Hükümetin, engelli çocukları okutan özel eğitim kurumlarına verdiği para desteği, 'masrafları çok artırdığı için' geri çekiliyor, veliler tepkili
Seçim öncesi bilbordlara, engellilere verdiği haklarla ilgili afişler astıran AKP hükümeti, şimdi bunları geri almaya başladı. Engelli çocukların, özel eğitim kurumlarında aldığı eğitim giderlerini 2006 yılında karşılama kararı alan hükümet, uygulamaya son veriyor. Engelli aileleri yarın kararı protesto edecek.
2006 yılı haziran ayında, sosyal güvencesi olan engellilerin, özel eğitim kurumlarında eğitim alması halinde eğitim giderlerinin karşılanması için var olan kanunda değişiklik yapıldı. Kanun değişikliği öncesi özel eğitim kurumlarında eğitim gören engelli sayısı 67 bin iken, sayı 161 bine yükseldi. Engelli çocuk başına 388.8 YTL ödeme yapılan özel eğitim kurumlarında bu iş için 30 bin istihdam sağlanmıştı.
Ancak hükümet, masraflar çok olduğu gerekçesiyle bu kararından vazgeçti. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Genel Müdürlüğü tarafından 20 Kasım'da yayımlanan genelge 1 Aralık'ta yürürlüğe girecek. Genelgedeki düzenlemeler şöyle:
- Yerleşim birimlerinde resmi veya özel eğitim okuluna devam eden engelli öğrencilerin bireysel veya grup eğitimi için her türlü tedbir okul bünyesinde alınacaktır.
- Özel veya resmi özel eğitim okullarından herhangi birine veya özel eğitim sınıfına devam eden engelli çocukların ayrıca, özel eğitim kurumlarından destek eğitimi almaları halinde eğitim giderleri karşılanmayacak.
- Ancak birden çok engeli olan ve resmi okulda eğitimi yapılan engel türü dışında öğrencinin sahip olduğu ikinci veya daha fazla engel türünde bireysel destek eğitimi alması gerektiği Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu raporunda belirtilen engelli çocukların, özel eğitim kurumlarından, en fazla altı seansa kadar bireysel eğitim almaları halinde eğitim giderleri karşılanacak.
- Zorunlu eğitim çağında olup rehberlik araştırma merkezince düzenlenen Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu raporlarında özel veya resmi eğitim okuluna devam etmesi gerektiği belirtilen engelli çocuklar, bu okullara devam edecek. Bu okullara devam etmeyip diğer özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinden eğitim almaları halinde eğitim giderleri karşılanmayacak.
- Engelli çocuklar, destek eğitimini ancak bulunduğu il/ilçe merkezinde özel veya resmi özel eğitim okulunun bulunamaması halinde alabilirler.
Özel Eğitim Kurumları Derneği Başkanı Mustafa Metin Taş, genelgenin engelli çocukları karanlık odalara mahkûm edeceğini söyledi. Kanun değişikliğinin engelli aileleri için bir yıllık geçici bir mutluluk yaşattığını ifade eden Taş, "AKP hükümetinin engellilerle ilgili vaatleri, yaptıkları birer seçim yatırımıymış" dedi. Kurumlarda 30 bin istihdam yaratıldığına dikkat çeken Taş, genelgenin 1 Aralık'tan itibaren geçerli olmasına da itiraz etti. Taş, "Bu kadar kısa süre içerisinde, biz nasıl yeni bir düzenlemeye gideceğiz. Şimdi bu kadar istihdam ne olacak. Ayrıca bizden doğan boşluğu Milli Eğitim okulları üstlenecek. Fiziki şartları ile yeterli olamayan ilköğretim okulları var. Onlar bir haftada nasıl bir düzenleme yapmayı düşünüyor" dedi.
Dernek yönetim kurulu üyesi Mustafa Sedat Taş ise, "Engelli aileleri genelgeye çok tepki gösterdi. Çünkü çocuklarında olumlu gelişmeleri fark edebiliyorlardı" dedi.
Özel eğitim kurumu kurucusu Mustafa Özçelik de, genelgenin yasa ve yönetmeliklerle çeliştiğini yargının yürütmeyi durdurabileceğini söyledi. Özçelik, "Suiistimal varsa, Milli Eğitim Bakanlığı'nın denetlemeyle görevli müfettişleri de vardı" dedi. Özçelik tepkisini şöyle dile getirdi:
"Bu genelgenin yürürlüğe giriş tarihi 1 Aralık 2007. Bazı istisnalar dışında 'bireysel' ve 'grup' eğitimlerinin, engelli çocukların kendi okullarında yapılmasını ön öngörmekte. Halbuki Milli Eğitim'le en az ilişkisi olan herkes bilir ki, Türkiye'de ne özel eğiticisi bakımından, ne de fiziki şartlar bakımından 'bireysel fizyoterapi odaları' gibi bir altyapı bulunmamaktadır. Bir hafta içinde de, bu altyapının bakanlıkça sağlanabilmesinin mümkün olamayacağı açıktır."
Genelgeye engelli aileleri de tepki gösterdi. Yarın Ankara'da tepki yürüyüşü düzenleyecek olan engelli aileleri, 3 Aralık Engelliler Günü'nde de Türkiye genelinde eylemlerle genelgeyi protesto edecek.
Kaynak: http://www.r_adikal.com.tr
rehabilitasyon merkezlerinin ipini çeken genelge nihayet bir gazetede haber oldu..... konunun gündeme gelmesi için basın yayın organlarının tümünde çıkması gereken bi haber. dernek bu yönde çalışma yaparsa daha iyi olur gibi geliyor.
R.A.M'lar zihinsel engelli raporu veremez dedim. uzman nörologlar tarafından verilmeli dedim. ama kimse dinlemedi. ve bu tartışmalar arasında samsun'da bir ortopedik özürlüler okulu kapatıldı. kapatılan okulun çocukları da zihinsel engelli yapılmıştı. oysa onlar en fazla öğrenme güçlüğü çeken yavrularımızdı.
devlet kendi okulunda b.e.p uygulamamış, okulunun bir odasına fizik tedavi gereçleri alıp fizyoterapist atamamış ve sonunda bu çocukları özel eğitime muhtaç hale getirerek okulu kapatmıştır.
zihinsel engellilik raporu düzenleme yetkisi R.A.M.'larda kalmaya devam ederse çok yakındır ülke nüfusunun yarısı zihinsel engelli olacaktır.
AYRICA BU ALANI EKONOMİK CAZİBESİNİ YİTİRMESİNİ SAĞLAYARAK KURUM SAYISINI MİNİMİZE ETMEK VE DENETİM VE KONTROLÜNÜ KOLAYLAŞTIRMAK DA DİĞER BİR AMAÇTIR.
BU NOKTADA KURUMLARIN ÇÖZÜMÜNÜ ;
UZUN DÖNEMLİ PLANLAMA ,
HİZMET VE PERSONEL KALİTESİNİ ARTTIRMA,
KISA DÖNEMLİ KAR BEKLENTİLERİNİ ASKIYA ALMA VE
REKABET ÜSTÜNLÜĞÜ SAĞLAYICI TEDBİRLERE GİTMESİ OLARAK GÖRÜYORUM.
UZUN DÖNEMDE İŞİNİ İYİ YAPAN , ETİK DEĞERLERİ GÖZETEN VE OKULLAŞAN KURUMLARIN AYAKTA KALACAĞI, DİĞERLERİNİN ELİMİNE EDİLECEĞİ KANAATİNDEYİM.
BU NEDENLE BİR ÖZEL EĞİTİMCİ OLARAK GENELGEYİ KISMEN DESTEKLİYORUM.
DESTEKLEMEDİĞİM KISMI ;
ŞİMDİYE KADAR OLAN SÜREÇTE DEVLETİN DENTİM VE KONTOL EKSİKLİĞİ İLE BU GELİŞMLERE YOL AÇMASI VE ÇOK KISA BİR SÜRE TANINMASIDIR.
BELKİDE EVET OLARAK CEVABINI VEREBİLECEKLERİ TEK SORU BU SORUNLARIN HİÇBİRİ İLE KAFA YORMAK İSTEMEDİĞİNİZ İÇİN Mİ KÖKTEN ÇÖZÜM ÜRETTİNİZ
CEVAP:EVET BRAVO O ZAMAN...
devlet kendi bütçesini genişletecem diye çocukları harcıyor..veliler kan ağlıyo...
MADDE 4.- Bu Kanun kapsamında bulunan hizmetlerin yerine getirilmesinde aşağıdaki esaslara uyulur:
a) Devlet, insan onur ve haysiyetinin dokunulmazlığı temelinde, özürlülerin ve özürlülüğün her tür istismarına karşı sosyal politikalar geliştirir. Özürlüler aleyhine ayrımcılık yapılamaz; ayrımcılıkla mücadele özürlülere yönelik politikaların temel esasıdır.
b) Özürlülere yönelik olarak alınacak kararlarda ve verilecek hizmetlerde özürlülerin, ailelerinin ve gönüllü kuruluşların katılımı sağlanır.
c) Özürlülere yönelik hizmetlerin sunumunda aile bütünlüğünün korunması esastır.
d) Kurum ve kuruluşlarca özürlülere yönelik mevzuat düzenlemelerinde Özürlüler İdaresi Başkanlığının görüşünün alınması zorunludur.
ayrıca Eğitim ve öğretim
MADDE 15.- Hiçbir gerekçeyle özürlülerin eğitim alması engellenemez. Özürlü çocuklara, gençlere ve yetişkinlere, özel durumları ve farklılıkları dikkate alınarak, bütünleştirilmiş ortamlarda ve özürlü olmayanlarla eşit eğitim imkânı sağlanır.
denilmektedir. peki bu genelgede bunlardan hangisine uyulmuştur.
kurumların hepsini karalayan arkadaşları da kınıyorum o zaman ilaç ta yolsuzluk yapılıyor hastalara ilaç vermeyelim mr çekiminde yolsuzluk yapılıyor o nu da çektirmeyelim karayollarında yolsuzluk yaplıyor yol da yapmayalım eğer bir yolsuzluk varsa bu devletin savcısı var bu bakanlığın müfettişleri var burası bir hukuk devleti değil mi görevlerini yapsınlar o zaman devlet kendisi bu işi daha bundan daha ucuza mı yapacak kendisi 2 000 ytl mal edeceği hizmeti 30 ytl ye yaptırıyor hem de vergisini çatır çatır alıyor ssk primini çatır çatır alıyor hem de işsizliği azaltıyor bence devlet bindiği dalı kesiyor
MADDE 15.- Hiçbir gerekçeyle özürlülerin eğitim alması engellenemez.
2. Sizi yönlendirecek uzmanlara nerede, nasıl ve ne kadar süre ile ulaşabileceksiniz?
3. Sizi yönlendirecek uzmanın çocuğunuzun gelişim süreçlerini, öğrenme yöntemini ve buna uygun eğitim stratejilerini geliştirmek için ne kadar zamana ihtiyacı olacak?
4. Devtimiz yaşam merkezlerini nerede ve nasıl kurmalıdır? Bu giderler için ne kadar kaynak gereklidir ve bu kaynak nereden bulunacaktır?
5. Bu yaşam merkezlerinin kurulması için gerekli olan zamanda bu çocuklar ne yapacaklardır?
Saygılarımla...
saygılar
Tekrar Yüreğine sağlık...
Doğru ya, Bu devletin savcıları ne güne duruyor... Neden iş başına gelmiyordular... Neden MEB sorunları çözme yerine Yeni bir Genelgeyle ''sorunun en büyüğünü doğurdu'' ? neden?
Umarım çözülür...
Ama bence hükümetin en iyi yaptığı politika bu...
Bir sağlıkçı olarak biliyorum, önce vatandaşa özel poliklinik açtırdı. Sonra bir kaç İflah olmazın yaptığı dalaveraları gördü ve -- arkadaş ben bunu kökten kaldırıyorum dedi. Ve milyarlarını yatırım yapıp, dürüst çalışan vatandaşını da mağdur etti...
Ve malesef hiç bir geri adım atmadı ...
Şimdi acaba merkezler kendini okul a dönüştürmeye mi çalışacaklar ?
sayğılarımla...