KANUNU OLMAYAN MESLEK: FİZYOTERAPİ
Sağlık sisteminde yeniliklerden söz ediliyor.
Kent hastanelerinin kurulacağı müjdeleniyor.
Bir yandan hekimlerimizin yetersizliğinden dert yanıp yabancı hekim ithali düşünülüyor.
Üniversitelerde tıp fakültesi kontenjanlarının artırımına gidiliyor.
Hepsi iyi güzel de…
Sağlık Bakanlığı, hazır bünyesinde var olan binlerce fizyoterapistten yararlanmayı niçin düşünmüyor?
Her biri kendini mesleğine adamış 5000’den fazla fizyoterapist var bu ülkede.
Ama hiçbirinin konumu belli değil.
Evet evet… Yanlış anlamadınız. Sağlıkta örnek alınan Batılı ülkelerde fizyoterapistlik en gözde meslek iken Türkiye’de henüz statüsü bile belirlenmemiş.
Böyle bir ilkellik olabilir mi?
Beş binden fazla mezun vermesine rağmen böyle bir mesleğin kanunda yeri ve konumu belirlenmemiş olması bir sağlık skandalı değilse nedir?
***
Bu konuda öyle bir boşluk var ki tam anlamıyla skandal.
Çünkü statüsü belirlenip yetki ve sorumluluk verilmediği için fizyoterapistler bir mağdur oluyorsa, hastalar iki mağdur oluyor.
Fizyoterapist mağdur oluyor, çünkü onun ilgi alanına girmesine rağmen terapi süreci hâlâ sağlık memuru, hemşire, teknisyen, protezci vb. gibi kimseler tarafından yürütülüyor.
Hasta iki kez mağdur oluyor. Çünkü hem terapi sürecinde yetkisiz insanların eline terk edilmiş oluyorlar. Hem de fizyoterapistin terapisinde bile olsa maruz kalabilecekleri bireysel hatanın karşılığında söz konusu fizyoterapiste nasıl bir müeyyide uygulanacağı belli değil.
Bu durum, kişinin sokak arasında kırıkçı çıkıkçı denilen kimselere gidip de mağdur olduğunda hiçbir yasal hak arayamamasından farklı mı?
Tam bir sağlık ilkelliği, tam bir skandal.
***
Peki fizyoterapist sağlığın hangi alanlarında var?
Bir fizyoterapist, fizik tedavi ve rehabilitasyon sahasına giren tüm hastalıklarda; daha genel anlamda tanımlamaya çalışıldığında kardiyolojiden mikro cerrahiye, nörolojiden beyin cerrahisine, romatolojiden ortopediye kadar tüm sahaya fizyoterapi hizmeti verebilir.
Fizyoterapist, elektriksel ajanlarla değişik manipülasyon yöntemleriyle hastanın fiziksel rahatsızlıklarını rehabilite edip ona kültür fizik hareketleri yaptırmakla birlikte aynı zamanda sportif yaralanma veya ameliyat sonrası aktif rol alarak hastanın çabuk iyileşmesini sağlayan profesyonel sağlık uzmanıdır.
Yani bugün bel fıtığı, boyun fıtığı veya herhangi bir alanda en iyi bir cerrahi operasyon dahi yapılsa o hastanın ameliyat sonrası fizyoterapiden geçmediği sürece ameliyat tam anlamıyla başarılı olamıyor.
Bir kırık iyileşmesinde ortopedist hekim çok iyi operasyon yapsa dahi onun yüzde yüz iyi olması başarılı bir fizyoterapiye bağlı oluyor.
Dolayısıyla eğer bugün birçok hasta operasyon geçirdiği halde netice alamadığından, operasyonun başarılı geçmediğinden yakınıyorsa bu yakınmanın sebepleri arasında en başta fizyoterapi mesleğinin cerrahide gereği kadar kullanılıp kullanılmaması sorgulanmalıdır.
***
Bu kadar geniş bir sahaya hizmet verebilen sektörün bu eğitimli ve tam anlamıyla profesyonel elemanlarının statüsünün tanımlanmaması Sağlık Bakanlığı adına büyük ayıptır.
Bir an önce fizyoterapistlerin statüsü belirlenmeli, hastalar ve söz konusu meslek sahipleri mağdur olmaktan kurtarılmalıdır.
Bu konuda HYPERLINK "http://www.kanunuolmayanmeslek.com" http://www.kanunuolmayanmeslek.com internet sitesine girerek Türkiye Fizyoterapistler Derneği’nin yetkililere gönderdiği maile olumlu katkı sağlayan ve bir bakıma kamuoyu oluşturan duyarlı okurlarımıza da teşekkür ediyorum.
Yorum yapanları görebilmek ve yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
\t \t