Adana'da işitme engelli 7 yaş grubundaki çocukların gittiği özel eğitim rehabilitasyon merkezinde acımasızca engelli çocuklarına şiddet uygulandığı ve dövüldüğünü iddia aile, merkezden şikâyetçi oldu..
Bacaklarında ve vücudunun çeşitli yerlerinde yara izlerini gören küçük çocuğun ailesi merkezden şikâyetçi olurken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Sümer mahallesinde fiziksel ve zihinsel engellilere yönelik faaliyet gösteren Turuncu Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'ne giden konuşma özürlü 7 yaşındaki E.B. önceki gün okuldan eve döndüğünde, annesi vücudundaki morlukları fark etti. Yaklaşık bir yıldır söz konusu merkeze giden konuşma özürlü küçük çocuğun kendisine yapılanları anlatamaması üzerine aile, soluğu çocuklarının eğitim gördüğü merkezde aldı. Merkezde bulunan yetkililer aileye konuyla ilgili bilgilerinin olmadığını söyleyerek suçlamaları reddetti. Bunun üzerine de anne Emine Z. B. (43), vücudu kızarık ve morluklarla dolu oğlunu yanına alarak hastaneye gitti.
AİLE RAPORLA KARAKOLA GİTTİ
Anne Emine Z., hastaneden aldığı raporla karakola giderek, özel rehabilitasyon merkezi ve öğretmen Kerim Yılmaz'dan şikâyetçi oldu. Oğluna yapılanları ağlamaklı anlatan anne, "Çocuğumun bu durumuna çok üzüldüm. Şu kişi yapmış da diyemiyorum. Ama ortada bir zorlama ve hırpalama var. Böyle kurumlarda kamera olması gerekiyor. O zaman kimin ne yaptığı belli olurdu" dedi. Adana Emniyet Müdürlüğü olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı. Bu arada Turuncu Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi yetkilileri haklarındaki iddiaları kabul etmezken, "Haksız bir suçlamayla karşı karşıyayız" diyerek kendilerini savundu.
Kaynak: www.yasadikca.com/dbread.php?id=3046&cat=2
Yorum yapanları görebilmek ve yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Bize yapilan tüm karalamalar, bu karalamayi baslatan aile, uzatan medya hicbir kanitlari olmadan elleriniz kirilsin diye manset atan gazeteler hakkinda yasal islem baslattik.Artik söz yarginin,biz basin duyurularimizla herseyi açikladik.
Karalamalar,iftiralar ne kadar yikici olsa da en kötüsü ne biliyor musunuz?Evinde siddet gören ogrencinin tek mutlu oldugu, sevgiyle kucaklanip kendini güvende hissettigi tek yer olan okuluna bir daha gelemeyecek olmasi.
Engelli bir çocuga sahip olmak hiç kolay degil biz egitimciler asla bunu göz önüne almadan hareket etmeyiz. Zaten ogrencimizin ailesinin siddete basvurmasi konusunda bu yüzden hicbir yasal islem baslatmamistik. Önce aileyi psikologlarla uzmanlarla biraraya getirip cozum yollari üretmeye calistik. Ama olmadi. Üstüne üstlük bu durumu -hala amaçlarini anlayamamis olmamiza ragmen- suistimal ettikleri için onlara soyleyebilecegimiz tek sey anne babaligin bu olmadigi.Asla da olmayacagi.Yaziklar olsun.