ÖZEL EĞİTİMDE AİLENİN ÖNEMİ


22-11-2019 |

ÖZEL EĞİTİMDE AİLENİN ÖNEMİ

Özel eğitim, akranlarından bazı özellikleri bakımından ayrışan ve ek tedbir almayı gerektiren durumlar neticesinde eğitim sürecine dahil olabilen....

ÖZEL EĞİTİMDE AİLENİN ÖNEMİ

Özel eğitim, akranlarından bazı özellikleri bakımından ayrışan ve ek tedbir almayı gerektiren durumlar neticesinde eğitim sürecine dahil olabilen bireyler için tasarlanan eğitim türüdür. Burada dikkat çeken en önemli nokta akranlarından farklılaşma durumu ve bu farklılığın da bireyin kendisine yetmesinin önüne geçmesi durumudur. Her birey dünyaya geldiği andan itibaren öğrenme öğretme sürecine dahildir. Oysa bizler 2 aylık bir bebeğin ne öğrendiğinin farkında değilizdir. 8 aylık bir çocuk bir şey öğrenir mi? Gibi soruları kendimize sormayız. Halbuki bireyler doğumdan itibaren öğrenme sürecine dahildir. İnsanı diğer canlılardan ayıran en teme unsur da burasıdır. İnsan dışındaki tüm canlılar yaratılışlarının gerektirdiği tüm özellikler anında sergileyebilen bir yapıdadır veya insan kadar zamana ihtiyaç duymaz. Oysa insan bir takım becerileri yerine getirebilmek için zamana ihtiyaç duyar, olgunlaşmaya ihtiyaç duyar, kendisine öğretilmesine ihtiyaç duyar, gelişmeye ihtiyaç duyar, fırsat verilmesine ihtiyaç duyar vb. gibi.

Peki insanın öğrenme öğretme sürecine bakıldığında neden bir başka bireye ihtiyaç duyar? İnsan her şeyi kendisi öğrenemez mi? İnsanlar sadece gözlem yaparak öğrenemezler mi? Bu ve buna benzer soruları çoğaltabilir. Ne kadar çoğaltırsak çoğaltalım ortaya çıkan tek sonuç insanlar öğrenmek için mutlaka bir yetişkine ihtiyaç duyarlar. Her ne kadar birey üstün zekalı veya üstün özel yetenekli bireyler de olsa yine de bir yetişkine ihtiyaç duyar. Kendiliğinden öğrenme becerisi mükemmel olsa da rehberlik edilmesine ihtiyaç duyar. Lakin özel eğitim penceresinden bakıldığında zihinsel, işitme ve görme, bedensel ve süreğen hastalık, otizm özelliği nedeniyle akranlarından ayrışan bireylerin ise öğrenme öğretme süreçlerinde bir başka yetişkine ihtiyaç duymaları ise kaçınılmaz bir gerçekliktir.

Öğrenci, veli, verilen eğitimler, kesilen faturalara ait ayrıntılı istatistik çıkartın.

Özel durumları nedeniyle özel eğitim veren kurumlarda eğitim almakta olan çocuklarımızın, tüm yaşamı kendilerine yeter hale gelmeleri için gerekli tedbirlerin alınması ve bu tedbirler doğrultusunda onlara eğitim verilmesi zorunluluktur. Alınacak tedbirlerin birincil uygulayıcıları onların öğretmenleridir. Evet bu durum geçerli bir sorumluluk alanıdır. Lakin gözden kaçırılmaması gereken en önemli nokta özel eğitime ihtiyaç duyan bireylerin yaşamındaki tüm bireyler onlar için öğretmen olmak zorundadır. Çünkü bireyin ne zaman nerede ve nasıl bir yetişkine ihtiyaç duyacak belli değildir. Bireyin bir yetişkine ihtiyaç duyduğu anda onun yanındaki kişi ona hem rehberlik yapmak hem de öğretmenlik yapmak durumundadır. Aksi takdirde bireyin yaşamındaki kişiler bakıcı pozisyonunda kalırlar ve bu da onları kendilerine yeter hale getirmeyi geciktirir. Dolayısıyla birey bağımlı yaşamak zorunda kalır.

Peki ne yapılması gerekmekte? İşte burada sorulması gereken soru ve cevaplanması gereken soru budur. özel eğitime ihtiyacı olan birey için en iyi öğrenme ortamı doğal öğrenme ortamıdır. Yani birey ihtiyaç duyduğu beceriyi veya kavramı ihtiyaç duyduğu anda öğrenmeye başlarsa öğretim süreci onun için işlevsel olup verimli hale gelmeye başlar. Bu acıkmayan bireye zorla yemek yedirilemeyeceği gibi susamayan bireye zorla sıvı aldırılması gibi değerlendirilebilir. Birey acıktığında eline kaşığı verip yemek yeme becerisi öğretmek, susadığı zaman bardağı eliyle tutmayı öğretmek veya tuvaleti geldiğinde tuvalet alışkanlığı kazandırmaya çalışmak örneklerinde olduğu gibi becerinin doğal ortamlarda edinilmesinin daha verimli sonuçlar doğurduğunu bize göstermektedir. Oysa eğitim kurumlarında ise daha ziyade yapılandırılmış ortamlarda eğitim verildiğinden dolayı bazen bireye acıkmadan yemek yemeğe mecbur bırakılan birey muamelesi yaptığımız anlamına gelebilir. O halde ne yapılmalıdır. Bireyin eğitim sürecini onun yaşamının tüm zamanına ve alanına yayılması gerekmektedir. Yani birey sadece eğitim için eğitim kurumuna gittiği anda değil, evde, parkta, bahçede, misafirlikte, çarşıya çıktığında, komşuya gittiğinde, akraba ziyaretinde, alışverişe çıktığında vs tüm alanlarda eğitim sürecine dahil edilmelidir. Bu mekan ve zamanlarda ise onunla birlikte olan kişiler de onunla birlikte öğretmenlik rolünü üstlenmeleri gerekmektedir.

Öğrencilere verilen eğitimleri(terapileri) MEBBİS"e otomatik aktarın.

45 dakikalık bir terapi süresinde tuvalet ihtiyacı gelmeyen bir öğrenciye öğretmeni tuvalet alışkanlığını ne kadar kazandırabilir, ortamın ısısı nedeniyle üşümeyen bir bireye öğretmen ne kadar kalın giysi giymesinin önemini anlatabilir elbette ki hiç. O halde bireyin beceri ve kavramları kullanmaya ihtiyaç duyduğu zamanlarda öğretilmesi yani becerinin veya kavramın kullanıldığı doğal alanlarında öğretilmesi hem beceri ve kavramı nasıl kullanması gerektiğini ona öğretecek hem de işlevsel olarak kullanabileceğini öğretebilecektir. Bizler farkında olmadan bazen öğretmenlik yaparken öğrenci için işlevsel olmayan bir ortamda onu sıktığımızın farkında olmuyoruz. Bu da çocukların eğitim ortamından soğumalarına neden olmaktadır. O halde en iyi çözüm nedir sorusunu sormak zorundayız. En iyi çözüm terapi için eğitime gelen öğrenci için eğitim kurumunda öğretilmesi en uygun olan beceri ve kavramları, davranış ve alışkanlıkları eğitim kurumunda öğretmeyi seçmek en iyi çözümdür. Yani birey için eğitim ortamında yani eğitim kurumundaki dersinde en işlevsel olan beceri eğitim kurumunda öğretilmelidir. Oysa bireyin yaşamında gerekli olan diğer beceriler de ilgili ortamlarında onun çevresindeki diğer bireyler tarafından ona kazandırılmalıdır.

Bu durumda iki nokta dikkat çekmektedir. Birincisi öğrencinin öğretmeni danışman rolünü üstlenerek öğrencinin yaşamındaki diğer kişilere nasıl öğretmenlik yapabileceklerini, çocuğun ihtiyaçlarını nasıl öğretebileceklerini onlara öğretmek olmalıdır. İkinci durum ise çocuğun yaşamındaki diğer kişiler de çocuk için öğretmenlik rolünü öğrenmelidirler. Haftada 8 saat bireysel 4 saat de grup eğitimi için özel eğitim merkezine giden öğrenci 1 haftalık 168 saatlik yaşamının sadece 12 saatini eğitim kurumunda geçirmekte diğer zamanını ise dış ortamlarda geçirmektedir. Öğrencinin bir derste öğrendiklerini diğer derse unutmadan gelebilmesi ve öğrendiklerinin üstüne yenilerinin konularak geliştirilmesi için çocuğun geri kalan 156 saatlik hayatının da eğitim ortamı olarak kullanılması gerekmektedir. Aksi takdirde zaten kendi başlarına öğrenme sorunu olan çocuklarımızın kendilerine yeter hale gelme süreçlerini geciktirmiş oluruz. Bu nedenle bu olumsuzluğun ortadan kaldırılması öğretmenlerin olduğu kadar ailelerin de sorumluluğundadır.

Öğrenciye verilen eğitim modüllerinin sınır kontrolü otomatik yapın.

Öğretmene öğrencimizi teslim etmek sorunu tamamen çözmez. Unutmayalım ki öğretmenler sadece öğreticiler, yol göstericiler, kılavuzlar ve rehberlerdir. Onların elindeki en önemli sihirli değnek öğrenciler için emek harcamak ve çaba göstermektir. Öğretmenlerin gösterdiği emek ve çaba kadar öğrencinin yaşamındaki diğer kişiler de emek ve çaba göstermezse bu sihirli sopanın çocuk üzerindeki etkisi azalacaktır. Belirli bir süre sonra öğrenciler kendilerine hep aynı şeyi öğretmeye çalışan öğretmenlerle karşılaşacaklar ve bu da onları hem öğretmenlerden hem de eğitim ortamlarından soğutacaklardır.

Özel eğitim öğrencilerin eğitim süreci illaki belirli bir süreden sonra tamamlanacak ve çocuk belki yirmili yaşlarda belki otuzlu yaşlarda eğitim sürecinden kopacaktır. Oysa bu yaşlardan sonra da öğrencilerimizin öğrenme mecburiyeti ortadan kalkmamaktadır. Öğrencilerimizin diğer öğrencilerden farkı ölene kadar bir şeyleri öğrenmeye mecbur olmalardır. Bu bakımdan da onların hayatında bulunan kişiler öğretmenlik rollerini bilmek zorundadırlar. 45 yaşına geldiğinde öğrenme ortamında olmayan bir bireye öğretmenin yok o halde sen bunu öğrenme diyemeyeceğimize göre onun yaşamında bulunan kişiler nasıl öğretmenleri gerektiğini bilmek zorundadırlar. Bu nedenle de çocuklarımız eğitim kurumlarına devam ederlerken aileler ile öğretmenler arasında sıkı bir ilişki kurulmak zorundadır. Bizler çocuklarımızın hayatında var olduğumuz tüm zamanlarda onlara karşı sorumluyuz. Bu sorumluluktan kaçamayız. Bu nedenle de onlar için gerekli tüm tedbirleri almak bizim boynumuzun borcudur.

Sevgili veliler, demem o ki öğrencilerimizin eğitim sürecine sizlerin de aktif katılımı zorunludur. Bu nedenle de eğitim merkezindeki öğretmenlerinizin çalışmalarını evde tekrar etmek, onların size verdiği ödevlendirmelerde mutlaka onlara yardımcı olmak, onlarla işbirliği içerisinde bulunmak zorundasınız. Bu alanda yapılan bilimsel incelemeler velileri eğitim sürecine dahil olan öğrencilerin daha kısa zamanda daha fazla beceriyi, ailesi eğitim sürecine dahil  olmayan öğrencilere göre öğrendiklerini ispatlamaktadır. O halde bizler öğrencilerimiz için gerekli sorumlulukları paylaşmak ve öğrencilerimizi bağımsız yaşama hazırlamak için bir arada olalım.

Bireysellleştirilmş Eğitim Proğramını(BEP) kolayca hazırlayın.

Hepinize kendilerine daha yeter hale gelen öğrencilerin velileri olarak mutluluklar dilerim.

Abdullah DEMİR

Özel Eğitim Uzmanı

 

KAYNAKLAR

Özürlü kadınlarımız ve özürlü çocuklarımızın anneleri paneli (1997). Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Ankara.

 

Akkök F (2005). Farklı Özelliğe Sahip Çocuk Aileleri ve Ailelerle Yapılan Çalışmalar: Özel Gereksinimli Çocuklar ve Özel Eğitime Giriş, A Ataman (Ed), Gündüz Eğitim ve Yayıncılık,

Ankara.

Argyrakoulı E, Zafıropoulou M, (2003). Self-esteem of Greek mothers of children with intellectual disabilities, International Journal of Disability, Development and Education,

50 (2):181-195.

Betz C, Baer MT, Poulsen M et al. (2004). Secondaryanalysis of primary and preventive services accessed andperceived service barriers by children with developmental disabilities and their familie, Issues in Comprehensive Pediatric Nursing, 27:83.106.

 

Chen SY (2000). Primary Caregivers. Current and Future Expectations of Long-term Planning for Their Children with Mental Retardation in Taiwan, Unpublished Doctorate Thesis, The Pennsylvania State University, Department of Educational and Social Psychology and Special Education, USA.

KAYNAKLAR Özürlü kadınlarımız ve özürlü çocuklarımızın anneleri paneli (1997). Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Ankara. Akkök F (2005). Farklı Özelliğe Sahip Çocuk Aileleri ve Ailelerle Yapılan Çalışmalar: Özel Gereksinimli Çocuklar ve Özel Eğitime Giriş, A Ataman (Ed), Gündüz Eğitim ve Yayıncılık, Ankara. Argyrakoulı E, Zafıropoulou M, (2003). Self-esteem of Greek mothers of children with intellectual disabilities, International Journal of Disability, Development and Education, 50 (2):181-195. Betz C, Baer MT, Poulsen M et al. (2004). Secondaryanalysis of primary and preventive services accessed andperceived service barriers by children with developmental disabilities and their familie, Issues in Comprehensive Pediatric Nursing, 27:83.106. Chen SY (2000). Primary Caregivers. Current and Future Expectations of Long-term Planning for Their Children with Mental Retardation in Taiwan, Unpublished Doctorate Thesis, The Pennsylvania State University, Department of Educational and Social Psychology and Special Education, USA.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmadı
Üyelik Gerekli

Yorum yapanları görebilmek ve yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Özel Eğitim Uzmanı

Ücretsiz İş İlanı
Özel eğitim ve sağlığın ortak paydası olan Rehabilitasyon.com adresinin sektöre özel iş veren ile iş arayan arasında ne kadar iyi bir köprü olduğunu görebilmeniz için çok kısa süreliğini ÜCRETSİZ bir İş İlanı verebilirsiniz.
Kullanıcı Görüşleri...

Masaüstü bilgisayar, Tablet, Telefon ve diğer cihazlarından kurumunuzla ilgili işlerinizi takip edin

Eleman mı Arıyorsunuz?

Kurumunuz büyüyor, ekstra yeni personele mi ihtiyacınız oldu?

Artık bunları dert etmeyin! Hemen bir iş ilanı ver, gelen başvuruları incele, birkaç görüşme yap ve uzmanla çalışmaya başla. Hepsi bu...

Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinizde bir TAMAMEN ÜCRETSİZ otomasyon programına ihtiyacınız mı var?
Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinin tüm ihtiyacı olan yazılımlar RemSis.net sayfası üzerinden TAMAMEN ÜCRETSİZ olarak kullanabilirsiniz.
TAMAMEN ÜCRETSİZ, hemen üye ol, kullanmaya başla.
  • SINIRSIZ Kullanıcı ve Öğrenci
  • 7/24 Heryerden Erişim
  • Masaüstü, Tablet ve Mobil Uyumlu
  • MEBBİS otomatik veri aktarımı
  • PKT, KDF, BEP ve diğer formların kolayca üretimi
  • Servis Programı
  • Ön Muhasebe ve Futura İşlemleri
Ayrıntılı bilgi için burayı tıklayın.