Özel Eğitim alanında çalışan personeller arasında sürekli yapılan tartışmalar vardır. Genel tema biz sizden daha çok özel eğitimciyiz olan bu tartışmalar son dönemde sınıf öğretmenliğinden sonra özel eğitim kurslarından belge alarak bu alanda çalışan öğretmenler ile Eğitim Fakültesi Zihinsel Engelliler öğretmenliği bölümü mezunları arasında yaşanmaktadır. Bu tartışmalarda karşılıklı suçlamalar yer almakta ve bence bu tartışmalar tüm alana zarar vermektedir. Bu tartışmaların direkt tarafı olmamama rağmen müdahil olma gereksinimi alanın daha fazla zarar görmemesi içindir.
Karşılıklı suçlamalardan birisi alandaki sınıf öğretmenlerinin BEP’i bilmemeleri. BEP'in ne olduğunu bilmek keşke yeterli olsa. Özellikle MR olan çocuklarımızı, eğer 3–4 yaşlarında bize gelmişse, normal örgün eğitim kurumlarına gidebilir veya kaynaştırma eğitimi alabilir hale getirmeyi kendimize hedef olarak seçmemiz doğaldır sanırım. Yani bu çocuklarımızı sınıf öğretmenlerine teslim etmek için çırpınır dururuz. Peki, bu çocuklarımız sınıf öğretmenlerine teslim edilmiyor mu?
Bir başka suçlama da 4 haftalık kursların yetersiz olduğu düşüncesi. Bu eleştiriye bir sınıf öğretmeninin verdiği cevap ise” sadece 4 haftalık kurs değil 20 yıl+ 4 hafta “ şeklinde. 20 yıl+ 4 hafta olayına da kesinlikle katılıyorum. Sınıf öğretmenlerini Sarı çizmeli Mehmet Efendi zannetmeyin bu insanlar temel eğitim bilgi ve becerisi ile eğitimin içinde bulunan insanlardır. 4 haftalık kurslar genel bilgileri özel eğitime yönlendirme amacındadır.
Eleştirilerden bir başkası ise Sınıf öğretmenlerinin bu alanı daha fazla para kazanmak amacıyla veya şehir merkezlerinde kalmak amacıyla seçtikleridir.
Özel eğitim bölümünü seçen arkadaşlarımın çok para kazanmak, batıda ve şehir merkezlerinde çalışma düşüncesi ile bu alanı seçmediklerini kim iddia edebilir. Bu düşünce son derece normal bir düşüncedir. Herkes rahat etmek ve çok kazanmak ister doğal olarak. Özel eğitimci arkadaşlarımızın sınıf öğretmenlerini alanda istememelerinin altında piyasada ücretlerinin düşeceği endişesi yok mudur?
……………..
Bunların hepsi bu alan içersinde insanların ne kadar var olmak isteğinde oldukları ile ilgilidir. Bu alanda çalışmak isteyen sınıf öğretmenlerinden bu alanda yüksek lisans ve doktora yapanları tanıyorum. Eğer tezsiz mastır programları açılsın özel eğitim alanında özel eğitimcilerden daha fazla alanda çalışan sınıf öğretmenleri müracaat ederler veya etmeliler diye düşünüyorum.
Bir diğer konu ise Zihinsel Engelliler bölümlerindeki öğretim görevlilerinin yetersizliğidir. Tüm üniversiteler için konuşmak doğru değil, Ankara ve Eskişehir bu konuda yeterli gibi görünse de örneğin Marmara Üniversitesi bu konuda oldukça yetersizdir. Bir an önce öğretim görevlilerinin kadroları doldurulmalı, tüm zihinsel engelliler bölümlerinin uygulama okulları oluşturulmalıdır.
Bu konu ile ilgili olarak daha önceki dönemlerde yazdığım "Biraz Yer Açar mısınız" adlı makalemi okumanızı öneririm. (Sitede Otizm alanında yayınlanmakta ) Şunu unutmayalım ki sahip olduğumuz enerjiyi sürtünme enerjisi olarak kullanmak yerine kinetik enerjiye çevirmek, sahip olduğumuz bilgi ve tecrübeleri paylaşarak çoğaltmak zorundayız. Sevgi ve bilgi paylaşıldıkça çoğalır. Sevgiyle kalın.
Not: "Biraz Yer Açar mısınız?" Nevin ERACAR'ın kitap ismidir.
Yorum yapanları görebilmek ve yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Alanda çalışan tüm arkadaşlara kolaylıklar diliyorum.
son olarak marmara üniversitesinde öğretim elemanı olarak azlıktan sözetmişsiniz. söz ederken dersimize giren öğretmenleri tanıyor olmalısınız. haklı tarafınız olabilir ancak, diğer üniversitelere gidip, oralarda okuyan arkadaşlarımızla tanıştığımızda bizde acaba bu alanın neresindeyiz sorusuna çok iyi yanıtlar bulduk,
saygılar.
Öncelikle işimiz gercekten zordur.Bizler bu iş yaparken yüreğimizi ve bedenimiz tam anlamıyla işin içine katarız.Karşılaşılan zorluklar ki biz yapmaktan sıkılmaz ve usanmayız.Bizler öğrencilerin burnunu temizlerken,kusmuklarını silerken,burunlarının ustune defalarca yumruk yerken,tuvalet becerisini ve temizlik becerilerini öğretirken kendi çocuğumuz olmamasına Rağmen tiksinmeden ,usanmadan yaparız.
Bunları yaparken 4 yıllık zihinsel engelliler branşımızda kazandığımız becerilerden faydalanırız.
-Bep lerimiz yazarız amaçlarımızı düzgün ulaşabilir koyalarız .
-Davranış sağaltım programları hazırlar öğrencilere uygularız.Bu sayede öğrencilerin ısırma ,tukurme,vurma vb
Sizde sevgiyle ve bizimle kalın Amir Bey