Dün Ankara "da bir eylem yapan Engelli Aileleri Eğitim , Kültür ve Dayanışma Derneği , hükümetin engelliler için ödenen eğitime katkı payının kaldırılması çalışmalarını protesto etti.
MEB "e siyah çelenk, TBMM "de basın açıklaması
Çeşitli illerden gelen engelli çocuklar ve aileleri önce Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı "na ve Milli Eğitim Bakanlığı "na siyah çelenk bıraktılar. Grup sonrasında TBMM Dikmen girişine geldi ve Engelli Aileleri Eğitim , Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Salih Sezgin , çocuklar ve aileleri adına bir basın açıklaması yaptı.
Sezgin açıklamasında, günümüzde politikaların öncelikle ekonomi mantığıyla yürütülmesini eleştirerek; engellilerin eğitilmesine, bağımsız yaşayabilmesine ve sosyal yaşama dahil olabilmesine öncelik tanınması gerektiğini vurguladı. Sezgin , hükümet yetkililerinin engelli çocukların eğitimi için ayrılan bütçenin devlet tarafından karşılanamayacak duruma geldiğini öne sürdüklerini hatırlatarak; "Ülkemizin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşulları hükümet temsilcilerinden daha fazla hisseden ve bunu her dakika soluyan kişiler olarak yetkilileri uyarıyoruz. Bazı konularda tasarruf yapılamayacağını hatırlatmak istiyoruz" şeklinde konuştu.
Sezgin , engelli çocukların özel eğitimine devlet tarafından sağlanan destek için ifade edilen "kara delik" benzetmesinin son derece yanlış olduğunu söylerken, devlet tarafından engelli çocukların eğitimi için atılmış sınırlı adımların geri alındığını belirtti.
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Genel Müdürlüğü 20 Kasım `da bir genelge yayımlamış ve genelgeyle engellilerin özel eğitim kurumlarından destek eğitimi almaları halinde eğitim giderlerinin karşılanması kaldırmıştı. Bu genelge 1 Aralık "ta yürürlüğe girecek.
"Kaybedecek özel mülkümüz, hayalimiz yok"
Sezgin açıklamasında, engelli ailelerinin kaybedecek özel mülkleri, sosyal yaşantıları, hayalleri olmadığını vurgularken, devlet tarafından verilen eğitim desteğine koşul konmaması gerektiğini söyledi. Eğer bu alanda bir kirlilik varsa yolsuzlukları önleyecek ve önlemleri alacak olan devlet kademeleri olduğunu ifade eden Sezgin , "günümüzde ülkemizin genel sorunu haline dönüşen kirlilik, toplumun kültürü haline gelmiştir. Bu temel sorunun çözümü engelli çocukların eğitimini önleyecek tedbirlerde aranmamalıdır" dedi.
Eylemde engelli çocuklar ve aileler "Eğitim hakkımız engellenemez" sloganını attılar.
Basın açıklamasını okuyan Sezgin , 3 Aralık Dünya Özürlüler Günü "nde özürlülerin, hakları için daha büyük bir kalabalıkla bir araya geleceğini vurguladı.
Kaynak: http://www.tumgazeteler.com
Yorum yapanları görebilmek ve yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Aynen Aktarıyorum :
Şimdiye kadar yapılan yorumlardan genelgenin anlaşılamadığı bu nedenle de bazı çevrelerce kaos yaratılmak istendiği gözlenmektedir. Lütfen bu tür kışkırtmalara kanmayın. Bazı çevrelerin kendi çıkarları için sizleri kullanmasına izin vermeyin. Bilhassa merkezi olan arkadaşlar sağ duyulu bakarsanız merkezler aleyhinde maddeler içermediğini göreceksiniz.
Okulların içinde de merkez hizmetleri var, gönül bütün çocukların sağlıklı olmasını ister ama ne yazık ki hali hazırda açılan kurumlara hatta açılacak binlerce kuruma da yetecek engelli çocuk var
Yorumsuz
Şimdi bir kaç okula öğrenci bulmak için 23. madde işletilecek ve kaynaştırma öğrencileri ayrıştırılarak eski günlere 573 'den önceki günlere dönülecek...
Vah bizim emeklerimize.
Bu çocuklar 1 saatini bile normal okulda akranları ile geçirsin diye çırpınmalarımıza...
biz boşuna uğraşıyormuşuz...
Ama bazıları merak etmesin bu ülkede hepimize yetecek kadar engelli var diyor birileri...
Çok üzüldüm
İYİ DİLEKLERLE.
KÜRŞAT UTKU SATIOĞLU
sayın hüseyn kılıç, izmir, konya dahası denizli deki olayları yasal sonuçları nelerdir? böyle ciddi olaylar mutlaka adalete yansımıştır. hukuki sonuçlarınıda bizimle paylaşırsanız seviniriz.
sayın Eren, elinize bir kağıt kalem alın ve önerilerinizi 388 ytl ile ki bu rakam dahada düşecek bir hesabınıda çıkarında işletmeci arkadaşlar yararlansınlar. bir de okullu olarak bu hizmet nasıl gider bu durum özel eğitime ihtiyacı olan bireyleri tecrit edermi yada devlet bu işi daha ekonomik olarak nasıl yapar. bir özel eğitimci olarak bizleri aydınlatırsanız seviniriz.
Cemil Bilgin arkadaşımızında engin bilgilerine ihtiyacımız olacak. özel eğitim hizmetleri yönetmeliğinde kaynak odalar dan bahseder. amacı nedir? özel eğitime gereksinimi olan bireyler okula gitmesin diyen varmı yoksa onlar zaten okula gitsinler onların sosyal bütünleşmesine destek olalım, kaynak odaların görevini daha az maliyetle biz üstlenelim, akranlarından ayrılmadan eğitimin tümünü planlayan BEP ler yapalım bu bireylerin rencide olmadıkları tetbirleri alalım mı? engelli ailerinin yükünü nasıl alalım. hepimiz bakımevimi olalım yoksa o işi başkalarına bırakıp temel özel eğitim görevlerini mi düşünelim?
Tuncay Tığcı, okullarda o kadar yorulsunmu çocuklar yoksa eğitim planlamasını bir bütün olarak algılayarak planlara özel eğitimi katalım mı? örneğin, DEHB olan bireyleri erken saatlerde dikkatleri yoğunken özel eğitime alsak sonra okula desek veya soyut gelişimi zayıf bir öğrenciyi ingilizce dersinden muaf etsek osaatlerde özel eğitim desteği almalarını sağlasak nasıl olur diyorum. ekonomik kazançlar ve timsah gözyaşlarına gelince, çocuklarımıza şans tanımanın rahatlığını hepbirlikte yaşasak, sonra ekonomik koşullara baksak. ekonomiyi halledecek zamanımız var çarelerde bulunabilir ama çocuklarımızın ne kadar zamanı var? kaldıki bu iş şuan ders başına 15-20 ytl ye veriliyor, hizmet veriyor vergi ödüyor istihtam sağlıyor. 400 ytl bakım ücreti veriliyor onun sizce topluma getirisi nekadar?
bir de devlet babamıza güvensek. sözlerinin ve yasalarının arkasında dursa ama yanlışı olanında kulağını çekse, gerekirse dövse ama çıkardığı genelgerin dili net olsa, herkes ayrı yorumlamasa, tekrar terettüt genelgeleri çıkarmasa trafiği kontrol ederken ani u dönüşleri yapmayan trfiğin kurallarına uygun davransa nasıl olur acaba?
Burada artı veya eksi yorum yazanlar eğerki böyle bir merkezde çalışmışlar ise bu işin ne olduğu ve nelerin istismar edildiğini çok iyi biliyorlar. Bir genelge yayınlanmış ne diyor?" herhangi diğer eğitim kurumuna devam eden bir cocuk diğer birkurumun hizmetinden yararlanırsa bunun ücreti ödenmez" cok isabetli çünkü okul çıkışı merkezlere gelen çocuklar yorgun argın ve zihinsel olarak dolmus coçuklar bırakın bireysel seansı rahatlama guruplarında bile konsantrasyon sağlanamıyor sonuç ne oluyor boşa giden emek , zayi olmuş zaman vs değişmeyen seans üçretinin kağıt üzerindeki varlığı . Veya hiçte uygun olmayan gurupları sadece YA ABİ SERVİZ HAZIR O TARAFTAYKEN HEHSİNİ AL BE ABİ zihniyetiyle guruplar kurulmuyormu ve bir tarafta etkinlik yapanlar ve birtarafta trübindeki seyirci cocuklar oluyor gruplarda Şunuda biliyoruz ki bu alanda ki her kişi ve kurum eğitim veye yavrularımız sözcükleriyle yola çıkmadı daha çok maddi kaygılarla yollara çıkıldı, tabiiki bazı arkadaşlar öne atılıpta YA KARDEŞİM KİMİN MADDİ HAYALLERİ YOK diyebilir sonuçta biz türbe değiliz bu yorumda hakklı. Beni üzen burada bazı kurum sahiplerinin çıkarak ne olacak yavrularımız ne olacak bunca uğrarı işte onca kişiyi istihdam ediyoruz gibi sözcükleri TİMSAHIN GÖZYAŞLARIYLA söylemeleridir. bunu yapmayalım arkadaşlar acıkca şunu söyleyebiliriz TAMAM İYİ MADDİ GELİRLERİMİZ VARDI AMA BU GENELGE HEPİMİZİN HAYALLERİNİ SUYA DÜŞÜRDÜ olay budur. Bunun uyarısını daha öncede yapmıştım kurumların nihayi varacagı nokta: Kurumların gercekten hakettikleri paraları kazanacakları ortamlarki buda bize gercekten bu alandaki sagduyulu viçdaN sahibi özverili ve gercek eğitim insanlarının kurumları açık kalacak kimler gidecek ABİ BİZ BU PARAYI OTO SATARAKTA KAZANIRIZ diyenler alandak uzaklaşaçak. Peki sonuç benim gibi uzman arkadaşlarımın ve değerli kurum sahiplerinin filizlendiği güzel ve gelecek vadeden bir ortam
Yorumlarım bu işi onuruyla yürüten Kişilere ve Kurumlara yönelik değildir
SAYGILARIMLA
Yok yolsuzluk önlenecekmiş, yok kalite artacakmış, 6 bireysel 4 grup eğitimi ile özürlü eğitimi mi olurmuş, okullarda 120 saatmiş falan filan...
Kusura bakmayın, cehaletiniz ortaya çıkıyor...
1. İlköğretim müfredat programı ile özel eğitim ve REHABİLİTASYON'u aynı kefeye koyanları hayretle izliyorum. Ayda 1 saat eğitimle bile özel eğitim olur.
2. Ucuz ama kaliteli olan ne var? Ucuz mal kullanacak kadar zengin değilim sözünü duymadınız galiba?
3. Çocuk başına aylık maliyeti 1000YTL üstünde olan okullar 388YTL ye bu hizmeti nasıl verecek biri bana anlatsın?
4. Hepimiz okul olalım istiyorlarsa... Bu neyi çözümleyecek?
Yazıklar olsun... sektörün içindekiler at gözlüğüyle bakarken devletin anlamasını nasıl bekleyebiliriz ki?
AYRICA BU ALANI EKONOMİK CAZİBESİNİ YİTİRMESİNİ SAĞLAYARAK KURUM SAYISINI MİNİMİZE ETMEK VE DENETİM VE KONTROLÜNÜ KOLAYLAŞTIRMAK DA DİĞER BİR AMAÇTIR.
BU NOKTADA KURUMLARIN ÇÖZÜMÜNÜ ;
UZUN DÖNEMLİ PLANLAMA ,
HİZMET VE PERSONEL KALİTESİNİ ARTTIRMA,
KISA DÖNEMLİ KAR BEKLENTİLERİNİ ASKIYA ALMA VE
REKABET ÜSTÜNLÜĞÜ SAĞLAYICI TEDBİRLERE GİTMESİ OLARAK GÖRÜYORUM.
UZUN DÖNEMDE İŞİNİ İYİ YAPAN , ETİK DEĞERLERİ GÖZETEN VE OKULLAŞAN KURUMLARIN AYAKTA KALACAĞI, DİĞERLERİNİN ELİMİNE EDİLECEĞİ KANAATİNDEYİM.
BU NEDENLE BİR ÖZEL EĞİTİMCİ OLARAK GENELGEYİ KISMEN DESTEKLİYORUM.
DESTEKLEMEDİĞİM KISMI ;
ŞİMDİYE KADAR OLAN SÜREÇTE DEVLETİN DENTİM VE KONTOL EKSİKLİĞİ İLE BU GELİŞMLERE YOL AÇMASI VE ÇOK KISA BİR SÜRE TANINMASIDIR.
hükümet engelliden değil, yolsuzluktan tasarruf yapıyor maalesef.