsam 2 ay boyunca bu çocuklar evde ne yapıcaklar, acaba bu sürede ben bu çocuklarda ilerlediğim becerilerin kavramlarının nekadarını kaybedicem ve döndüklerinde tekrar çalışmak zorunda kalıcam diye düşünmekten tatil yapamam.belkide her yıl aynı amaçların yıllık planlara yazılmasını nedeni budur.
kimsenin görüş ve düşüncelerine karşı çıkmak gibi bir gayemiz yok. bence yapmamız gereken önce özel eğitimi kurtarmak önce mesleğimizi kurtarmak sadece kendimiz için değil bizden sorna gelicek öğretmenler adayları içinde bunu yapmamız bizim öncelikli görevimiz olmalıdır.bir çocuk gelişimci, bir psikolog, bir okul öncesi öğretmeni eğer bizim işimizi bir özel eğitimciden daha iyi yapıyorsa ve bunu başkaları söylüyorsa bence şapkamızı önümüze koyuğ bi düşünmeliyiz.
herkese saygı ve sevgilerimle.esen kalın...