Soru-Cevap

Soru-Cevap Formu

İşitme Engelliler Öğretmenliği ve Eskişehir

Saygıdeğer hocalarım ve sevgili arkadaşlar. Ben Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşitme Engelliler Öğretmenliği 2. sınıfa başlayacağım eylül ayında Allah'ın izniyle :) bölümümü tercih ederken yapacağım işi severek yapacağımı ve fazla sıkıntı çekmeden işe başlayacağım söylendiği için bir tedirginlik yaşamıyordum ancak bu forumu takip etmeye başladıktan sonra açıkçası bölümümden ve okulumdan şüphe duymaya başladım. Henüz alanımla ilgili hiçbirşey görmediğimin farkındayım ancak özellikle Seyfullah hocanın yazdıkları (inşallah yanlış söylememişimdir) beni telaşlandırdı.
Benim derslerde hocalarımdan öğrendiğim kadarıyla Anadolu Üniversitesinde sözel yaklaşımla eğitim verilmesinin nedeni üniversitenin eski rektörü ve şimdi eskişehir bb başkanı olan yılmaz büyükerşenin kızının da bir işitme engelli olması ve "Benim kızım konuşsun" dediği için sözel yaklaşıma dayalı bir eğitim verilmesini istemesidir. Bu insanın kendi kızının eğitiminin verildiği yerde aslında işitme engelliler öğretmenliği ile hiç alakası olmayıp devşirme hocalardan kurulu bir kadrosu olduğu yazıyor forum konuları arasında. Şimdi benim sorum şu olacak... Anadolu Üniversitesinde işitme engelliler eğitimi gerçekten yetersiz mi yoksa Anadolu Üniversitesi'nin havalı mezunları mı bu kadar nefretin oluşmasına sebep?

30-08-2012
Şadi Muaz KALENDER
İşitme Engelliler Öğretmeni
8 Yanıt
Hocam zaten içem.i yok sayan yok ama sizinde dediğiniz gibi çeşitli sorgulamalar yapılmalı ve dönemin gereklerine göre verilen eğitim düzenlenmeli. işaret dili öğretilmesinden kastım sadece devlet okullarında işaret dili ile eğitim verilmesinden değil, keşke devlet okullarında da sözel yaklaşım uygulansa ama olamıyor malesef, bunun dışında erken cihazlandırılamayan implant olmayan ya da olamayan, maddi imkansızlıklar yüzünden gözden kaçan ya da dil edinimi için önemli yaşları atlatan işitme engelli çocuklar için kesinlikle alternatif çözümler üretilmeli ve bu çözümlere üniversitedeki aldığımız eğitimle biz şekil vermeliyiz ama şu anki şartlarla bu pek olası gözükmüyor. Ayrıca içem.de öğrenmeye çalıştığımız ( ne kadar öğrendiğimiz tartışılır ) ve implantlı-cihazlı çocuklarda içem.in kullandığı yöntem, doğal işitsel-sözel yöntem, ancak bizlerin çalışırken uyguladığı yöntem ise '' yapılandırılmış sözel-işitsel yöntem '' . ( meslektaşlarımdan kimle konuştuysam aynı durumlarda aynı çözüm yollarını uyguluyoruz ve bu yapılandırılmış sözel-işitsel yöntemin pratiğine uyuyor ). Ben burda da bir çelişki buluyorum ve bu durum bu konunun muhataplarının yani içem hocalarının alan hakkındaki derinliklerlni de ister istemez sorgulamama sebep oluyor.
05-08-2013
Seyfettin ÇAM
İşitme Engelliler Öğretmeni

Her geçen yıl bir önceki yıla göre hocaların motivasyonlarının, eğitimci yetiştirme kalitesinin düştüğünün, hem eğitim yöntemlerinin hem de neslin alıcılığının, önceliklerinin de değişmesiyle birlikte eğitim yönteminin revize edilmesi gerektiğini ben de savunuyorum. Ama bu yılların kurumsal yapısını hiçe saymakla olacak iş değil kusura bakmayın bu konuda sizin temellendirdiğiniz düşüncelere katılmıyorum hocam. Mevcut rehabilitasyon eğitiminin İÇEM'den ne kadar farklı ve seans sürelerinin ne kadar kıymetli olduğunu, çocuğun ve ailenin potansiyeli, eğitimcinin sağlıklı hedefleriyle birleştiğinde İçem'den çok daha kaliteli bir hizmet verilebileceğini de savunuyorum ki kendim de bunu gerçekleştirmeye çalışıyorum zaten. (dört duvardaki dünya'dan kastım buydu) Ama eğitim/iş yaşamındaki Türkiye'de hemen hemen her bölümde karşılaşabileceğiniz örtüşmezlik probleminden etkilenip daha lisans eğitimi almamış insanların ne olursa olsun kendini kanıtlamış koca bir yapı hakkında kalitesizlik endişesine düşmesi bence bu kurumun hak ettiği bir şey değil. bu yüzden önerilerimde yurt içi ve yurt dışındaki çalışmaları, seminerleri yenilikleri takip etmek gerektiği bulunuyor. Yani kişilerin stajda/iş yaşamında karşılaştığı bazı kişisel problemlerin de etkisiyle koca bir yöntemi "çok da gerekli değil yea" yaklaşımıyla değerlendirmelerini biraz acımasızca ve kafa karıştırıcı buluyorum hepsi bu. Bizler de çok sıkıntı yaşadık, ben de iki dilliliği savunuyorum, ama hala implant teknolojisini, erken eğitimi görüp, devlette işaret dili eğitimi veriliyor diye doğal sözel işitsel yöntemden acısını çıkartmak biraz Sezar'a hakkını teslim etmemek oluyor. Neticede bizleri yetiştirenleri eleştirdiğimiz kapalılıklarını bizler de başka alanlarda uyguluyoruz gibi geliyor bana. İyi çalışmalar
03-08-2013
Hilâl ATLAR
İşitme Engelliler Öğretmeni

anadolu üniversitesinin bu alanda verdği eğitimin ne kadar iyi olduğunu irdeliyoruz, ben iyi bir eğitim verdiğini sanmıyorum ve bu düşüncemi temellendirerek yazıyorum, diğer yandan bölüm ile alakalı seminerler düzenlenmesi iyi bir şey fakat herhangi bir konuda çok seminer ve çalıştay düzenlenmesi o alanın kaliteli olduğu anlamına gelmez. Ben bir öğretmen olarak, karşımdaki öğrenciye '' en kısa zamanda, çok şey öğretmeninin '' düşüncesi içinde olurum ve üniversitedeki aldığım eğitimi de bu fikir üzerinde sorgularım. Açıkçası sorguladığım zaman anadoludan çok bir şey elde ettiğimi söyleyemem.
03-08-2013
Seyfettin ÇAM
İşitme Engelliler Öğretmeni

"Anadolu Üniversitesinde işitme engelliler eğitimi gerçekten yetersiz mi?"cümlenizden yola çıkarak forumu biraz daha dolaşmanızı öneriyorum. Bu üniversitede "Türkiye'de" bu alanda verilebilecek en iyi eğitim veriliyor, her geçen gün yurt içinde ve dışında insanlar çalışıyor elbette yeni birçok çalışma yapılıyor. Bir zahmet onları da okyup, seminer ve çalışmalara da katılırsanız, biraz makale çevirirseniz, bir de dört duvarınızın içinde bir dünya olmayı kafanıza koyarsanız, endişe duymanıza hiç gerek kalmaz. Saygılarımla

03-08-2013
Hilâl ATLAR
İşitme Engelliler Öğretmeni

ben 2011 de anadolu ünüversitesi işitme engelliler öğretmenliğinden mezun oldum.suan rehabilitasyon merkezinde çalışmaktayım.ilk mesleğe basladığımda içemde öğrendiğim bilgileri nasıl kullanacagımı bilemedim.hiç ses cıkaramayan cocuguma baktım bir de 4 sene hazırladığımız sıralı ve tek kartlara baktım.cıkamadım işin içinden.ama zamanla içemdeki aldığım eğitimin faydaları ortaya cıktı.şimdi öyle şeyler yapıyorum ki ben bile şaşırıyorum.ve ben içemden aldığım eğitim sayesinde bunu yapıyorum.o dili almak yeni yöntemlere uyarlamak cok güzel.iyi ki hocallarımı tanımışım onların her sözü altın değerinde keşke daha cok peşlerinde koşsaymışım diyorum simdi.bunu anlatmak güç ama içemde öğrendiğim herseyi uyguluyorum uyarlıyorum.eğer emek verirsen bu işi içemde nekadr canla basla yaptıklarını görürsen sende meslek hayatında içemin farkına varacaksın.bence içemde o emeği görmek bir ayrıcalık.
07-09-2012
Eda GÖKCE
İşitme Engelliler Öğretmeni

anadolu mezunlarının havalı olup olmadığını bilemem ama kendini bilen, anadolu mezunluğuyla değil kendiyle övünen herhangi bir öğretmenin havalı olması söz konusu bile olamaz, eğer sadece anadolulu olmakla övünüyorsa bence sadece boş bir tenekedir. Düşündüklerimi sanki anlatamıyorum ya da anlaşılmıyor, ben içem gibi bir kurumun orda olmasını ya da içem.i eleştirmiyorum, ben anadolu üniversitesinin tek taraflı eğitim verdiğini ve o tek taraflı eğitimi de yüzüne gözüne bulaştırdığını vurguluyorum. evrensel bir işaret dili yok olması da imkansız ancak türkiyeye özgü bir işaret dilini geliştirmek bizim elimizde, eğer işitme engelliler öğretmeninin bu dil hakkında söyleyecek tek sözü yoksa bu durumun sorumluları yine bahsettiğim kişilerdir. 4 senelik örgün eğitimim boyunca hocaları çok iyi tanıdım ve zerrin hoca hariç hiç birinden zerre faydalanmadım bunu mezun olunca daha iyi anlarsın çünkü bomboş bir dünyada yaşıyorlar ve tüm türkiyeyi de öyle zannediyorlar. Özlem Kaya Dilkom hocasıdır ve işitme hocaları tarafından pek sevildiğini sanmıyorum, işitme alan hocası değildir. Murat Doğan klinik psikologtur, işitme alanında uzman değildir ve anadolu üniversitesinin bu alanda benimsediği eğitim sistemiyle alakası yoktur. Yıldız Uzuner ' den ölçme değerlendirme dersi aldım, tüm derslerini AA-AB-BA ile geçtim, ancak stajda onun bize öğretildiği gibi değerlendirilmedim, O da bunu bilmesine rağmen, bize destek olacağına bizi tehdit etmekle uğraştı, demekki öğrettiklerini ya tam bilmiyor, yam tam sindirememiş ya da kendince oyun oynuyor.
01-09-2012
Seyfettin ÇAM
İşitme Engelliler Öğretmeni

forumda başka konular altında gördüm o bahsettiğim kısmı.. yani anadolu üniversitesi mezunlarının daha havalı olduğu yazılmıştı. dediklerinizi gayet iyi anlıyorum. sizinle hemfikir olduğum konu her işitme engellinin bırakın cihazı cihazın pilini bile alacak ekonomik güçte olmaması.. ancak vatandaşlarımızın "benim çocuğum konuşsun" deyip çocuklarını yurt dışına götürmesi daha masraflı olmaz mı? böyle bir imkanın eskişehirde bulunması güzel bir durum değil mi sizce de? ikinci konu işaret dili konusu. maalesef evrensel bir işaret dili yok dünya üzerinde. yani ben göreve başladıktan sonra benim bildiğim işaret dili ile beraber görev yaptığım öğretmenin bildiği işaret dili farklıysa bu eğitim kurumu öğrencisine nasıl faydalı bir eğitim verecek? ayrıca az önce başka bir konu altında sizin yorumunuzu okudum yine... hocalar hakkında eleştirilerinizi yapmışsınız. dediğiniz hocaların bir kısmıyla henüz tanışmadım. yeni bir öğrenci olmamdan dolayı. ancak bazı hocalarımıza haksızlık yaptığınızı düşünmekteyim. sanırım eski bir anadolü mezunusunuz. belki içlerinde tanımadığınız hocalarda vardır muhakkak. ancak sizin "o kurumda boş teneke olmayan tek kişi Zerrin Hoca' dır" sözünüz açıkçası bir öğretmene yakışmayan bir sözdür. çünkü bu sözle siz Murat Doğan hocama, Yıldız Uzuner hocama, Özlem Kaya hocama ettiğiniz bir haksızlıktır. bu benim kendi fikrimdir katılmak zorunda değilsiniz. bir de konuyu açarken isminizi yanlış telaffuz etmişim. herhangi bir art niyetim olmadığını belirtmek isterim. ayrıca ilgilendiğiniz için de teşekkür ederim :)
01-09-2012
Şadi Muaz KALENDER
İşitme Engelliler Öğretmeni

değerli kardeşim şu an için iş sorunu yok ama burası türkiye neyin ne zaman ne olacağı hiç belli olmaz bizi etkileyen herhangi bir yasa çıkar ve anında tüm meslektaşlarımızla işsiz kalabiliriz ya da sıkıntılar yaşarız. soruna gelirsek, özel eğitim türkiyede daha yeni yeni canlanan ve kendi eğitim kadrolarını daha yeni yeni oluşturabilen bir alan, anadolunun işitme hocaları ülkemizde bu alan da yetişmiş kalifiye eleman sorunu yaşandığı sırada üniversitede yer etmiş ve orada istihdam edilmişler. Benim fikrimce de akademik kadro yetersizliği yüzünden, kendiklerini geliştirmek açısından pek bir zahmete girişmemişler ya da bildiklerini aktarmada sıkıntıları var. Herhangi bir öğretim elemanının devşirme olması onun yetersiz olduğu anlamına gelmez ama eğer sen o alanda mezun ettiğin öğrencilere sadece materyallere dayalı olarak eğitim verip, tüm bunları değerlendirip, o öğrencinin yeterliliğini sadece 3-5 tek kart-sıralı kart-hikaye kitabına göre yaparsan, bir gün gelir seninde akademik bilgini sorgularlar ... ( benim yaptığım gibi ) anadolu üniv.de sözel yönteme dayalı bir eğitim yapılıyor ve bu çok doğru ancak anadolu üniversitesi kendi savunduğu işitsel-sözel yöntemi öğretmede bile yetersiz kalıyor, araştırabilirsin mezunlarının hiç birisi dinleme eğitimi nedir-nasıl uygulanır bilmez, işitsel kalıntı nasıl açığa çıkartılır bunu bilmez, çocukta ilk hangi ses öğretilmeli bunu bilmez, bu örnekleri çoğaltmak mümkün. ülkemizde işitsel-sözel yöntemi hiç görmemiş, bu yöntemdem faydalanma şansı olmamış, koklear olacak imkana sahip olmayan hadi onu geçtim cihaz pili alamayacak durumda olan onbinlerce işitme engelli mevcut, tüm bu insanları silip, onları yok sayan bir eğitim modeli uygulayarak, engellileri dört duvar arasına hapsetmek hiç mantıklı değil açıkçası ve anadolu üniversitesinin işaret diline yönelik herhangi bir çalışmasının olmaması da benim bu düşüncelerimi destekliyor. İş hayatına girdim gireli bir kaç defa bilirkişilik yapmak üzere savcılığa davet edildim ancak hiç birinde, aciz durumdaki işitme engellilere yardımcı olamadım, bu durum bence bir utançtır ve bu utancın sorumlusu da anadolu üniversitesinin o çok bilmiş hocalarıdır. Eğer Samsun Omü' de Alternatif İletişim Yöntemleri adlı derste, işitme engelliler ilköğretim okulunun müdürü gelip geleceğin işitme engelliler öğretmenlerine işaret dili dersi veriyorsa ve bu böyle bir uygulamayı anadolu üniversitesi yapmıyorsa, bu olumsuz durum yine anadolu üniversitesinin suçu ve utancıdır. Sorarım size Eskişehir' de işitme engelliler öğretmenliği okuyup, çamlıca mahallesindeki işitme engelliler okulunu gören kaç öğretmen adayı vardır, tüm bunlar bence bir eksiklikten öte eksiklikleri düzeltme çabası bile gütmeyen, kendine akademisyen sıfatı yakıştıran ama sıradan bir insan bile olmayacak, kişilerin ürünüdür ... Ki o kişiler, daha kamyonunun-kamyonetin-tırın toplu taşıma aracı olmadığını bilemezler ancak bu saçma sapan fikri savunup bir öğretmen adayını stajdan bırakarak onun hayatından bir senesini çalabilirler ... Ben şu sava hep karşı oldum, " anadolu mezunları çok iyi diğer üniversitelerin mezunları ise yetersiz " ... Samsun Omü ve Trabzon Ktü.deki akademik kadro ya anadolu mezunudur ya da anadoluda yüksek-doktora yaparak bu alana girmiştir, şimdi size bir soru sorayım, madem anadolu üniversitesindeki akademik kadro çok kaliteli, neden Omü ve Ktü.de akademisyenlik yapan öğrencilerini iyi yetiştirememiş ve neden Omü-Ktü mezunları yetersiz gibi bir hava yaratıyor ?? işini sevdikten ve öğrenme azmin olduğu müddetçe nereden mezun olduğunun zerre önemi yok ... benim savunduğum budur ... " Anadolu Üniversitesi'nin havalı mezunları mı bu kadar nefretin oluşmasına sebep ? " sorunun bu bölümünü anlayamadım eğer biraz daha açıklayıcı olabilirsen, bu sorun hakkında da düşüncelerimi paylaşmak isterim.
31-08-2012
Seyfettin ÇAM
İşitme Engelliler Öğretmeni

Sorunun yanıtını biliyor musunuz?
Sorunun yanıtını biliyorsanız, lütfen aşağıdaki alanı kullanarak soruyu yanıtlayınız.

 

Soruyu yanıtlarken:

  • Doğrudan soruyu yanıtlayınız, veya soruya verilen diğer yanıtları geliştirecek şekilde yanıt veriniz
  • Yanıtınızda hakaret, küfür veya kanunlara uygun olmayan paylaşımlar bulunmamalıdır. Buna uygun hareket etmeyen üyelerimizin üyelikleri durdurulacaktır