Türkiye Fizyoterapistler Derneği Başkanı Yavuz Yakut, fizyoterapist teriminin Türkiye'de ne anlama geldiğinin bir kanunla belirlenmediğini ifade ederek, fizyoterapistlerin yasal yükümlülüklerinin kanunla ortaya konmasını istediklerini söyledi.
Türkiye Fizyoterapistler Derneği Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü'nde görevli Prof. Dr. Yavuz Yakut, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, fizyoterapistlerin kanuni yükümlülüklerinin bir kanunla belirlenmesini beklediklerini kaydetti. Yakut, dünyada sadece Türkiye'de fizyoterapistin ne anlama geldiği ve sorumluluklarının ne olduğuna dair bir kanun bulunmadığının altını çizerek, "Afrika ülkeleri dahil, bütün ülkeler gerekli yasal düzenlemeleri yaptı. Ancak bizde hala fizyoterapistin ne olduğuna dair bir kanun bulunmuyor. Sağlıkla ilgili ilk yasa 1928 yılında çıktı. Türkiye'de ise fizyoterapi eğitimi 1961'de başladı ve 1965'de ilk mezunlarını verdi. Sağlık yasasının çıkmasından 37 yıl sonra Türkiye bu meslekle tanıştı. 43 yıldır bu mesleğin bir kanunu yok. Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yöneliği'nde sadece bir görev olarak fizyoterapistten bahsediliyor. Bu tanımda bize göre yanlıştır. Bir ülkede bir meslek var, bu meslek 40 yılı aşkın süredir icra ediliyor ve yasal yükümlülüğü gerektirecek hiçbir düzenlemesi bulunmuyor" diye konuştu.
Yakut, son dönemde yapılan bazı değişikliklerle özellikle hemşirelerden 2-3 ay eğitim alanlara 'fizyoterapist yardımcılığı' ya da 'fizyoterapist teknikeri' unvanları adı altında görevler verildiğini ve bunların gelecekte kötü sonuçlara yol açabileceğini ifade ederek, "Fizyoterapist olmadan bu tedaviyi verenler hastalara zarar veriyorlar. Bu konuyla ilgili yasal hükümlülük birilerinin canı yanmadan çıkmalıdır. Türkiye'de fizyoterapist açığı olduğunu kabul ediyoruz. Ama 3 ayda nasıl hekim olunamazsa, fizyoterapist de olunamaz. 'Fizyoterapist teknikeri' diye bir şey olabilir mi? Dünyada böyle bir şey yok. Bu böyle basit bir şekilde 'bölüm açtım' demekle olmaz, bu terim açıklanamaz" şeklinde konuştu.
Prof. Dr. Yavuz Yakut, diğer mesleklere saldırmayı düşünmediklerini, sadece kendi mesleklerindeki haklarını aradıklarını kaydetti. Yakut, fizyoterapist açığını gidermek için üniversitelerde açılacak bölümlere öğretim görevlisi yetiştirmeyi ise taahhüt etti. Yakut, konuyla ilgili olarak Sağlık Bakanlığı'nın bakışını pozitif bulduklarını ancak, henüz bir şey yapılmadığı için duruma olumlu ya da olumsuz yaklaşmadıklarını sözlerine ekledi.
Kaynak: http://www.haberler.com/fizyoterapistin-adi-yok-haberi
Yorum yapanları görebilmek ve yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Fizik tedavi doktorlarının bizim yaptığımız işle doğrudan bir alakası olamamasına rağmen açtığımız merkezlerde onları da çalıştırmak zorunda kalıyoruz. Cihan Bey rica edelim de bu merkezlerde ne kadar maaşla çalıştıklarını da bir öğrenin. 3000 ytl mi yoksa bunun 10 katı mı.
Bir de aldığımız maaşlara takmışsınız. Maaşlarımız düşük değil hatta yüksek kabul ediyorum. Fakat bu fizyoterapist sayısının azlığından kaynaklanıyor ve bu bütün sektörlerde de böyledir. Bir de işin yıpranma boyutunu düşünmenizi rica ediyorum. Sİzin çoğu zaman göz ucuyla bakmaktan bile iğrendiğiniz insanlara biz gün boyu hakiki manada hizmet ediyoruz. İnsanların en hayırlısı onlara hizmet edendir (Hz. Muhammed
bazı insanlar vardır konuşmaya değmez, o insanlarla muhatap oldukça kendini küçültürsün... o yüzden cihangir irgaliye değil. yazısını okuyarak yanlış bilgi edinecek insanlara söylüyorum bu sözü :
SAKIN O YAZIYA ALDANIPTA ÇOCUKLARINIZI FİZYOTERAPİ ADI ALTINDA FİZYOTERAPİST OLMAYAN TİCARETÇİ ZİHNİYETLERİN ELİNE BIRAKIPTA SAĞLIKLARIYLA OYNANMASINA SEBEP OLMAYIN.ZATEN BU İŞİN İÇİNDE BAŞTAN BERİ VARSANIZ FİZYOTERAPİSTLİK MESLEĞİNİN EHEMMİYETİNİ VE KUTSALLIĞINI ÇOCUKLARINIZIN GELİŞİMİNDEN ANLAMIŞSINIZDIR...
BİR İNSAN, ELİ TUTMADAN KALEM TUTAMAZ.
BİZ ÇALIŞTIĞIMIZ KURUMDA FİZYOTERAPİST OLARAK GEREK MANUEL TEKNİKLRLE GEREK ORTEZLEME VE GEREKSE DİĞER YÖNTEMLERLE ELİNİN TUTMASINI , EĞİTİMCİ ARKADAŞLARIMIZLA(BEDEN EĞİT. ÖĞRETMENİ,ÇOCUK GELİŞİMİ ÖĞRET. VS.) İŞ BİRLİĞİ İÇİNDE İSE KALEM TUTUP YAZMASINI SAĞLIYORUZ. VE BİR PARA ALIYORSAK BUNU HAKKIMIZLA ALIYORUZ. BİZ İŞİN TİCARETİNİ YAPMIYORUZ.
İŞİN TİCARETİRİ KAYGISINDA OLANLAR TUTMAYAN ELE ZORLA KALEM KOYARLAR!
NOT:Sözlerimden bu işi tüm kalbi ile yapan kurum ve kişileri tenzih ederim
BU MESLEK GRUBU GIBI PSIKOLOGLAR PDR CILERDE AYNI DURMDADIRLAR.