Söylenenlerin tam tersine, engellilere ilişkin son genelge aileleri ve çocukları koruyor. Maliye yetkilileri okulların devletin üzerindeki yükü aldığını gördükleri için genelgeyi destekledi. Ailelere verilen eğitim yardımı asla kesilmez, çünkü özel eğitim devlete daha pahalıya mal olur...
Özel Eğitim Okulları Birliği Başkanı olarak yayın hayatına başladığı günden beri okulduğum Radikal gazetemizde çıkan, 'Engelliler seçim yatırımıymış' başlıklı haber nedeniyle yazma gereği duydum. Zira Radikal çıktığından beri objektif yaklaşımıyla doğru haberciliğiyle diğer gazetelerden fark yaratmayı başarmış ve ciddi bir okur kitlesi oluşturmuştur.
25.11.2007 pazar sabahı hepimizin yaptığı gibi sabah kahvesi ile 'gazete okuma' keyfi yapıyordum ki sözü edilen haberle donup kaldım. Radikal böyle bir haberi vermez, eline gelen haberin doğruluğunu araştırır dedim, yazarları sansasyon yaratacak, halkı yanlış yöne itecek yayın yapmaz dedim, ama maalesef oldu. Haberin doğrusu, size aşağıda belirttiğim gibidir.
Öncelikle şunu söylemeliyim, ben hükümet yanlısı bir kişi değilim ama bir söz vardır, 'Yiğidi öldür, hakkını yeme' diye... Engelliler konusunda yıllarca altyapı oluşturulmaya çalışılmıştır, ama bu hükümet cesurca yaklaşımlarla, çok ciddi kazanımlar sağlamıştır bu vatandaşlarımız için. Evde bakım ve eğitim yönetmeliği, ücresiz taşımacılık, özel eğitimde zorunlu eğitim yaşının üç-14 olması, kaynaştırma eğitimi vb. pek çok alanda ciddi atılımlar yapmıştır. Ben aynı görüşte olmasamda güzel yapılan her adımı alkışlar, yanında olurum, destek de veririm.
Yıllarca haberde yazıldığı gibi, siyasiler engellileri seçim için kullandı
ama bu hükümet değil, en azından eğitim alanında...
'Rant sektörü'
Uzun zamandır basın ve medyada takip edilebileceği gibi özel eğitim kurumlarıyla ilgili çok sıkıntılı haberler yayımlanmaktadır. 'Rant sektörü' olarak gelişmekte! olan bu sektörde resmi, özel bazı yetkililerin yanı sıra bazı aileler de dahil olmuştur ve özürlü çocuklar üzerinden ciddi bir rant sağlanmaktaydı. Ve daha önceki genelgeler açık ve net olmadığı için bu uygulamalardan engelli çocuklar, etik çalışan kurumlar ve devlet ciddi anlamda zarar görmekteydi.
5378 sayılı halk arasında 'özürlüler kanunu' olarak adlandırılan kanun kapsamında gelişmiş ülkelerde olduğu gibi engelli bireylerin eğitimi MEB'e devredilmiştir ve 1987 de emekli sandığı mensupları engelli çocuklarının, 1997 de SSK lı ailelerin engelli çocuklarının eğitim ve rehabilitasyon hizmetini karşılarken bu yasa ile sosyal güvencesi olsun olmasın tüm engelli çocuğu olan aileleri kapsamaktadır. Bu olması gereken sosyal devlet politikası göstergesidir ki bu yapılmıştır zira devlet tüm insanların devletidir ayrım yapamaz. Bu çok olumlu gelişmedir.
Yeni ele alınıyor
Özel eğitim hizmetleri ülkemizde daha yeni yeni ele alınmakta ve eğitimcisiyle, materyaliyle ve sınıf ortamıyla farklılık arz eden bünyesinde rehabilitasyonu içeren pahalı bir eğitim şeklidir bu nedenle çoğu dünya devletlerinde bu alana STK, özel sektör çeşitli teşviklerle çekilmeye çalışılmııştır. Ülkemizde de özel sektör teşvik edilmektedir. Ancak mevzuatlardaki boşluklar bu alana sırf ticari bakış açısıyla giren vur-kaç zihniyetiyle ne koparırsam kardır mantığıyla giren bir kesimin oluşmasına neden olmuştur. Bu kaostan en çok zarar gören zorunlu eğitim çağındaki engelli çocuklardır zira okul yerine merkezlere çekilmekteydi ve aileler fark ettiklerinde çocuklarının diploma alma şansı kalmamış oluyordu.
İşte 20 Kasım'da bakanımız imzasıyla çıkan genelge, bu çocukların haklarını korumakta, okullara yönlendirilmesini zorunlu kılmakta, bu alana ciddi yatırım yapan ve etik çalışan kurumların çoğalmasını teşvik etmekte ve eğitim ödeneğinin doğru adreslere gitmesini sağlamaktadır.
Kurumlar, olanaklar
Diğer yandan bu genelge, resmi özel eğitim okullarına giden engelli çocukların tekrar özel özel eğitim kurumlarına gitmesini engellemektedir. Bu şu demektir: Devlet engelli çocukları için okul açar, personel istihdam ederek ciddi bir ödenek ayırır. Bu okula giden çocuklara bir de özel eğitim kurumuna gittiğinde ayda belli bir ödenek ayırır. İşte bu genelge bu rantı kesti. Tamam, devlet okullarında belki hizmetler yeterli değil ama çözüm de bu değil. Öyle kurumlar var ki, devlet özel eğitim okullarında okuyan tüm çocukları bir de kendi kurumunda sözüm ona eğitiyor. Ama bu genelge birden fazla özürü olan çocuklar için özel eğitim hizmetinden özel özel eğitim kurumlarından yararlanmasına olanak veriyor. Bir çocuk düşünün zihinsel ve işitme engelli olsun, veya zihinsel ve spastik. devlet bu çocuğun zihinsel engeli için bir okul açmış ve bu yönüyle hizmet veriyor kendi kurumunda. Ama işitme engeli için veya spastikliği yönünden rehabilite edemediği için bu özürleri
için bireysel eğitim almasına izin veriyor yani çocuğun her yönüyle
eğitim almasına olanak veriyor.
Kaynaştırma yani normal akranlarıyla normal bir ilköğretim veya ortaöğretim okuluna giden engelli bir çocuk için özürüne göre bir özel eğitim kurumundan bireysel destek almasına da olanak sağlıyor. Özel eğitim okullarının bünyesinde rehabilitasyon hizmeti veren birimler olduğundan öncelikle bu birimlere yönlendirilmesi demek, çocuğun hem okul programını hemde rehabilitasyon hizmetini aynı çatı altında birlikte almasını sağlamak demektir ki doğru olan da budur. Aileyi ve çocuğu kurumlar arası taşımayı önlemesi açısından daha ekonomik ve etiktir.
Diğer yandan söylendiği gibi ödenekler kesilmeyecek, tam tersine yıllardır altı seans eğitim veren merkezlerle 120 saat eğitim verip çocukların mesleki beceri kazanıp hayata üretken olarak atılmalarını sağlayan okullara gönderen ailelere aynı eğitim desteği vererek oluşan haksızlığı giderecektir. Kaliteli hizmet veren kurumlar bu hizmetinin karşılığını alacaktır ve bunun için gereki düzenlemeleri Maliye Bakanlığımız yapma sözü vermiştir.
Doğru bilgilendirme
Bu genelge söylenenin tam tersine aileleri ve çocukları korumaktadır. Maliye yetkilileri okulların devletin üzerindeki yükü aldığını gördükleri için bu genelgeyi desteklemişlerdir. Bundan sonra yapılacak çalışmalar her iki bakanlıkta da daha güzele ulaşmak içindir. Ailelere verilen eğitim yardımı asla kesilmez çünki özel eğitim devlete daha pahalıya mal olmaktadır ve bakanlığımız özel sektörü desteklemek yükü yarı yarıya azaltmak demek olduğunu bilmektedir.
Bir avuç suda fırtına çıkaranlar bu sektörde hizmetten çok kar düşünen kesimlerdir ya da siyasi emelleri için taraftar toplamaya çalışan kişilerden oluşmaktadır. Ama ne yazık ki bazı medya kuruluşları da gerçeği bilmeden, farkında olmadan bu kesimleri desteklemektedir. Lütfen bir kere olsun bu çocukların üzerinden siyaset yapmasın kimse. Bir ülkenin gelişmişliği o ülkenin engellisine verdiği değerle ölçülür, gelişmek istiyorsak bunu bir daha düşünmek gerek. Toplumların doğru bilgilendirilmesi, bilinçlendirilmesi ve gelişmesi için medya ve yazılı basına ciddi anlamda görevler düşmektedir.
Özel Eğitim Okulları Birliği Başkanlığım yanı sıra spastik, zihinsel, otistik engelli çocukların ailelerinin oluşturduğu pek çok derneğinde danışmanı ve yönetim kurulu üyesiyim... Yaklaşık 30 yıldır bu ülkede özel eğitim hizmetlerinin etkin olması için her düzeyde mücadele etmiş akademisyen, özel sektör ve STK çalışanıyım. bu ülkede bir şeyler güzel gidiyorsa birileri bunu bozmaya çalışıyor ve mehter yürüyüşü gibi bir ileri, iki geri gidiyoruz. Artık hükümetler güçlü olmalı ve doğru attıkları adımlardan geri gitmemelidir ki bu düzen değişsin.
***
Diğer yandan genelgedeki uygulamalar haberde bahsedildiği gibi keskin değil, zamana yayılarak uygulanacağı bilinir ama maksat muhalefet yapmaksa farklı yorumlamak işimize gelir.
Bizler temsil ettiğimiz kurumlar olarak, temsil ettiğimiz aileler olarak, özel eğitim alanında çocuklarımız lehine güzel gelişmeler olacağına inanıyoruz bu nedenle güzel ve doğru yapılan her çalışmayı destekliyoruz... Medyayı ve basını da bu alanda güzel ve doğru olan çalışmalarda taraf olmasını istiyoruz, gazetem Radikal'den mutlaka!
Uzm. Sevinç Eraslan: Özel Eğitim Okulları Birliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
Kaynak: http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=240051&tarih=28/11/2007
Yorum yapanları görebilmek ve yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
oğlum şimdi rehabilitasyon eğitiminden yararlanamayacak bu genelgeye göre
çünkü bağımlı oçeme kayıtlı.Ancak bu bağımlı oçemin 2 yıldır öğretmeni yok.
Gelen öğretmenide biz uzaklaştırdık 63 yaşında ve bize çocuğunuz duymuyor kulaklarında bir sorun var diyen ve derslerde uyuyan bir öğretmendi kendisi...Oğlum rehabilitasyon eğitimiyle okuma öğrendi.
Şimdi devam edemeyecek çünkü hiçbir alt yapı oluşturulmadan okula yönlendirildik.Ne oldu şimdi gidin öğretmen gelene kadar bekleyin ...
Cumhurbaşkanlığıdnan valiliğe ordan il eğitime yönlendirildik ve onlarda öğretmen yok dedi...
Ben genelgeye karşı değilim ancak çok zamansız olduğunu düşünüyorum oğlum 3.sınıf öğrencisi olmalıyken ilk yılımızı sınıf açtırmaya verdik 2 yıldırda öğretmen bekliyoruz.
Peki ben bu olumlu genelgenın neresinden yararlanayım oğlumu hangi okula göndereyim..
sevgilerimle
Benim hem özel eğitim okulum hem de özel eğtiim ve rehabilitasyon merkezim var. Yeni çıkan genelge bizden de birşeyler alıp götürmekte... Ancak benim burda üzerinde durmak istediğim tamamen farklı bir konu...
Biz AB AB diyoruz ama hala AB ye girmeye hak kazanacak kadar medeni davranamıyoruz. Çok tahammülsüz davranıyoruz. Hemen linç ediyoruz. Hemen heyecana kapılıyoruz ve geçmişte çoook hizmetler vermiş olsalar bile birçok arkadaşımızı tek bir hatası ile bile silebiliyoruz. Bu nasıl anlayış. Bu nasıl bir davranış biçimi. Biz bu kadar mı kendimizi kaybediyoruz.
Sektörden bir arkadaşımız Sayın Bakanla görüşmüş ve görüşlerini sizinle paylaşmış, paylaşmayabilirdi de.. Bu kişi yazısında da belirttiği gibi 30 yıl özürlüler alanında hizmet vermiş, sektörün duayenlerinden biri olduğu her hali ile belli. İnternette hakkında araştırma yapmadan da bu yazıyı kaleme almak istemedim. Ve yaptığım araştırma neticesinde donanımlı biri olduğunu gördüm.
İşte size araştırma sonuçları:
1987 Yılında Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi özel eğitim alanında “bilim uzmanlığı”,
1988-1995 yılları arasında Almanya’da “testörlük” unvanı aldı.
Aynı ülkede 25 Özel eğitim merkezinde araştırma ve incelemelerde bulundu ve özel eğitim mevzuatının yanı sıra tanılama, konuşma terapisi, bireysel eğitim, rehabilitasyon, özel eğitimde materyal ve bilgisayar kullanımı, eğitim yöntem ve teknikleri, özel eğitimde “çoklu zeka ve high-scope, montessori yöntemleri ve uygulama” konularında uygulama ve araştırma yaptı.
İspanya’da “özel eğitimde teknolojinin kullanılması ve mesleki eğitim, Rehberlik ve Araştırma Merkezi' nin konumu ve geliştirilmesi, Avrupa Birliği normları, engellilerin istihdamı ve iş yerlerine rehberlik, görme engellilerin eğitiminde bilgisayarın yeri ve kullanımı” konularında 1998-2000 yılları arasında araştırmalar yaptı.
Avusturya’da kaynaştırma eğitimi,
Almanya ve Amerika’da “erken çocukluk eğitimi ve aile eğitimi programları” konusunda araştırmalar yaptı.
Türkiye’de ilk kez Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ve programı Talim Terbiye Kurulu onaylı ana-baba okulu, özel eğitime yardımcı eleman yetiştirme kursu ve lise mezunlarına Çocuk Gelişimi ve Eğitimi kursu açtı.
1996 yılında “üstün yetenekli çocuklar için okul öncesi eğitim merkezi” kurdu. Halen otistik çocuklar merkezinde aile eğitim programları ve öğretmenlerin eğitimi, ailelere rehberlik ve danışma hizmetleri konusunda çalışmalar yapmaktadır. Benim internetten bulduklarım bunlar.
Ben Sevinç Hanım’ın hamisi veya yardakçısı değilim. Ancak bizim tarihten gelen köklerimiz ve inancımız; bir insana, hele bir bayana bu kadar acımasızca saldırının doğru olup olmadığını oturup enine boyuna düşünmemizi gerektirir. Bu kadar donanımlı bir insan, bu kadar sektöre hizmet etmiş bir kişi olduğunu gördüm. Yazdığı veya yaptığını eleştirebilirsiniz. Görüşlerine katılamayabiliriz. Bir kısmına; yarama bastığı için ben de katılmıyorum. Ama hakaret boyutunu bir insan olarak kabul edemiyorum. Her ne kadar zararı bana dokunsa da.
Benim bundan 1,5 ay evvel yine bu sitede bir teklifim olmuştu. Bütün derneklerimiz ve birliklerimiz bir olmalı, federasyon çatısı veya platform oluşturarak ortak hareket etmeli, dolayısıyla farklı görüşler bir arada hamur yapıldıktan sonra ilgili birimler ve ilgili bakanlıklarla görüşmek suretiyle sorunlara daha kolay çözüm ve ortak dil kullanılsın diye. Bu temennimi yineliyorum. Yoksa bizlere başka yerleriyle gülerler. İşte bu sitede kendimize ve birbirimize düştüğümüzü görüp gülenlerin 0lduğu gibi…
Hepinize saygılarımla…
Sıtedekı yorumlarınızı okudum dogrusu yaklasımlarınızdan utandım ve uzuldum. Yazmamayı tercıh ederdım ama ben ozel eğitime 30 yılımı verdım, boşa gıtsın ıstemem. Ozel eğitim okulları derneği başkanı olmam belli ki merkezlerde on yargı oluşturmuş yada oluşturtulmuş. Bu nedenle sağlıklı dusunemıyorsunuz. Yazdığım hangı satırda merkezlerı rantcı dıye suçladım acaba? Okullar mukemmeldır dedığımı de hatırlamıyorum.Sadece okullaşmak devlete katkı vereceği için tercıh edilmelidir dedim. Ve bu goruşumu de sonuna kadar arkasındayım, ama bu merkezlere karşıyım anlamında yorumlanmamalıdır.
Sozu edılen genelge cıktıgından beri eleştırılıyor bır de bırlıkte ıncelıyelım hangı maddesı yasaya aykırı?Hangı maddesı çocukların haklarını elınden alıyor ? hangı madde merkezleri kapatıyor?
Madde 23 mü? Ne dıyor bu madde- zorunlu egitim cagindaki engelli cocuklarin zorunlu egitimlerini (resmi veya ozel ayrimini yapmaksizin) okullarda almalarini zorunlu kiliyor ' bu cocuklarin ilkogretim diplomasi alip meslek egitimine veya iş- kur kanaliyla işe yerlestirilmesine olanak taniyor' . pekı bunun neresi yanlis? Çocuklar adına yanlış yok değil mi?
Madde 5 ..resmi ozel eğitim okuluna gıden çocukların tekrar bır ozel eğitim merkezıne gıtmesı sızce doğru mu? devletin acmis oldugu ozel egitim okuluna giden cocuk icin devlet ,ayni egitim icin tekrar egitim bedeli neden odesin? odemek istememesinin neresi yanlış ?
Ancak…… deyip devam ederek ;kendi okuluna giden birden fazla ozuru olan cocuklara ikinci ozuru icin hizmet veremedigimden dolayi' ozel egitim kurumlarina yonlendiriyorum., diyor. cocuklarin her yonuyle egitim alması için ozel sektorden destek istiyor ve bedelini de butçeme gore odeyecegim diyor. Yanlış bunun neresinde ?
Madde 4…Kaynastirma egitimine giden cocuga bireysel egitim veremedigi icin ozel sektorden bu konuda da destek istiyor ve bedelini de odemeye calisiyor. Grubu kendi yapıyor, yanlış mı?
Sevgili arkadaşlar,
bu genelge ile kurumlarına 'benim ozel egitim alaninda ayiracagim butce belli bu nedenle birbirimizin eksiklerini tamamlıyalım ki bu butceden herkes hakkinca yararlansin' diyor.
ozel egitim merkezlerinden sadece zorunlu egitim çagı cocuklar çıkariliyor ( bu çocukların eğitim hakkına hiç birinizin engel olmayı düşünmediğinizden eminim) .
şimdi soruyorum;
1- 0-6 yas cocuklarinin merkezlere yonlendirilmesinde bir engel var mi? hayir
2- 14 yas ustu engelli cocuklarin yonlendirilmesinde bir engel var mi? yok
3- Ikinci ozurleri olan tum yas ve ozur gruplarindaki engelli çocukların merkezlere yonlendirilmesinde bir engel var mi? yok
4- Kaynastirma cocuklarinda `destek egitim merkezlerine yonlendirmede bir engel var mi ? yok
5- Çocuklar once resmi okullara yönlendirilecek sonra ozel okullara diyen bir madde var mı? yok, tam tersi aileye seçme şansı veriyor diyor ki “ ben sana destek eğitimi vermem, ister her türlü eğitimi alacağın okula, istersen sadece bir yönden eğitim alacağın okula git, tercih senin” diyor.
peki neden o zaman yandik-bittik muhabbeti? anlamis degilim.
Şimdi de şu soruları kendinize sorun ,lütfen:
ayni tepkiyi neden devlet egitim yardimina zam yapmadiginda gostermedik acaba? hak etmedigimizi dusunduklerinde neden hayır ben çok iyi hizmet veriyorum, bu davranışın emeğime hakarettir diye tepki gostermedik? madem herkes iyi calisiyor kim bu sektoru bu kadar ayaga düşüren?? neden bu kisilere meslek gruplarindan tutun da sektorde ciddi calisiyorum diyenler tepki gostermedi?Neden sektöre yeni girenlerin öğretmenlerimizi almasına, öğrencilerimizi ve ailelerimize bazı teklifler getirerek kendi merkezine götürmesine tepki göstermedik? Birlik beraberliğimizi sağlayamadık? Kağıt üstü öğretmenlerin türemesine, bu tür teklifleri yapanlara veya yaptırtanlara karşı aynı birlikteliği sağlamadık? Efendim devlet denetleseydi, yapanlara ceza verseydi? Işte devlet denetliyor ve içimizdeki rezillikleri gördü, bunun için tedbir alıyor, ben temizim demek yetmiyor artık, çünkü “ben” yoktur sektörlerde “ biz” vardır “siz” vardır.. sepetteki bir çürük elma tüm sepeti kokutur, ayıramazsın uzaktan hangisi diye..Biz oto-kontrol sistemiyle sektöre salt ticari amaçla giren iş ahlakından uzak kişileri doğruya yönledirseydik ya da içimize almasaydık sektör bu duruma düşmezdi ve biz bu platformda eğitim modellerinden, başarılarımızdan söz eder olurduk.
Bizim kendi icimizde yapamadigimizi devlet yapti cunku devlet bizden destek bekledi' ama biz onun yaninda olmadik . 1987 lerden 1997 lere kadar biz ona destek verdik oda sektore saygılıydı ve hizmetimize deger veriyordu ve bunu egitim bedellerine %100 zam yaparak ' fatura ekinde sadece rapor isteyerek gosterdi. simdi neden fatura ekine bir dosya kadar evrak ekliyoruz ?
bu genelge sizi kendinize getirmeli? bu genelge dogru bir genelge uzun vadede baktiginizda sizin yarariniza oldugunu anlayacaksiniz? kaliteli bir hizmet sunarak simdi bireysel+grup egitiminden aldiginiz bedeli sadece bireysel eğitimden alacaksiniz? devlete desteginiz var oldugu surece sizler de varsiniz ' bunu unutmayin.
Kıssadan hisse;
Aziz Nesin (rahmetli) bu milletin %60 ı aptal dediginde herkes tepki gostermisti. ben hic tepki gostermedim.
neden dediler'
cunku ben kendimi %40 içinde görüyorum dedim.
Rant sektörü denince ben sizlerin % 40 içinde olduğunuza eminim. Bir de siz farketseniz bunu….
Sevgilerimle..
Uzm. Sevinç ERASLAN
Özel Özel Eğitim Okulları Birliği Başkanı
Aynen Aktarıyorum :
Şimdiye kadar yapılan yorumlardan genelgenin anlaşılamadığı bu nedenle de bazı çevrelerce kaos yaratılmak istendiği gözlenmektedir. Lütfen bu tür kışkırtmalara kanmayın. Bazı çevrelerin kendi çıkarları için sizleri kullanmasına izin vermeyin. Bilhassa merkezi olan arkadaşlar sağ duyulu bakarsanız merkezler aleyhinde maddeler içermediğini göreceksiniz.
Okulların içinde de merkez hizmetleri var, gönül bütün çocukların sağlıklı olmasını ister ama ne yazık ki hali hazırda açılan kurumlara hatta açılacak binlerce kuruma da yetecek engelli çocuk var
Yorumsuz
Şimdi bir kaç okula öğrenci bulmak için 23. madde işletilecek ve kaynaştırma öğrencileri ayrıştırılarak eski günlere 573 'den önceki günlere dönülecek...
Vah bizim emeklerimize.
Bu çocuklar 1 saatini bile normal okulda akranları ile geçirsin diye çırpınmalarımıza...
biz boşuna uğraşıyormuşuz...
Ama bazıları merak etmesin bu ülkede hepimize yetecek kadar engelli var diyor birileri...
Çok üzüldüm
2.hükümet ile devlet farklı şeylerdir..hükümet gibi duran hükümet kadar, devlet gibi duran devlet kadar yaşar.
3.suistimal yasa ile değil, denetleme ile engellenir.
3.mehteran seremoni yürüyüşü 700 yıldır iki ileri bir sağa, iki ileri bir sola şeklindedir.
yorumum tamamen kişiseldir, kurumum adına yapılmamıştır.
arz ederim
Kürşat SATIOĞLU
EVET KISA VADELİ OLARAK MADDİ VE MANEVİ BİR TAKIM SIKINTILAR OLUŞACAKTIR. AMA UZUN VADE DE HEM SEKTÖRE KALİTE ANLAYIŞI YERLEŞECEK, HEM DE TOPLUMUN VE DEVLETİN GÖZÜNDE KURUMLAR HAKKINDA MEYDANA GELEN OLUMSUZ İMAJ BÜYÜK ÖLÇÜDE SİLİNEREK , SAYGINLIK KAZANACAKTIR.
Mesajındaki gerekçelerin haklı olmadığını hepimiz biliyoruz. Bizde yıllardır bu sektör içindeyiz ve OKUL kavramının yanlış olduğunu savunuyoruz.
Şimdi ne olacak?
Ben çocukları özel okullara izole etmeyi değil, NORMAL okullara kaynaştırmayı savunuyorum.. özel okula ne gerek var? Ben REHABİLİTASYON yapıyorum, yani çocukları normal yaşama uyum sağlamaya hazırlıyorum, okul müfredatıyla ne ilgisi var?
Neyse, sonuç olarak SEVR anlaşmasına benzer bir genelge çıkmış.. Vatana millete hayırlı olsun...
Yazınızı Özel Melek Evi Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi çalışanları olarak üzüntü ve hayretler içerisinde okuduk.Rehabilitasyon merkezlerinin işlevsiz olduğunu, hiçbir amaca hizmet etmediğini dile getirmişsiniz.
Anladık ki siz şehir merkezinden hiç çıkmamış, köylerdeki öğrenci ve öğretmenler için mevcut olumsuz koşulları hiç gözlemleyememişsiniz.Şuanda mevcut öğrencilerimizin % 85
keşke dedikleri gibi okullarda bu iş yapılbilse ... ama yetri kadar öğretmen olmadan ve yeni öğretmen yetiştirmek için bölüm bile açılmadan... öğretmen yetiştirmeden böyle bir işe kalkışmak bence çok yanlış... yarın bu çocukların ve ailelerinin nasıl etkileneceğini malesef üzülerek izleyeceğiz hep beraberce....
bence altyapısı oluşturulmadan, kısa bir sürede aceleye getirilerek ve sizin baskılarınızla çıkartılan bu genelge , kanunlara ve yönetmeliklere aykırı olan bu genelge tam bir fiyaskoyla sonuçlanacaktır... ve geri alınacaktır. alınmak zorundadırda...
sizlerin sandığı gibi bakan imzaladı bu iş bitti mantığı yanlıştır. devlet ciddi olmalıdır. bir gün yasayla verdiğini genelgeyle geri almaya kalkmamalıdır.
bu işin çözümüde; üniversitelerde özel eğitim bölümleri açılır. önce öğretmen ihtiyacı karşılanır. bu arada o yanlış yapan kurumlar denetlenerek yanlış yapmamaları sağlanır. daha sonra bu işe bi miyad biçilir ve denirki mesela ... bu kurumlar bir sene sonra bu hale gelecek ona göre yatırımınızı yapın... ona göre personelinizi alın... gibi gibi.....
ayrıca biz kendi namımıza aldığımız ücretleri ki ( yarısını vergiye veriyoruz....)son kuruşuna kadar hakettiğimizi düşünüyorum.. sizin dediginiz gibi bu işi rant olarak degil hizmet olarak görüyoruz...
Sayın Eraslan siz bir uzman olarak Rehabilitasyon Merkezlerini "RANT" kapısı olarak deklare etmişsiniz ve bence çok talihsiz bir açıklama yapmışsınız."RANT" kelime anlamı haksız kazançtır. Pekala bu kurumlar sadece bu bireylerden para kazanıyor ve hiç bir çalışmada bulunmuyor öylemi? Pekala Sevinç hanım bu kurumlarla ilgili bir çok söylenti için acaba meb ne yaptı efendim neymiş bak size örnek vereyim falan kurum öğrenciyi kuruma getirmiyormuş , yok falan kurum personel diploması çalıştırmıyormuş,yok falan kurum erzak dağıtıyormuş tamamda hanfendi gidin mebe sorun madem bu kurumları biliyor bu kurumlara yaptırım olarak neler yapmış sorun öğrenin. Ne göreceksiniz biliyormusunuz sadece lafta olduğunu sizde bundan faydalanmak isteyen , bunu düzeltmek yerine olayı alevlendirmeye çalışan bireyler olarak sizi kınıyorum.