10 yıldır özel eğitim alanında çalışan bir Eğitim Programcısı olarak bu alanda anlamakta zorlandığım iki konu var.
Birinci konu: İşe yeni başlayan bu iş için eğitilmiş arkadaşlardan çok sık duyduğum bu iş 5 yıldan fazla yapılmaz , özel eğitim gibi zor bir alanda çalışıyoruz
İkinci konu: İşe başlayalı birkaç yıl olmuş arkadaşların özel eğitim ölüyor feryatları
Genel anlamda son 10 yılı değerlendirdiğimiz zaman bu iki konunun anlamsızlığı da kendiliğinden ortaya çıkmakta. Çünkü 10 yıllık süreç içersinde tanıdığın bu alanda çalışan hiçbir arkadaşım tükenmedi. Bu süre içersinde ben beş yıldan fazla çalışamam diyenler de çalışmaya devam ediyorlar. Beş yıl içersinde tükenmişlik gerçekleşmiyorsa, bu arkadaşlara, siz beş yılda tükenirsiniz, bu alanda beş yıldan fazla çalışılmaz gibi saçma bir düşünceyi kimler ve neden empoze etmek istiyor?
Bazı insanlar mesleklerinin diğer mesleklerden üstün olduğunu ve bu nedenle diğer insanlardan üstün olduklarını zannederler. Özellikle yöneticiler çok önemli insanlardır. Yönetim erkini de ellerinde bulundurunca kendilerini cümle aleme önemsetirler. Özel Eğitim alanında da farklı gelişenlerle çalışma yapmak çok zor bir iştir düşüncesi yerleştirilerek diğer mesleklerden daha fazla kazanç, toplum içersinde önemsenme ve ailelerin de yarı tapınır halde tutulması sağlanarak bir teba oluşturma isteği bir grup arkadaşımızda gelişiveriyor.
Bazen bu silah ters teperek ben çok zor olan bu alanda çalıştım tükenmem gerekir, bu iş beş yıldan fazla yapılmaz düşüncesi, çok söylendiği ve düşünüldüğü için gerçekleşiverip önemli şahsiyet bir anda işe yaramaz posaya dönüşüveriyor.
Yaptığımız işin adı özel eğitim olsa da çok da özel bir iş olmadığı, diğer mesleklerden daha kutsal olmadığı gerçeği ile ayılmamız gerekmekte. Bu gerçek bizlerin üzerinde kurulmak istenen kutsal kişi olma ağırlığını da alacağı için rahatlayacak ve beş yılda filan tükenmeyeceğiz.
Bu alanda çalışan sevgili arkadaşlar, derslerinize, seanslarınıza, giriniz güzel çocuklarımızla eğlenceli zamanları paylaşınız siz o eğlenceli zamanları paylaşırken zaten çocuklarımız beklenenden fazla gelişecektir. Sizler de tükenmeden uzun yıllar bu alana hizmet verebilirsiniz. Bir eğitimci yıllar süren emekle yetişmekte en verimli olduğu dönemde tükenmişlik yaşayarak alandan kopması büyük kayıptır. Mesleki tükenmişliğe karşı kendimizi koruma yolları mutlaka geliştirmeliyiz.
İkinci konu ise Özel Eğitim alanının öldüğüdür. Kim, nerde, nasıl ölüyor ben anlamış değilim. 10 sene önce Türkiye genelinde özel eğitim kurumu sayısı 50-100 arasındaydı. Bu gün bu sayının 1000 üzerinde olduğunu duyuyoruz. Aylarca ilan vermemize rağmen Özel Eğitimci bulamazdık. Şimdi hemen hemen her ilçede özel eğitim kurumu ve özel eğitimci var. Bugün özürlüler kanunu var. Özel Eğitim hizmetinden sosyal güvencense bakılmaksızın herkes yararlanıyor. Özürlülere maaş bağlanıyor. Özel Eğitim kurumları MEB bünyesinde tek çatı altında toplanıyor. Eğitim kurumlarının standardı her geçen gün yükseliyor. Bunları görmemek yok saymak haksızlık olur. Bu ise ölmek böyle ölmeye can kurban.
Bardak meselesi vardır ya hani yarısını dolu veya yarısını boş görmek. Nasıl baktığınıza bağlı, bardağın yarısı dolu ve her geçen gün dolmaya devam ediyor. Bardağı dolu görenler doldurmaya başarılı işler yapmaya devam edecekler. Ağlayıp sızlamakla onla bunla çekişmekle olmuyor bu işler. Çalışmakla hem de çok çalışmakla, ben de varım demekle oluyor.
Hepinize çalışmalarınızda kolaylıklar diliyorum. Sevgi ve bilgi paylaşıldıkça çoğalır. Sevgiyle kalın.
Yorum yapanları görebilmek ve yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
bence bu kavram bir sürü değişkeni içinde bulundurmaktadır ve bu değişkenlere göre değerlendirilmelidir.
bunlardan bazıları; çalışılan kurum özelliği yeterliliği personele olan katıkısı, çalışanın kişilik özelliği vs.
sadece özel eğitim alan kavramını yargılamak biraz haksızlık olacaktır.
Sizi de 15 yıllık çalışma sürenize rağmen tükenmemiş olarak alanda görmekten dolayı duyduğum mutluluğu burada belitmek isterim. Saygılarımla