Ben de Dokuz Eylül PDR 08' mezunuyum ve diğer branşların da mesleklerini ve mesleklerinin adını korumak, her yıl sürekli değişen yönergelerle savaşmak, sürekli değiştirilen iş alanlarıyla ilgili gelişmeleri takip edip tepki göstermek zorunda olup olmadıklarını merak ediyorum. Bu tür yönergelerden,talim ve terbiye kurulundan, eğitim sisteminden, alanımızın puanı çok yüksek olmasına rağmen küçümsenmesinden,gereksiz görülmesinden,insanların ve bu sistemi yönetenlerin kafasında bir yer edinememekten ve zihinlerdeki kaosun bitmemesinden artık çok yoruldum.İyi niyetimi korumak ve insanlara-karşıt fikirde olanlara kendimi doğru ifade edip orta yol bulmaya çalışıyorum. Bizleri de eleştiriyorum özeleştri de yapıyorum zaman zaman. Ama tüm bu yazılanlar ve bu bölüme girdiğim yıldan beri katıldığım İzmir'deki mitingler,yazışmalar,yürüyüşler, " ne yapabilirz?kendimizi nasıl savunabilirz? nasıl karşı koyabiliriz? " soruları oturup düşününce insana ne kadar yorgun hissettiğini hatırlatıveriyor. Ve öfkelendiriyor da bir taraftan. Hiçbir branşın bu kadar üzerine gidildiğini, bu kadar eleştrildiğini, "şöyle mi yapsak böyle mi yapsak-devletten mi alsak özelden mi çeksek?" muammalarıyla branş elemanlarının bunaltıldığını sanmıyorum.Bu savaşın içinde olmayı ben seçmedim,biz seçmedik... her kişi saldırıya karşı kendini savunacak bir mekanizma bulur elbet ama savaşın gereksiz olduğu bir yerde akıllara sadece bir soru geliyor: NEDEN?? Ben bu sorunun cevabını bulamıyorum ve bulabilen meslekdaşlarımdan da görüşlerini paylaşmalrını rica ediyorum... Tekrar iyi çalışmalar...