Özel eğitim;Yani paralı olarak özel sektörün okullarından satın alınan, devletin sunmadığı eğitim anlamının dışında ,bireysel olarak verilen eğitimin de ötesinde öğrenme olanakları bedensel çeşitli engellerle kısıtlanmış çocukların eğitimi artık para kazandıran yeni bir sektör oldu.
Özel alt sınıflarını yaymayan, ana okullarına bile yeterli önemi vermeyen Türk Milli Eğitim sistemi engelli çocuklar için kişi başına 12 saatlik eğitim için ayda 389 milyonluk iştah kabartan bir rakkam verince dağda taşta özürlü merakı ve sevgisi yeşeriverdi.
Okul öncesi eğitim kurumlarını yaygılaşamadan özel okullara kurban eden sistem, engelli çocuklar için gereken ücreti rehabilitasyon merkezlerine sundu.Üstelik aile hekimlerinde kullandığı yöntemi dışlayarak, eğitimcileri rehabilitasyon merkezlerine zimmetleyip , sermayedar vatandaşlara vererek engelli ticaretine yol açtığı gibi aslında çok yararlı olabilecek rehabilitasyon merkezlerini de meyve sebze hallerindeki komisyoculara verilen ad gibi bir çeşit kabzımallığa dönüştürmüş oldu.
Kendi çocuğuna aşırı koruma kaygısı ile rehabilitsyon merkezi açandan tutun da kumar oynatmak için bezik sever ya da satrançsever klübü kuran kumarhane sahibi gibi birçok engelli sever derneği de hızla türer oldu
Engelli raporları veren RAM lar birçok "rehabilitasyon merkezinin" gözdesi oldu
Engelli eğitimi açısından hazır olmayan MEB tam bir engelli komisyocusu haline dönüştü
Seçimlerde kazanmak için altyapı olmadan açılan üniversitelerin tabelalarından mezun olanlara bile Wisc R ve Binet testlerinin uygulanmasını vermeyerek SSK ilaç skandallarını bile sollayan bir istismar sistemi kuruldu.
Ama angelliler hala eğitim alamıyor
kral hala çıplak...
****
Okullarda kavga ve yetki karmaşası
Eğitim bilimleri mezunları..yeni adıyla psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölümü mezunları okul öncesi eğitimcileri normal çocuklarla çalışma olanağı bulamadan kendilerini gelişimin alt basamaklarında mücadele ederken buldular.
Dahası sınıf öğretmenlerinden özel alt sınflara ayrlmış deneyimli öğretmenler ve yalnızca engelli çocuklar için yetiştirilmiş okul öncesi eğitimi ve normal eğitim ölçütlerini bilmeyen bir eğitimci grubu yani özel eğitimciler daha pazara eklenince engelli çocuk ticareti dört ana rengine yeni kavramlar katmış oldu.
Rehberlik servisleri ölçme değerlendirme ölçütlerini uyguladıklarında karşılarında daha katı öğretmenler patolojik bir aile ve daha iştahı kabarık bir patron bulabiliyor
Ama engelliler hala eğitim alamıyor
kral hala çıplak
****
Rehabilitasyon merkezlerinde spor eğitimi .rehabilitasyon çalışmaları ,sosyal etkinlikler tamamen devletten gelecek parayı onaylayan Ramlara kalmış durumda .Ram lar ise masallarda aklına geleni yapan devler gibi.Engelli eğitimi verenler her kesimde birbirleri ile tartışıyor .Eğitimciler emek verip yoksul,veliler para verip eğitimsiz kalmaya devam ediyor
Yine de bunca kumaşa ve terzi ücretine karşın kral hala çıplak
Kaynak: www.blogcu.com/otistik
Yorum yapanları görebilmek ve yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Gerçekten üzücü bir durum. Ülke nüfusumuzun yaklaşık olarak % 12 si engelli.Hayatımızın çeşitli dönemlerinde mutlaka karşılaşılan bir durum engellilik. Sadece doğuştan engelli olunmuyor.Hastalık ,kazalar , doğal afetler ile çevre sorunları nedeniyle hepimizin başına gelebilir.Engellilerimiz için rehabilitasyon amaçlı açılan özel ve kamuya ait rehabilitasyon merkezlerinde eğitim alan engelli bireylerimiz için sosyal güvenlik kurumu ayrımı gösterilmeden her engelli için bu hizmeti almak hayati bir gereklilikti yıllarca. Gerekli alt yapı ve yasal çalışmalar tamamlanmadan bu konuda bir hizmet protokolu oluşturulmadan sadece rant getiren bir alan diyerek özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinin eğitim-öğretim adı altında Milli Eğitim Bakanlığı'na devredilmesiyle birlikte yaşanan çeşitli sorunlara yenilerinin ekleneceğini zaman içerisinde göreceğiz. Rehabilitasyon hizmetleri sadece özel eğitmen ve öğretmenlerce verilebilecek bir hizmet alanı değildir. Rehabilitasyon hizmetlerinde kaliteli bir hizmet; eğitimli, bilimsel teknik ve yöntemlerle bilgi ve beceri sahibi mesleki yeterliliği olan uzmanlarca yürütülmelidir. Özel Eğitimci,Çocuk Gelişim Uzmanı,Psikolog,Sosyal Hizmet Uzmanı,Fizyoterapist,uzman doktor, Odyolog, Odyometrist, Konuşma Terapisti, Zihinsel engelli-işitme ..vb.Engelliler Eğitmenleri ekip çalışması içerisinde engellilerimize bir bütünlük içerisinde hizmet vermektedirler.Uzmanlar ve ailelerle kurulan iletişim ve işbirliği sonucunda engellinin ihtiyacı olan hizmet ve programlar belirlenerek gerekli rehabilitasyon hizmeti verilmelidir. Engellilerimizin sadece eğitime ihtiyacı yoktur. Sosyal, ekonomik,kültürel ve ailevi sorunları bir tarafa bırakıp sadece eğitim vermeye başladığınız zaman engellinin diğer sorunlarını çözmediğiniz sürece etkili ve yeterli bir hizmet verildiği söylenemez. Sadece öğretmenlere kısa sürede seminer ve kurs vererek özel eğitmen yetiştirilemez. Yetiştirilmeye çalışılırsa yaşanacak sorunların telafisi mümkün olmayacak bir şekilde engelli çocuk ve bireylerle, ailelerine, hepsinden önemlisi de toplumumuza fatura edileceği unutlmamalıdır. Bir sosyal hizmet alanı olan engellilere yönelik hizmetlerin önemli bir parçası olan rehabilitasyon hizmetlerinin tekrar ilgili kurumlarla ve uzmanlarca işbirliği içerisinde hiçbir bakanlığın tekelinde kalmadan ilgili bakanlıkların eşgüdümlü çalışmalarıyla düzenlenerek engelli yararı gözetilerek, engellinin ihtiyaçları ön planda tutularak verilmesi sağlanmalı ve dünyadaki uygulamalardan örnek alınmalıdır.Daha da geç olmadan....Unutmayalım BİR GÜN HER İNSAN ENGELLİ OLABİLİR.ve bu hizmetlere ihtiyaç duyabilir.