ÖZEL ÖZEL EĞİTİM OKULLARI BİRLİĞİ’NDEN 20 Kasım 2007 tarihinde yayımlanan genelge hakkındaki olumlu görüşlerimizi daha önce kamuoyu ile paylaşmıştık. Bu görüşlerimizi paylaşmak amacı ile Dernek Başkanımız Sayın Sevinç ERASLAN 27 Kasım 2007 tarihinde Sayın Bakanımız Hüseyin ÇELİK’le bir görüşme yapmıştır. Bu görüşmede; genelgenin çok isabetli olduğu, sektör açısından düzenleyici olduğu ve engelli çocuklarımızın anayasal hakkı olan eğitim hakkının sonuna kadar devlet güvencesi altına alındığı, hazırlayan ve emeği geçenlere teşekkür edildiği Derneğimiz tarafından belirtilmiştir. Yine bu görüşmede; 01.12.2007 tarihinde yürürlüğe girecek genelgenin Sosyal Hizmetlerden katılacak kurumlar açısından sıkıntı yaratacağı dile getirilerek genelgenin 31.12.2007 tarihinde yürürlüğe girmesinin daha uygun olacağı iletilmiştir. Sayın Bakanımızda bu görüşümüzü dikkate alacağını ifade etmiştir. Derneğimiz tarafından sektörde yaşanan personel sıkıntısı dile getirilmiş, bununla ilgili çözüm önerileri Bakanlığımıza iletilmiştir. Bu konudaki çalışmalar konusunda kurumlarımız bilgilendirilecektir. Okullaşmanın önemi ve gerekliliği Sayın Bakanımız tarafından da belirtilmiştir. Okullarımıza devam eden çocuklarımızın ücretleri rehabilitasyon ücretleri gibi ödenmekteydi. Okullarımızın yıllardır az ücretle çok hizmet verdiğini tüm kamuoyu bilmektedir. 2008 yılı için okullarımızın hak ettiği ücretin alabilmesi için Derneğimiz, Maliye Bakanlığı ile görüşmelerini sürdürmektedir. Bu konudaki gelişmeler Dernek üyemiz Okullarımızla paylaşılacaktır. 25 Kasım 2007 tarihinde Radikal Gazetesi’nde yayımlanan haber konusunda Dernek olarak tepki gösterilmiştir. Haklı olan bu tepkimiz dikkate alınarak gazete tarafından Yönetim Kurulu Başkanımız aranmış, haber konusunda gerekli araştırma yapılmadan yayın yapıldığı ifade edilmiş ve 28 Kasım 2007 tarihinde gazetelerinde Başkanımızın kaleme aldığı yazının yayımlanacağını ifade etmişlerdir.
Derneğimiz prensip olarak sonuçlanmamış konular hakkında açıklama yapmamaktadır. Sonuçlanmamış, kamuoyunu yanıltıcı, insanları ve kurumları asılsız şekilde tedirgin eden haberleri yaymak ve yalan, yanlış beyanlarda bulunmak asla Derneğimizin genel prensibi değildir. Bizimle birlikte çalışacak okullarımızı ve okullaşmayı düşünen kurumlarımızı aynı çatı altına davet ediyoruz. Yakın bir gelecekte rehabilitasyon merkezinden nasıl okullaşılacağı konusunda ve okullarımızın yapmaları gerekenler konusunda hizmet içi eğitim verilecektir.
Saygılarımızla Özel Özel Eğitim Okulları Birliği Yönetim Kurulu Adına Feridun ÖZDEŞ Başkan Yardımcısı 0505 8765500 / 0532 2014277
Yorum yapanları görebilmek ve yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Benim hem özel eğitim okulum hem de özel eğtiim ve rehabilitasyon merkezim var. Yeni çıkan genelge bizden de birşeyler alıp götürmekte... Ancak benim burda üzerinde durmak istediğim tamamen farklı bir konu...
Biz AB AB diyoruz ama hala AB ye girmeye hak kazanacak kadar medeni davranamıyoruz. Çok tahammülsüz davranıyoruz. Hemen linç ediyoruz. Hemen heyecana kapılıyoruz ve geçmişte çoook hizmetler vermiş olsalar bile birçok arkadaşımızı tek bir hatası ile bile silebiliyoruz. Bu nasıl anlayış. Bu nasıl bir davranış biçimi. Biz bu kadar mı kendimizi kaybediyoruz.
Sektörden bir arkadaşımız Sayın Bakanla görüşmüş ve görüşlerini sizinle paylaşmış, paylaşmayabilirdi de.. Bu kişi yazısında da belirttiği gibi 30 yıl özürlüler alanında hizmet vermiş, sektörün duayenlerinden biri olduğu her hali ile belli. İnternette hakkında araştırma yapmadan da bu yazıyı kaleme almak istemedim. Ve yaptığım araştırma neticesinde donanımlı biri olduğunu gördüm.
İşte size araştırma sonuçları:
1987 Yılında Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi özel eğitim alanında “bilim uzmanlığı”,
1988-1995 yılları arasında Almanya’da “testörlük” unvanı aldı.
Aynı ülkede 25 Özel eğitim merkezinde araştırma ve incelemelerde bulundu ve özel eğitim mevzuatının yanı sıra tanılama, konuşma terapisi, bireysel eğitim, rehabilitasyon, özel eğitimde materyal ve bilgisayar kullanımı, eğitim yöntem ve teknikleri, özel eğitimde “çoklu zeka ve high-scope, montessori yöntemleri ve uygulama” konularında uygulama ve araştırma yaptı.
İspanya’da “özel eğitimde teknolojinin kullanılması ve mesleki eğitim, Rehberlik ve Araştırma Merkezi' nin konumu ve geliştirilmesi, Avrupa Birliği normları, engellilerin istihdamı ve iş yerlerine rehberlik, görme engellilerin eğitiminde bilgisayarın yeri ve kullanımı” konularında 1998-2000 yılları arasında araştırmalar yaptı.
Avusturya’da kaynaştırma eğitimi,
Almanya ve Amerika’da “erken çocukluk eğitimi ve aile eğitimi programları” konusunda araştırmalar yaptı.
Türkiye’de ilk kez Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ve programı Talim Terbiye Kurulu onaylı ana-baba okulu, özel eğitime yardımcı eleman yetiştirme kursu ve lise mezunlarına Çocuk Gelişimi ve Eğitimi kursu açtı.
1996 yılında “üstün yetenekli çocuklar için okul öncesi eğitim merkezi” kurdu. Halen otistik çocuklar merkezinde aile eğitim programları ve öğretmenlerin eğitimi, ailelere rehberlik ve danışma hizmetleri konusunda çalışmalar yapmaktadır. Benim internetten bulduklarım bunlar.
Ben Sevinç Hanım’ın hamisi veya yardakçısı değilim. Ancak bizim tarihten gelen köklerimiz ve inancımız; bir insana, hele bir bayana bu kadar acımasızca saldırının doğru olup olmadığını oturup enine boyuna düşünmemizi gerektirir. Bu kadar donanımlı bir insan, bu kadar sektöre hizmet etmiş bir kişi olduğunu gördüm. Yazdığı veya yaptığını eleştirebilirsiniz. Görüşlerine katılamayabiliriz. Bir kısmına; yarama bastığı için ben de katılmıyorum. Ama hakaret boyutunu bir insan olarak kabul edemiyorum. Her ne kadar zararı bana dokunsa da.
Benim bundan 1,5 ay evvel yine bu sitede bir teklifim olmuştu. Bütün derneklerimiz ve birliklerimiz bir olmalı, federasyon çatısı veya platform oluşturarak ortak hareket etmeli, dolayısıyla farklı görüşler bir arada hamur yapıldıktan sonra ilgili birimler ve ilgili bakanlıklarla görüşmek suretiyle sorunlara daha kolay çözüm ve ortak dil kullanılsın diye. Bu temennimi yineliyorum. Yoksa bizlere başka yerleriyle gülerler. İşte bu sitede kendimize ve birbirimize düştüğümüzü görüp gülenlerin 0lduğu gibi…
Hepinize saygılarımla…
Sıtedekı yorumlarınızı okudum dogrusu yaklasımlarınızdan utandım ve uzuldum. Yazmamayı tercıh ederdım ama ben ozel eğitime 30 yılımı verdım, boşa gıtsın ıstemem. Ozel eğitim okulları derneği başkanı olmam belli ki merkezlerde on yargı oluşturmuş yada oluşturtulmuş. Bu nedenle sağlıklı dusunemıyorsunuz. Yazdığım hangı satırda merkezlerı rantcı dıye suçladım acaba? Okullar mukemmeldır dedığımı de hatırlamıyorum.Sadece okullaşmak devlete katkı vereceği için tercıh edilmelidir dedim. Ve bu goruşumu de sonuna kadar arkasındayım, ama bu merkezlere karşıyım anlamında yorumlanmamalıdır.
Sozu edılen genelge cıktıgından beri eleştırılıyor bır de bırlıkte ıncelıyelım hangı maddesı yasaya aykırı?Hangı maddesı çocukların haklarını elınden alıyor ? hangı madde merkezleri kapatıyor?
Madde 23 mü? Ne dıyor bu madde- zorunlu egitim cagindaki engelli cocuklarin zorunlu egitimlerini (resmi veya ozel ayrimini yapmaksizin) okullarda almalarini zorunlu kiliyor ' bu cocuklarin ilkogretim diplomasi alip meslek egitimine veya iş- kur kanaliyla işe yerlestirilmesine olanak taniyor' . pekı bunun neresi yanlis? Çocuklar adına yanlış yok değil mi?
Madde 5 ..resmi ozel eğitim okuluna gıden çocukların tekrar bır ozel eğitim merkezıne gıtmesı sızce doğru mu? devletin acmis oldugu ozel egitim okuluna giden cocuk icin devlet ,ayni egitim icin tekrar egitim bedeli neden odesin? odemek istememesinin neresi yanlış ?
Ancak…… deyip devam ederek ;kendi okuluna giden birden fazla ozuru olan cocuklara ikinci ozuru icin hizmet veremedigimden dolayi' ozel egitim kurumlarina yonlendiriyorum., diyor. cocuklarin her yonuyle egitim alması için ozel sektorden destek istiyor ve bedelini de butçeme gore odeyecegim diyor. Yanlış bunun neresinde ?
Madde 4…Kaynastirma egitimine giden cocuga bireysel egitim veremedigi icin ozel sektorden bu konuda da destek istiyor ve bedelini de odemeye calisiyor. Grubu kendi yapıyor, yanlış mı?
Sevgili arkadaşlar,
bu genelge ile kurumlarına 'benim ozel egitim alaninda ayiracagim butce belli bu nedenle birbirimizin eksiklerini tamamlıyalım ki bu butceden herkes hakkinca yararlansin' diyor.
ozel egitim merkezlerinden sadece zorunlu egitim çagı cocuklar çıkariliyor ( bu çocukların eğitim hakkına hiç birinizin engel olmayı düşünmediğinizden eminim) .
şimdi soruyorum;
1- 0-6 yas cocuklarinin merkezlere yonlendirilmesinde bir engel var mi? hayir
2- 14 yas ustu engelli cocuklarin yonlendirilmesinde bir engel var mi? yok
3- Ikinci ozurleri olan tum yas ve ozur gruplarindaki engelli çocukların merkezlere yonlendirilmesinde bir engel var mi? yok
4- Kaynastirma cocuklarinda `destek egitim merkezlerine yonlendirmede bir engel var mi ? yok
5- Çocuklar once resmi okullara yönlendirilecek sonra ozel okullara diyen bir madde var mı? yok, tam tersi aileye seçme şansı veriyor diyor ki “ ben sana destek eğitimi vermem, ister her türlü eğitimi alacağın okula, istersen sadece bir yönden eğitim alacağın okula git, tercih senin” diyor.
peki neden o zaman yandik-bittik muhabbeti? anlamis degilim.
Şimdi de şu soruları kendinize sorun ,lütfen:
ayni tepkiyi neden devlet egitim yardimina zam yapmadiginda gostermedik acaba? hak etmedigimizi dusunduklerinde neden hayır ben çok iyi hizmet veriyorum, bu davranışın emeğime hakarettir diye tepki gostermedik? madem herkes iyi calisiyor kim bu sektoru bu kadar ayaga düşüren?? neden bu kisilere meslek gruplarindan tutun da sektorde ciddi calisiyorum diyenler tepki gostermedi?Neden sektöre yeni girenlerin öğretmenlerimizi almasına, öğrencilerimizi ve ailelerimize bazı teklifler getirerek kendi merkezine götürmesine tepki göstermedik? Birlik beraberliğimizi sağlayamadık? Kağıt üstü öğretmenlerin türemesine, bu tür teklifleri yapanlara veya yaptırtanlara karşı aynı birlikteliği sağlamadık? Efendim devlet denetleseydi, yapanlara ceza verseydi? Işte devlet denetliyor ve içimizdeki rezillikleri gördü, bunun için tedbir alıyor, ben temizim demek yetmiyor artık, çünkü “ben” yoktur sektörlerde “ biz” vardır “siz” vardır.. sepetteki bir çürük elma tüm sepeti kokutur, ayıramazsın uzaktan hangisi diye..Biz oto-kontrol sistemiyle sektöre salt ticari amaçla giren iş ahlakından uzak kişileri doğruya yönledirseydik ya da içimize almasaydık sektör bu duruma düşmezdi ve biz bu platformda eğitim modellerinden, başarılarımızdan söz eder olurduk.
Bizim kendi icimizde yapamadigimizi devlet yapti cunku devlet bizden destek bekledi' ama biz onun yaninda olmadik . 1987 lerden 1997 lere kadar biz ona destek verdik oda sektore saygılıydı ve hizmetimize deger veriyordu ve bunu egitim bedellerine %100 zam yaparak ' fatura ekinde sadece rapor isteyerek gosterdi. simdi neden fatura ekine bir dosya kadar evrak ekliyoruz ?
bu genelge sizi kendinize getirmeli? bu genelge dogru bir genelge uzun vadede baktiginizda sizin yarariniza oldugunu anlayacaksiniz? kaliteli bir hizmet sunarak simdi bireysel+grup egitiminden aldiginiz bedeli sadece bireysel eğitimden alacaksiniz? devlete desteginiz var oldugu surece sizler de varsiniz ' bunu unutmayin.
Kıssadan hisse;
Aziz Nesin (rahmetli) bu milletin %60 ı aptal dediginde herkes tepki gostermisti. ben hic tepki gostermedim.
neden dediler'
cunku ben kendimi %40 içinde görüyorum dedim.
Rant sektörü denince ben sizlerin % 40 içinde olduğunuza eminim. Bir de siz farketseniz bunu….
Sevgilerimle..
Uzm Sevinç ERASLAN
Özel Özel Eğitim Okulları Birliği Başkanı
da başka bir şekilde yasadışı yollarla halledip piyasayı elinizde bulunduracaksınız.BUNU MU ANLATMAYA ÇALIŞIYORSUNUZ?
bakın ne kadar açıklayıcı oldu.............
Bu genelge şimdilik okullara yaramış gibi görünebilir ama 388,8 ytl bu işi nereye kadar götürebileceksiniz.
Bu genelgeyle bence devletin olaya bakış açısı ortaya çıkmıştır. Amaç özürlülerin kaliteli eğitim alması değil bütçeden çıkan paranın azaltılmasıdır. Diyelimki rehabilitasyonlar kapandı ve durumu iyi olanlar okula döndü. Yarın birisi çıkıp ben özel okullara, dersanelere, etüd eğitim merkezlerine paramı veriyorum sizlerde gidin velilerden bu parayı temin edin derse o zaman ne olacak.
Okul sahibi arkadaşlar lütfen gözlerinizi açın ve gerçekleri görün. Hep birlikte bu genelgeye karşı çıkalım aksi takdirde herşey için geç kalmış olacağız.
1.sağlıklı ve güvenilir bir şekilde her ilde engelli birey taraması yapılsaydı
2.sektörde hizmet veren tüm alandan (müfettişler,eğitimciler,işletmeciler,dernekler,engelli aileleri) görüşler alınsaydı
3.tüm bu ödemeler için şu an ilsisde yapılan engelli bireylerin kayda girmesi sağlansaydı
v.b çalışmalar önceden yapılsaydı.
sektörün içindeki sıkıntılar olumsuzluklar daha önceden bilinir ve denetlemer daha sık olsaydı
şuan kendi kurumlarımız, özel özel eğitim okullarımız hakkında bu kadar hoş olmayan konuşmalar olmazdı.
bence hepimizin şuan yapması gereken sanki bu çocuklara hiç hizmet vermeyip sadece rant olarak yapılan bir işmiş gibi göstermek değil birlikte dah güzel neler yapabiliriz?hükümetimizde bu olaya bu yönüyle bu şekilde bir çözüm bulmamalıydı. başta yapılması gerekler yolun ortasında yapılmaya çalışılıyor lütfen bu çocuklarda bu eğitim kurumlarıda hepimizin işini iyi yapmayanı devletimiz denetlesin gereken neyse yapsın. biz kendi kurumlarımızı eleştirelim daha iyi nasıl olabilir diye? kendi kurumlarımızı karalayarak çözemeyiz.
Anlaşılan Özel özel eğitim okullarında bu genelgede parmağı var. Ya da genelgeden etkilenmedikleri ve yeni haklar edindiklerini düşünerek genelgeyi savunuyorlar.
Öncelikle bu genelge yangından mal kaçırır gibi aniden ortaya çıktı ve hemen uygulanmaya başlandı. Raporları bitene kadar neden eğitim almalarına izin verilmiyor. Ya da genelgenin uygulama tarihi makul bir süre konularak yayınlanmıyor
Özel özel eğitim okulunda okuması gereken öğrencilerle bireysel ve grup rehabilitasyon hizmeti alacak bireyler birbirinden farklı olarak ele alınmalıdır.Üstelik öğrencilerin daha çok kaynaştırma eğitimi alarak örgün eğitimlerini sürdürmeleri hedeflenirken özel özel eğitim okulu açmanın bir mantığı yoktur. Öğrenciler kaynaştırmaya yönlendirilmelidir.Ancak ağır derecede özürlü olan bireyler için hem okul hem bakım hem de sağlık hizmeti verecek kurumlar açılmalıdır. Bu genelge mevcut şekliyle uygulanırsa resmi özel eğitim okullarının bir kaç yıl içinde kapanmak zorunda kalacağını söyleyebilirim.
Umarım bu genelge ertelenir ve herkesin görüşü alınarak özel eğitime ihtiyacı olan çocukların, devletimizin ve kurumların da mağdur edilmeden kapsamlı ve kalıcı bir mevzuat hazırlanır.
BU İNSANLARIN ŞİMDİYE KADAR YAPTIKLARINI BİR ÇIRPIDA KİMSE SİLİP ATAMAZ.
ZAMAN "AYRIK OT" U OLMA ZAMANI DEĞİL, BİRLİK ZAMANI.
Aynen Aktarıyorum :
Şimdiye kadar yapılan yorumlardan genelgenin anlaşılamadığı bu nedenle de bazı çevrelerce kaos yaratılmak istendiği gözlenmektedir. Lütfen bu tür kışkırtmalara kanmayın. Bazı çevrelerin kendi çıkarları için sizleri kullanmasına izin vermeyin. Bilhassa merkezi olan arkadaşlar sağ duyulu bakarsanız merkezler aleyhinde maddeler içermediğini göreceksiniz.
Okulların içinde de merkez hizmetleri var, gönül bütün çocukların sağlıklı olmasını ister ama ne yazık ki hali hazırda açılan kurumlara hatta açılacak binlerce kuruma da yetecek engelli çocuk var
Yorumsuz
Şimdi bir kaç okula öğrenci bulmak için 23. madde işletilecek ve kaynaştırma öğrencileri ayrıştırılarak eski günlere 573 'den önceki günlere dönülecek...
Vah bizim emeklerimize.
Bu çocuklar 1 saatini bile normal okulda akranları ile geçirsin diye çırpınmalarımıza...
biz boşuna uğraşıyormuşuz...
Ama bazıları merak etmesin bu ülkede hepimize yetecek kadar engelli var diyor birileri...
Çok üzüldüm
özel rehabilitasyon merkezlerine düzenli olarak ödeme yapamayan devlet sizce özel eğitim okullarına nasıl yapacak merak ediyorum. ödeme yapılan öğrenci sayısı arttığı ve devlet bütçesini sarstığı için bu genelge çıkmadı mı? ayrıca rehabilitasyon hizmeti kaliteli verildiğinde ne kadar etkilidir bilmiyorsunuz galiba. çok yazık bir iki kendini bilmez kişinin hataları yüzünden bir sektörün yok edilmemesi gerekiyor. denetleme mekanizması doğru işleseydi bunların hiç birine gerek kalmayacaktı. hem sektöre yazık hem de çocuklara.
Okullar AZ PARA ALIYOR meselesi yani.. Çok üzüldüm...
6 ay önce MEB devri için ruhsat yenilerken yapmam gereken tek şey dilekçede "kurs" yerine "okul" yazmaktı...
Bir de şu yönden bakalım: Devlet özürlü olmayan çocuklar için özel okullara para ödüyor mu? HAYIR!.. Size niye ödesin???
Ben rehabilitasyon yapıyorum... bir mantığı var, devlette yok! Ama devletin okul imkanları var, açar özel alt sınıf, açar kaynak odaları bu işi yapar.
Sayın Okullar! size ne gerek var?
Konuşmayın artık, her açıklamanızda biraz daha batıyorsunuz, kapalı kapılar ardında yaptıklarınız ortaya çıkıyor.
Yazınızı Özel Melek Evi Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi çalışanları olarak üzüntü ve hayretler içerisinde okuduk.Rehabilitasyon merkezlerinin işlevsiz olduğunu, hiçbir amaca hizmet etmediğini dile getirmişsiniz.
Anladık ki siz şehir merkezinden hiç çıkmamış, köylerdeki öğrenci ve öğretmenler için mevcut olumsuz koşulları hiç gözlemleyememişsiniz.Şuanda mevcut öğrencilerimizin % 85 ‘i kırsal kesimden gelmektedir.Bu öğrencilerimizin tamamını 15 farklı köyden alarak ve bu işin vicdani sorumluluğunu taşıyarak eğitimlerine gönül verdik.Ve elimizden geldiğince bu çocuklarımızı yaşıtlarının seviyesine ulaştırma çabasındayız.Kurumumuza devam eden öğrencilerimizin aileleri ve kendi okullarındaki öğretmenlerinden olumlu geribildirimler almaktayız.Birçok ilköğretim okulundaki işine saygılı ve özel eğitime önem veren öğretmenlerimizden öğrencilerinin gelişimi için ortak çalışma isteği defalarca dile getirilmiş ve imkanlarımız elverdiğince bu çalışmalara katkımız olmuştur, bu katkılarımız devam etmektedir ve devam edecektir.
Sürekli olarak Rehabilitasyon Merkezlerinin okullaşmasının gereğinden bahsediyorsunuz.Bizim bulunduğumuz Zonguldak il merkezinde 2 özel , 1 resmi olmak üzere 3 özel eğitim okulu var ve hepside şehir merkezindeki öğrencilere eğitim vermekteler. Bizden özel eğitim hizmeti almakta olan öğrencilerimiz daha öncede bahsettiğimiz gibi 15 köyden gelmekte .Bu öğrencilerimizin hangilerini bu okullar 15 tane servis çıkararak eğitime alacak . Sizin istedikleriniz olursa yani rehabilitasyon merkezlerini aradan çıkararak bu işi tekelinize alabilirseniz ortalık size kalmış olacak. Rehabilitasyondaki öğrencileri de aranızda paylaşabileceksiniz.
Sanmıyorum ki hiçbir özel eğitim okulu 30,40,50 kilometre uzaktaki öğrencileri alıp her gün eğitim verebilsin.Yani bu işten yine şehir merkezlerindeki engelli öğrenciler faydalanabilecek kırsaldaki öğrenciler yine görmezden gelinecek.
Sabah kahve ve gazete keyfi yaptığınızdan bahsetmişsiniz. Ne mutlu size ki içecek kahve ve okuyacak gazeteniz var.Bizim çocuklarımızın çoğunun ilk defa bizim sayemizde defteri oldu, hikaye kitabının ne olduğunu bizde öğrendiler . Çoğu bilgisayarı ilk defa kurumumuzda gördü ve kullandı . Anladık ki rant kavgası yapan rehabilitasyon merkezleri değil özel eğitim okulları.Sanırız sizin için eğitim bir yere kadar, önemli olan maddi kaygılar. Köydeki çocuklar eğitim almış almamış ilk defa köylerinden dışarı çıkıp ufukları açılmış , üretmenin ve bir şeylerin parçası olmanın mutluluğunu kazanmış , kendine olan güvenleri gelişmiş ve sosyalleşmiş, dünyanın yalnızca köylerinden ibaret olmadığını anlamışlar. Biliyoruz bunların hiçbiri sizin için önemli değil. Sizin için elit kesimin çocukları eğitim alsın engelleri aşsın yeter .
Bizce uzun vadede rehabilitasyon merkezlerinin gerekliliği tartışılamaz . Öğrencilerimizin büyük çoğunluğunun okuma yazma problemleri var ve bizce bunun en önemli nedenlerinin başında ebeveynlerinin eğitimsiz olması . Düşünsenize bu çocuklarımız çocukları ne kadar şanslı olacak; çünkü anne ve babaları okuma yazma bilecek , sosyal insanlar olacak . Rehabilitasyon merkezlerinin Türkiye’nin okur yazarlık yüzdesine yapacağı katkıyı görmezden gelemezsiniz tabi görmek isterseniz.
Birilerinin şunu demeye hakkı yok. Biz rehabilitasyon merkezlerini başıboş bıraktık onlarda çiftliğe döndü. Bu ülkenin bakanlığı müfettişleri var .Dikkatinizi çekeriz Türkiye çapında 160.000 üzerinde eğitim gören öğrencimiz var; ama hala bir özel eğitim müfettişliği makamı yok.Sizce bu durumda rehabilitasyon merkezleri mi suçlu, bunları denetleyemeyen üst makamlar mı?Sonuçta hepimiz aynı Milli Eğitime bağlıyız.Kimse rehabilitasyon merkezlerinin bir başka ülkenin eğitim bakanlığına bağlı olduğunu söyleyemez.Âma yazınızda öyle bir bahsetmişsiniz ki rehabilitasyon merkezleri bu devletin ve halkın düşmanı,rant sağlamaya çalışan hiçbir işe yaramayan gereksiz kurumlar.Acaba gereksiz olan taşrayı hiçe sayıp rant sağlamaya çalışan, sadece merkezdeki öğrencilere hizmet vermeyi amaçlayan sizler mi, yoksa köy köy dolaşıp şehre adım atmamış çocuklara eğitim veren bizler mi?
HEPİMİZ ÜLKEMİZİN GÖZDE ÜNİVERSİTELERİNDEN MEZUN OLUP KENDİMİZİ BU GÖREVE ADADIK VE BUNU SÜRDÜRMEYE SONUNA KADAR KARARLIYIZ.
BİZE BİR SORUN SİZİ TEMİN EDERİZ Kİ SÖYLEYECEK ÇOK ŞEYİMİZ VAR .
Özel Melek Evi
Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi Çalışanları
SÜPERRR!! ancak bu kadar anlatılabilir di bravo...
Ayrıca devir ''şakşak''çılık devri değil, devir birleşme devridir.
Okuduğum bu haber beni şoka soktu.Özel özel eğitim kurumları derneğinin (bu dernek sadece merkezlerin değil aynı zamanda bünyesinde okulları da bulunduran bir dernektir)26 ve 27 sinde düzenlemiş olduğu toplantılara katılarak yeni kurumuma döndüm. konuyla ilgili tüm makamların,akademisyenlerin,sivil toplum örgütü temsilcilerinin,engelli ailelerinin de katıldığı bu çalıştayda genelge tüm yönleriyle ele alınarak, bahsi geçen tüm makamlarca bu genelgenin hiçbir eğitsel boyutu olmadığı,5378 sayılı özürlüler kanununa aykırı birçok maddenin yer aldığı, engelli ailelerine, engelli öğrencilere, bu alanda hizmet veren personele, merkez ve okul sahiplerine zarar verdiği hepbir ağızdan deklare edilmiş ve bu skandal genelgeyi durdurmak için gerek yasal yönden gerekse diğer yönlerden verilecek mücadele de netleştirilmiştir.bununla ilgili ayrıntılara girmeyeceğim.
hem kurum sahibi hem de bir eğitimci olarak, bu tavrınızı hayretle karşıladığımı üzülerek belirtiyor, birlik beraberlik içerisinde olmamız gereken bu günlerde peşinde koştuğunuz her ne ise bunun dönüp dolaşıp sizi de vuracağını belirtmek istiyorum.
saygılarımla..