FELAKET KAYDIRMASI NEDİR? NASIL BAŞAÇIKABİLİRİZ?
Sosyal medyada olumsuz içeriklere maruz kalmaya ve daha fazlasını merak etmeye neden olan bir kısır döngüyü ifade etmektedir
Akıllı telefonlar, sosyal medya ve 24 saat haber akışlarının yaygın benimsenmesi, bilgiyi her zamankinden daha erişilebilir hale getirmiştir. Bu erişebilirlik sayısız fayda sağlarken, aynı zamanda sorunlu tüketim davranışlarına da yol açmıştır.
Dijital teknolojilerin ve sosyal medyanın yaygınlaşması ile belirgin hale gelen kavramlardan birisi de "Doomscrolling"dir. Türkçeye "Felaket Kaydırması" olarak geçen bu kavram çevrimiçi platformlarda çok fazla kötü habere, olumsuz içeriklere maruz kalmaya ve daha fazlasını merak etmeye neden olan bir kısır döngüyü ifade etmektedir. (Satıcı vd., 2022
Felaket kaydırması kavramının 2018 yılında o dönemki adıyla Twitter sosyal medya ağından ortaya çıktığı varsayılmaktadır (Dinç, 2021). 2020 yılında Oxford Sözlüğü'nde "Yılın Kelimeleri" listesine giren felaket kaydırması, moral bozucu, cesaret kırıcı ve kötü olmasına rağmen haberler arasında gezinmek veya bu eğilimi devam ettirmek olarak tanımlanmaktadır (Fergen vd., 2021).
Özellikle geniş çaplı kriz ve travmatik olaylar yaşandığında, bireyler anlık haber takibine yönelmekte ve sürekli bilgi almak istemektedir. Bireyler, belirsizlik ve kriz dönemlerinde yaşadıklarını anlamlandırma çabasıyla birlikte, yaşamlarıyla ilgili sorgulamalara yönelmektedirler .(Öcalan & Özçetin, 2020).
Felaket kaydırması özünde kaygıyla başa çıkmak için kullanılan bir çeşit kaçınma yöntemidir. Kaygı ile sağlıklı başa çıkma mekanizmasının olmadığı yerde birey felaket kaydırmasına karşı savunmasız kalmaktadır. Bu da bireyi verimli uyku, anlamlı sosyal ilişkiler, hobiler ve tatmin edici işlerden mahrum bırakmaktadır (Baker, 2021). Zihinsel sağlığımızı olumlu etkileyen, destekleyen etkenlerin ortadan kalkması ise kısır döngüye neden olmaktadır. (Rosen, 2022).
Felaket kaydırması, özellikle olumsuz içeriğe yönelik kompulsif, aşırı ve genellikle zararlı bir odaklanmayı ifade eder. Bu davranışın bireylerin ruh sağlığı üzerinde anksiyete, depresyon, panik ataklar, kronik kaygı, stres artışı ve hatta ikincil travmatik stres gibi ciddi olumsuz etkileri olabileceğine dair giderek artan kanıtlar bulunmaktadır .
Bu davranış yeni değildir ancak sonsuz kaydırmayı ve sürekli katılımı teşvik eden sosyal medya platformlarının tasarımıyla yoğunlaşmıştır. Kriz zamanlarında bilgili kalma ihtiyacı genellikle bireyleri aşırı ve sağlıksız yollarla bilgi aramaya iter. Belirsizliği azaltma girişimi olarak başlayan şey, psikolojik sıkıntıyı kötüleştiren bir alışkanlığa hızla dönüşebilir .
Satıcı ve arkadaşları (2022), doomscrollingi; sosyal medya içeriklerindeki olumsuzluklara rağmen haber takibinin sürmesi ve ekran kaydırma davranışının engellenememesi sebebiyle bireylerin psikolojik olarak kısır bir döngüye girmesi şeklinde tanımlamaktadır. Ytre-Arne & Moe (2021), doomscrolling kavramını, yoğun biçimde rahatsız edici ve karamsar haber içeriklerinin sunulması, akıllı telefonlar aracılığıyla haber tüketiminin yaygınlaşması ve dikkate dayalı algoritmaların etkisiyle şekillenen bir süreç olarak ele almaktadır. Bu çerçevede, hem teknolojik altyapının hem de içerik sunum biçimlerinin etkisi, bireylerin olumsuz içeriklere sürekli maruz kalmasına neden olmakta ve bu durum haber akışından kopmayı zorlaştırarak uzun vadede duygusal tükenmişliğe yol açabilmektedir.
Felaket kaydırmasının ilişkili olduğu yoğun kaygı, sıkıntı, belirsizlik sonucunda bireylerin uyku kalitesinde düşme, uykuya dalmada zorluk, iştahın kesilmesi, düşük motivasyon ve aktivitelere ilginin azaldığı görülmektedir (Anand vd., 2022; Güme, 2024). Bir başka araştırmada ise sosyal medyaya düzenli olarak maruz kalmanın Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) ve depresyondaki artışla ilişkili olduğu belirtilmiştir (Price vd., 2022). Sharma ve arkadaşları (2022) tarafından felaket kaydırması ile çevrimiçi dikkat, problemli sosyal medya ve internet kullanımı, gelişmeleri kaçırma korkusu arasında ilişki olduğu bulunmuştur. Yürütülen bir diğer çalışmada ise felaket kaydırması ile nevrotiklik, sosyal medya bağımlılığı, FoMO ve sosyal medyada geçirilen süre arasında pozitif yönde ilişki bulunurken; uyumluluk, sorumluluk, dışadönüklük arasında negatif ilişki olduğu rapor edilmiştir. (Satıcı vd., 2022).
Satıcı ve arkadaşları (2022), doomscrollingi; sosyal medya içeriklerindeki olumsuzluklara rağmen haber takibinin sürmesi ve ekran kaydırma davranışının engellenememesi sebebiyle bireylerin psikolojik olarak kısır bir döngüye girmesi şeklinde tanımlamaktadır. Ytre-Arne & Moe (2021), doomscrolling kavramını, yoğun biçimde rahatsız edici ve karamsar haber içeriklerinin sunulması, akıllı telefonlar aracılığıyla haber tüketiminin yaygınlaşması ve dikkate dayalı algoritmaların etkisiyle şekillenen bir süreç olarak ele almaktadır. Bu çerçevede, hem teknolojik altyapının hem de içerik sunum biçimlerinin etkisi, bireylerin olumsuz içeriklere sürekli maruz kalmasına neden olmakta ve bu durum haber akışından kopmayı zorlaştırarak uzun vadede duygusal tükenmişliğe yol açabilmektedir.
FELAKET KAYDIRMASINA YOL AÇAN FAKTÖRLER
1. Psikolojik Faktörler
Bilgi Edinme İhtiyacı
Belirsizlik halinde ve kontrol dışı durumlarda, bireyler durumu anlamlandırmak ve kontrol hissini artırmak amacıyla ekran kaydırma davranışına yönelmektedir (Anand 14 vd., 2022). Örneğin, 6 Şubat Depremi sonrası, bireyler yakınlarının durumunu öğrenmek, yardım çağrılarından haberdar olmak ve gelişmeleri anbean takip etmek için sosyal medyada yoğun haber akışına maruz kalmıştır. Ancak, olayın ciddiyeti ve medyanın sunduğu yoğun olumsuz içerikler nedeniyle başlangıçta bilgi edinme amacıyla başlayan bu süreç, kontrol edilemeyen bir doomscrolling döngüsüne dönüşerek bireylerin kaygı düzeyini arttırmış ve psikolojik iyi oluşlarını olumsuz etkilemiştir. (Kaya vd., 2024).
Negatif Duygularla Başa Çıkma Çabası
Olumsuz içerikli haberler, bireylerde kaygı, korku ve çaresizlik gibi olumsuz duygusal tepkilerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu duygularla başa çıkma isteği ve en güncel bilgileri takip ederek içinde bulundukları durumu kontrol etme çabası da daha fazla haber tüketimine yol açabilmektedir (Kormelink & Gunnewiek, 2021).
Kişilik Özellikleri
Nevrotiklik, karamsarlık ve duyum arama gibi kişilik özellikleri, doomscrolling eğilimini artırırken; iyimserlik, vicdanlılık ve öz denetim gibi özellikler bu eğilimi azaltmaktadır (Sharma vd., 2022; Satıcı vd., 2022).
Depresyon
Depresif ruh hali, bireylerde olumsuz düşüncelerin yoğunlaşmasına ve geleceğe yönelik umutsuzluk duygularının artmasına neden olmakta; bu durum ise bireylerin olumsuz içeriklere, özellikle de felaket odaklı haberlere daha fazla ilgi göstermeleriyle sonuçlanabilmektedir (Anand vd., 2022; Pas, 2023; Shabahang vd., 2022; Gündoğdu,2025)
Gelecek Kaygısı
Belirsiz ve stresli dönemlerde, bireyler gelecekte neler olabileceği konusunda endişelenerek doomscrollinge daha yatkın hale gelebilirler (Kartol vd., 2023). Bu davranış bireylerin gelecek kaygısını ve umutsuzluk hissini arttırabilir (Shabahang vd., 2022).
- Felaket Kaydırmasına Yol Açan Sosyal ve Çevresel Faktörler
Sosyal Medya Algoritmaları
Sosyal medya platformlarında kullanılan algoritma temelli kişiselleştirme sistemleri, kullanıcıların ilgi alanlarına ve önceki etkileşimlerine dayalı olarak içerik sunmakta; bu durum ise bireylerin, özellikle dikkat çekici ve olumsuz haber içeriklerine daha sık maruz kalma olasılığını artırmaktadır. (Satıcı vd., 2022).
Haberlerin Sunumu
Olumsuz haberlerin dikkat çekici ve duygusal bir dille sunulması, kullanıcıların bu haberlere daha fazla tıklama eğiliminde olmalarına neden olur. (Robertson vd., 2023).
Aşırı Bilgi Yüklemesi
Yoğun ve kesintisiz bir biçimde bilgiye maruz kalmak, bireylerin bilgiyi işleme ve anlamlandırma kapasitelerini zorlayabilir; bu bilişsel yük, kaygı ve stres düzeylerinde artışa yol açarak doomscrollingi tetikleyebilmektedir (Kartol vd., 2023).
Sosyal Medya Bağımlılığı
Sosyal medyada uzun vakitler gezinmek ve Facebook, X gibi haber ağırlıklı platformları sıklıkla kullanmak ve sürekli olarak yeni içeriklere göz atma ihtiyacı duymakla sonuçlanır (Satıcı vd., 2022; Sharma vd., 2022). Bununla birlikte doomscrolling ve gelişmeleri kaçırma korkusu (FOMO) arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. FOMO, bireylerin sosyal medya platformlarında çevrim içi kalma ve güncellemeleri kaçırmama isteğiyle tanımlanmakta olup, sosyal medya bağımlılığıyla pozitif yönde ilişkilidir.(Çömlekçi & Başol, 2019; Özer, 2022; Gündoğdu;2025)
Haber tüketim alışkanlıklarındaki değişim nedeniyle de sosyal medyanın felaket kaydırmasıyla ilişkili olduğu söylenebilir. Reuters Enstitüsü ve Oxford Üniversitesi iş birliğinde 2023 yılında yayımlanan Dijital Haber Raporu'na göre, haberlere doğrudan erişimde sosyal medyanın kullanımı %30 iken, web sitesi ve haber uygulamalarının kullanım oranı %22'dir. Özellikle, 18-24 yaş arasındaki bireylerin doğrudan bir haber sitesini veya uygulamasını kullanma olasılığının daha düşük, sosyal medyayı veya diğer araçları kullanma olasılığının ise daha yüksek olduğu görülmüştür (Newman 2023). Sosyal medya haber akışlarının yapısı gereği de felaket kaydırmasının doğal olarak belirli bir sona erme noktası bulunmamaktadır (Nguyen 2020). Günümüz haber akışları genellikle kronolojik bir sıraya göre düzenlenmez; bunun yerine, kullanıcıların önceki kaydırma davranışlarına uygun olarak özelleştirilir (Thorson ve ark. 2021).
http://cappsy.org/archives/vol16/no4/cap_16_04_02.pdf
BELİRSİZLİĞİN VE KONTROL EDİLEMEZLİĞİN HAKİM OLDUĞU BİR ÇAĞDA KONTROL DUYGUSUNA İHTİYAÇ DUYARIZ. BİTMEK TÜKENMEK BİLMEYEN HABERLERİ KAYDIRDIĞIMIZDA BU BİZE BİLGİ EDİNDİĞİMİZ YA DA BİR ŞEYLER YAPTIĞIMIZ HİSSİ VEREBİLİR
Felaket kaydırmasının ne olduğunu bilmek durdurmaya çalışmaya yardımcı olabilir. Bunu yaptıktan sonra nasıl hissettğiniz 1 dakka boyunca düşünün... Size daha güçlü mü hissetitriyor? Daha kaygılı ve umutsuz mu hissetitriyor? Kendnizi gözlemleyİn.
NASIL BAŞAÇIKABİLİRİZ? DİJİTAL DETOKS YAPIN..
Bildirimleri kapatmakla işe başlayabilirsiniz. Ekranınızı siyah-beyaza dönüştürmek ekranın cazipliği ve keyif vericiliğini azaltıp sizi daha az zaman geçirmeye teşvik edebilir. Kendinizi aynı anda 1 ekran ile sınırlandırın. (Yalnızca tv, yalnızca televizyon ya da yalnızca tablet vs.) Kullandığınız uygulamaların gerekliliğini zaman zaman gözden geçirin. Telefonunuzda zaman zaman bahar temizliği yapın. Çevrimiçi platformları günün hangi saatinde kullanacağınızı belirleyin. Yemek esnasında masada telefonunuzu kaldırın. Teknolojiden uzak saatler/çevrimdışı zamanlar belirleyin. Bu zamanları fiziksel aktivite ile zenginleştirmek iyi oluşunuza katkı sağlayacaktır. Yatak odanızı teknolojisiz bölgeye dönüştürün. NASIL DİJİTAL DETOKS YAPABİLİRİM? Kağıdı yeniden keşfedin :)
Haber siteleri ve sosyal medya mecralarını belirli bir amaç için ziyaret edin.
Pek çoğumuz bu mecralarda bitmek tükenmek bilmeden ekranı kaydırdığımız bir biçimde vakit geçiriyoruz. Parmaklarımız ekranı kaydırırken gözerimiz de yalnızca ekranı tarıyor. Bunun yerine, zihninizde bir amaç olsun. Birkaç örnekle açıklayalım.
* Haber edindiğiniz kaynakları ziyaret etme sebebiniz özellikle merak ettiğiniz bir politikacının mesajını görmek olsun,
* Facebook'a girme sebebiniz bahçecilik grubundaki arkadaşlarınızın en sevdiği bitkileri öğrenmek olsun,
* Instagram'ı ziyaret etme sebebiniz arkadaşınızın dünyaya yeni gelen bebeğinin resimlerine bakmak olsun.
Eğer bir amaç doğrultusunda ekranı kaydırırsanız, bir alışkanlığın getirmiş olduğu pasiflikle hareket etmiş değil, gerçekten önemsediğiniz biri ile meşgul olmuş olursunuz.
2) Sınır koyun ve günün belli bir saatini belirleyin.
Gün içerisinde çalışmak, egzersiz yapmak ya da uyumak için kendimize belirlediğimiz bazı saatler var. Peki niçin sosyal medya için de belli bir saat belirlemiyoruz? Olumsuz haberlerle günün belirli zamanlarında başa çıkmak için beyninizi teşvik edin. Bu şekilde hem merakınızı giderebilir hem de felaket kaydırmacılığının tüm gününüzü mahvetmesinin önüne geçebilirsiniz.
Yakın zamanda Almanya'da yetişkinlerle yapılan bir çalışma, 2,5 saatlik medya tüketiminin hafif ve orta düzey depresyon belirtileri arasında eşik rolü oynadığı sonucuna ulaştı. Rusya'da yetişkinlerle yapılan bir başka çalışma ise, koronavirüsle ilgili haberlere 30 dakikadan fazla maruziyetin, kişilerde anksiyeteyi anlamlı bir şekilde arttırdığı sonucuna ulaştı. Bu sonuçların kendinize sınır koymaya başlamanız açısından size rehber olmasına izin verin.
3) Kişilerle yüz yüze/teke tek iletişim kurun.
Yaptığımız pek çok felaket kaydırmacılığı aslında sosyal anlamda bağlantıya duyduğumuz ihtiyaca verdiğimiz bir tepki. Fakat bunu yapmanın çok daha etkili bir yolu dostlarımızla eski usul ve birebir şekilde sohbetler etmek. İçerisinde bulunduğunuz şartlar gereği kişilerle yüz yüze görüşmek mümkün değilse dijital dünyanın faydalarından yararlanın. Dijital imkanlar sayesinde sevdiklerimizle sohbet etmek artık çok daha kolay.
4) Dışarı çıkın.
Ofiste yoğun olarak çalıştığınız bir günün ardından dışarı adımınızı attığınızda hiç uzun fakat dinlendirici olmayan bir uykudan uyanmış gibi hissettiğiniz oldu mu? Bir anlamda, gerçekten uykudaydınız.
Işık gözünüze vurduğunda, beyninize tam olarak şu mesaj gider: "Gündüz vakti! Uyanık ve canlı olma vakti!" Bu mesaj, enerjik, uyanık ve güzel bir ruh halinde hissetmeniz için beyninize adeta komut verir. Gerçekte, ışık terapisi bazen depresyonu tedavi etmek için bile kullanılır.
5) Kendinizle temasa geçin.
Ekranı düşüncesizle kaydırdığınızda duygusal ve fiziksel olarak nasıl hissettiğinizi fark etmezsiniz. Acıkmış olduğunuzu, rahatsız bir şekilde oturduğunuzu, yalnız hissettiğinizi ya da bir süredir ailenizle konuşmamış olduğunuzu fark etmeyebilirsiniz. Saplantılı bir şekilde ekranı kaydırıyor oluşunuzun belki de bir boşluğu doldurmak için harcadığınız çaba olduğunu fark etmeyebilirsiniz. Muhtemelen bu çabanızın başarıya ulaşmadığını da fark etmezsiniz.
https://kemalsayar.com/haftanin-yazisi/felaket-kaydirmasi-doomscrolling-nedir-nasil-durdurabiliriz
Anand N, Sharma MK, Thakur PC, Mondal I, Sahu M, Singh P, et al. Doomsurfing and doomscrolling mediate psychological distress in COVID‐19 lockdown: Implications for awareness of cognitive biases. Perspect Psychiatr Care. 2021;58(1):170--172.
Çömlekçi, M. F., & Başol, O. (2019). Gençlerin Sosyal Medya Kullanım Amaçları İle Sosyal Medya Bağımlılığı İlişkisinin İncelenmesi. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 17(4), 173-188. https://doi.org/10.18026/cbayarsos.525652
Gündoğdu, R.(2025)Yetişkinlerde Felaket Kaydırması (doomscrolling), Ruminasyon ve Mental iyi oluş Arasındaki İlişkinin İncelenmesi yıldız teknik Üniversitesi ,yüksek lisans tezi
Kaya Y., Osmanoğlu N., Satıcı S.A., Deniz M.E. (2024). Self-compassion and death distress among individuals affected by the February 6, 2023, Türkiye Earthquake: The mediating role of doomscrolling and resilience. Journal of Health Psychology, 0(0), 1-13. https://doi.org/10.1177/13591053241282129
Kartol, A., Üztemur, S., & Yaşar, P. (2023). 'I cannot see ahead': Psychological distress, doomscrolling and dark future among adult survivors following Mw 7.7. and 7.6 earthquakes in Türkiye. BMC Public Health, 23(1), 2513. https://doi.org/10.1186/s12889-023-17460-3
Özer, E.C. (2022). Sosyal medya bağımlılık düzeyinin duygu durum, mental iyi oluş ve stres boyutları ile ilişkisi. (Yayın No. 751119) [Yüksek Lisans Tezi, Üsküdar Üniversitesi]. YÖK Ulusal Tez Merkezi
Robertson, R. S., George, J., & Johnson, M. K. (2023). Mind and heart: Measuring and designing for thicker qualities of user experience. In: Proceedings of the International Conference on Computer Ethics (Vol. 1, No. 1).
Satıcı, S. A., Göçet -Tekin, E., Deniz, M. E., & Satici, B. (2022). Doomscrolling Scale: Its association with personality traits, psychological distress, social media use, and wellbeing. Applied Research in Quality of Life. Advance online publication. https://doi.org/10.1007/s11482-022-10110-7
Shabahang R, Hwang H, Thomas E, Aruguete M, McCutcheon L, Orosz G, et al. Doomscrolling Evokes Existential Anxiety and Fosters Pessimism about Human Nature? Evidence from Iran and the United States. Comput Human Behav Rep. 2024;100438.
Yorumlar (0)
Yorum yapanları görebilmek ve yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.