Mahalle çocuklarını engelli gösterip devleti 500 trilyon soymuşlar
Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu'nun 6 aydır sürdürdüğü soruşturma tamamlandı. Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri üzerinden 500 milyon YTL'ye ulaşan yolsuzluk tespit edildi.
Olmayan öğrenciyi varmış gibi göstererek veya aynı öğrenciyi farklı farklı illerde kurslara kayıt yaptırarak devletten milyonlar götürülmüş. Bakanlık şimdi bu paraları söz konusu merkezlerden tek tek istiyor. Türkiye genelinde bin 700 rehabilitasyon merkezini inceleyen müfettişler, devleti dolandıran kurslardan şu ana kadar 60 milyon YTL tahsil etti. Çok sayıda kuruma zimmet çıkarılırken ihmali olan görevliler hakkında da ceza talep edildi. Bir başka ilginç nokta ise, yolsuzluklarda bakanlığa bağlı Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün hatalarına dikkat çekilmesi. Müfettişler devletin zarara uğradığı pek çok hatalı ödemede genel müdürlüğün illerden gelen taleplere 'olur' yazılarıyla destek verdiğine değiniyor.
Engelliler üzerinden devleti soymuşlar
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Maliye Bakanlığı müfettişleri 6 aya yakın süredir yaptığı çalışmalar sonucunda özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin devleti 200 milyon YTL dolandırdığını tespit etti. Olmayan öğrenciyi varmış gibi göstererek veya aynı öğrenciyi farklı farklı illerde kurslara kayıt yaptırarak devletten alınan paralar şimdi kurumlardan tek tek isteniyor. Türkiye genelinde bin 700 rehabilitasyon merkezini inceleyen müfettişler, devleti dolandıran kurslardan şu ana kadar 60 milyon YTL parayı tahsil etti.
Türkiye'de zihinsel ve fiziksel engelinden dolayı okula gidemeyen 190 bin özürlü bulunuyor. Hükümet, engelli çocukların eğitimi için 2004 yılından itibaren yeni projeler başlattı. Bunlardan biri de engelli öğrencilere destek amaçlı özel rehabilitasyon merkezlerinde aldığı eğitime maddi destek verilmesiydi. Devlet, özel eğitim merkezlerinde verilecek eğitim karşılığında öğrenci başına ayda 406 YTL maddi destek verecekti. Bu amaçla devletin yıllık bütçeden ayırdığı paranın miktarı 1 milyar YTL'yi buluyor. Ancak devletin sağladığı imkânları istismar eden çevreler 2006 yılı Haziran ayından itibaren başlayan büyük yolsuzluklara bulaştılar. MEB, Türkiye'deki en büyük yolsuzluk olaylarından birini ortaya çıkardı. Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu'nun yaptığı soruşturma dün sonuçlandı. Ortaya çıkarılan yolsuzluklardan en ilginci Adana'da yaşandı. Aralarında mahalle muhtarı ile rehberlik ve araştırma merkezi (RAM) öğretmenlerinin de bulunduğu organize bir ekip, mahallenin tüm çocuklarına önce hastaneden zihinsel engelli raporu aldı. Raporlu öğrenciler daha sonra RAM'dan eğitim için özel rehabilitasyon merkezine yönlendirildi. Böylece özel eğitim merkezinde öğrenci gibi gösterilen çocuk başına aylık 406 YTL devlet kasasından para çekildi. Bakanlık müfettişleri ayrıca çok sayıda öğrenci için 4-5 ayrı vilayetten aylık para çekildiğini tespit etti. Bakanlıkta merkezî öğrenci kayıt sisteminin bulunmamasından faydalanan kişiler, zihinsel engelli bir öğrenciyi Ağrı, Adana, Osmaniye ve İzmir gibi 4 ayrı vilayette öğrenci gibi göstererek devletten her ay para aldı. Mükerrer öğrenci göstermenin yanında ücretsiz öğrenci kontenjanlarının da ücretli gösterildiği yine tespit edilen yolsuzluklar arasında. Özellikle Ankara, İstanbul ve İzmir'de her bir kurum için geçerli olan öğrenci sayısının yüzde 3'ü oranında ücretsiz öğrenci okutma işlemini neredeyse hiçbir kurumun yapmadığı ve ücretsiz öğrenciler için belirlenen kontenjanlara ücretli öğrenci alındığı belirlendi. Yapılan araştırmalarda öğretmenler için de fazladan ücret ödendiği tespit edildi. Özel eğitim merkezleri bir öğretmeni farklı farklı kurumlarda aynı anda çalışıyor gibi göstererek devletten bu öğretmenler için para aldılar; ancak bu öğretmenlerin yerine meslek lisesi öğrencilerini bile çalıştırdılar. İstanbul'da yapılan incelemeler sırasında Üsküdar'daki bir eğitim merkezinde çalışan öğretmenin kâğıt üzerinde Avrupa yakasındaki bir ilçede de haftada 40 saat derse girdiği belirlendi. Kâğıt üzerinde 'derse girdi' şeklinde gösterilen öğretmenin yerine ise gerçekte meslek lisesi öğrencilerinin zihinsel engelli çocuklara ders anlattığı ortaya çıktı. Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin söz konusu yolsuzluklarda devleti uğrattıkları zararın miktarı 200 milyon YTL olarak hesaplandı.
İhmali olanlar görevden alınacak
Müfettişler çok sayıda kuruma zimmet çıkarırken ihmali olan görevliler hakkında da ceza talep etti. Müfettişler, yolsuzluklarda bakanlığa bağlı Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün hataları olduğuna dikkat çekiyor. Müfettişler devletin zarara uğradığı pek çok hatalı ödemede genel müdürlüğün illerden gelen taleplere 'olur' yazılarıyla destek verdiğine değiniyor. Teftiş Kurulu'nun Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'e vereceği rapora göre Genel Müdür Öner Güney'in görevden alınacağına kesin gözüyle bakılıyor.
Yorum yapanları görebilmek ve yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Devleti dolandıran rehabilitasyon merkezleri, aileleri maaşa bağlamış
10 Temmuz 2008 07:10
Özel rehabilitasyon merkezlerinin öğrenci toplamak için kapı kapı dolaşarak ailelere 100-150 YTL maaş teklif ettiği belirlendi.
'Özel okul, üstelik ücretsiz' diyerek aileleri kandıran bir merkeze iki sağlıklı çocuğunu kaydettiren inşaat işçisi Abdulaziz Öncü, "1 yıl önce yazdırdım, 1 ay gitmediler. Sağlık raporu düzenlenip kayıt yapıldığını öğrendim. Gittiğimde gel anlaşalım denince olayın farkına vardım. Meğerse benim akrabalarımın da içinde bulunduğu ailelerden çocuk başına aylık 100-150 YTL maaş bağlamışlar." dedi. Rehabilitasyon merkezleri, kayıt yaptığı her çocuk için devletten ayda 406 YTL alıyor.
Adana'nın Dağlıoğlu Mahallesi'nde oturan inşaat işçisi Öncü'nün verdiği bilgilere göre geçen yıl önce iki bayanın evine geldiğini ve özel bir okulda çalıştıklarını söyleyerek, çocukların dersleriyle ilgili sorular sorduğunu anlattı. Öncü, çocukların dersleriyle ilgili bazı sorunlar yaşadıklarını söyleyince, bayanların "Sorun değil, çocuklarınızı ücretsiz kayıt yapıyoruz." dediklerini aktardı. İstedikleri evraklarla birlikte çocukları merkeze götürdüğünü aktaran Öncü, şunları anlattı: "Oğlumun matematik dersi biraz zayıftı, ben de bu bir avantajdır diyerek, kayıtlarını yaptırdım. Daha sonra kaydı yapan kadın ile merkez arasında maaş sorunu yaşanınca yanımıza geldi. 'Ben başka bir merkeze geçtim, çocuklarınızı oradan alıp bize yazdırın, size ayda 100 YTL verelim.' dedi. Şaşırdım, meğerse mahallede kayıt yaptıran kişilere aylık 100-150 YTL arasında her ay ücret ödüyorlarmış. Çocuklarıma özürlü raporu düzenlendiğini söyleyince soluğu bu merkezde aldım." Rehabilitasyon merkezine giderek çocuklarının raporlarını isteyen Öncü, burada kendisine, okuldaki görevlinin "Gel seninle anlaşalım ancak mahalleli duymasın yoksa bu iş patlak verir." dediğini kaydetti. Dağlıoğlu Mahallesi'nde en az 200 ailenin, kendi köylülerinden de 20 ailenin maddi durumlarının iyi olmadığından çocuklarını hiçbir engeli olmamasına rağmen özel merkezlere kayıt yaptırdıklarını ileri süren Öncü, "Rehabilitasyon merkezleri, her çocuk için devletten ayda 406 YTL alıyorlarmış. Yazık, bu parayı devlet veriyor ancak bizim sırtımızdan çıkıyor." diye konuştu.
Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri ise şehrin varoşlarında öğrenci avına çıkıp, ailelerine 100-150 YTL vermeyi taahhüt eden merkezlerden 40'ına hiçbir kusuru olmayan öğrencileri kayıt yaptırıp devleti zarara uğrattıkları gerekçesiyle 90 bin YTL'ye varan ceza kesildiğini, 20 okulun müdürünün görevinden alındığını, 5 özel merkezin ise geçici süreyle kapatıldığını bildirdi.
Yolsuzluğa 'merkezî kayıt'la önlem
Milli Eğitim Bakanlığı, engelli öğrenciler üzerinden yapılan yolsuzluğu önlemek için yeni bir sistem geliştirdi. Zaman dün 'Mahalle çocuklarını engelli gösterip devleti 200 trilyon soymuşlar' başlıklı haberle konuyu gündeme getirmişti. Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Öner Güney, bütün illere bir genelge göndererek, engelli öğrencilerin kayıtlarının bundan sonra 'Özürlü Birey Modülü'ne göre merkezi sistemle yapılacağını duyurdu. Buna göre özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine kayıtlar, TC kimlik numarasına göre merkezi kayıtla yapılacak. Merkezlerin, sisteme her ayın son 3 günü verdikleri eğitimlerle ilgili veriler gireceğini belirten Güney, önümüzdeki aylarda ödemelerin veri tabanındaki bu bilgilere göre yapılacağını kaydetti. Güney, veri girişlerinin süresi içinde ve sağlıklı yapılmaması halinde ise merkezlere para ödenmeyeceğini vurguladı. Tuncer Çetinkaya, İstanbul
Ziya İp
sektörde çalışmayanlar dolandırıcı gözüyle bakıyor kurumlara. sektördekilerde dışardakilerin onları anlamadığını düşünüyor. iki görüşte kendisine haklı gerekçeler bulabilir elbette. ama bu iki görüşte bir kenara bırakılıp birey yani engelli merkeze alınsa herhalde anlaşılamama sorunu bir nebze ortadan kalkacaktır. düşününki bir otistiğin,bir downlının, bir sp hastasının eğitimi sadece ve sadece 44 hafta yani 9 ay ve şöyle düşünün bunlardan biri sizin çocuğunuz acaba ne yapardınız ne düşünürdünüz.
ayrıca soruşturmanın olduğu illerden birinde görev yapıyorum. açıkçası bütün fatura kurumlara kesiliyor. bütün bunların sebebiyet veren milli eğitim camiası ise lekesiz (!) pür pak(!) ortada duruyor. lekeli görülüp ceza verilenlerde ise adalet kırıntısı görünmüyor...
1- ENGELLİ ÇOCUK AİLELERİNE, ÇOCUĞUN KURUMA DEVAM ETTİĞİNE DAİR 1 YILLIK İMZA ATTIRIYORLAR.ÇOCUK REHABİLİTASYONDAN AYRILINCA O İMZALARI KULANARAK ÇOCUĞU OKULA GELMİŞ GİBİ GÖSTERİYORLAR.BUNDAN DOLAYIDA:
2- İKİAYRI KURUM AYNI AY AYNI ÇOCUGA FATURA KESEBİLİYOR.NASILMI:) : ÇOK KOLAY; BİLMİYORLARKİ ZATEN.ÇOCUK AYNI İLDEKİ DİĞER KURUMA GİDİYOR.ÖTEKİ OKULUN HABERİ YOK BUNDAN.İKİSİ BİRDEN AYNI AY FATURAYI KESİYORLAR.(SANIRIM BU TARZDAKİLERİ MÜFETTİŞLER FARKETMİŞLER.CEZA KESMİŞLER. :) )
3- ENGELLİ ÇOCUK AİLELERİNE ''1 YIL VEYA 2 YIL KURUMDAN AYRILMAYACAĞIM'' A BENZER BELGELER İMZA ATIRILIP TEHDİT EDİYORLAR.AİLE DE ÇOCUĞUNU BAŞKA KURUMA VEREMİYOR.BU RESMEN BİR SUÇ.
Hangi biriyle ugrassınlar müfettişler :)
Bu arada burda çeşitli yazılar cıkıyo.Fakat bunlar alıntı.Gazete ve haberlerden alıntı.Alıntı yaptınız yeri bence yazmalısınız!!!
Lütfen samimi olalım eğerki bu vurgunuda cesur yüreklilikle burada tartışabilseydik tamam samimiyetimize herkez inanırdı. ama neyazıkki yolsuzluklarda, usulsuzluklerde(usulsuzluk illada kagıt üzerinde değil bunu kurumlarda çalışan vicdan sahibi arkadaşlarım ne demek istediğimi çok iyi anlıyor eğitim alamayan çocuğun yıllarca kurum koridorlarında dolaşması ve ailesine birazda mahcup şekilde İLERLEME VAR OĞLUMUZ KIZIMIZ İLERLİYOR ÇOK DEĞİŞTİ demek yolsuzluk değilmi buna ilk sebeb olan eğitimi sınırlandırmayan devlet sonrada kurumlar)sanki hiç birşey yok gibi davranıyoruz ama bir komisyıon gelirlerin kısılması ile ilgili bir yasa cıkaracak olduğunda ortalıkta bir kaos ortamı ve bir şekilde velileride yanımıza alarak tepki oluşturuyoruz. artık biz uzmanlar , bakanlığımız ve duyarlı ve gercekten amacı bu yavrularıızı eğitmek olan kurumlar artık özeleğitimin tatlı kar edilebilecek bir alan olmaktan cıkarılıp eğitime gönül vermiş bireylerin hizmet verebileceği bir alan olarak yeniden yapılandırılması gerektiğini neyazıkki anlamış bulunuyoruz
Sayın veliler siz merak etmeyin devletin burada yapmaya calıştıgı çocuklarımızı eğitimsiz bırakmak değil öyle olsaydı 190 bin cocuğun raporuna imza atmazdı ve bizlerde imzalarımızla hergün bu cocuklarımızı bu haktan yararlanmaları için çalışıyoruz devletin ve bakanlığımızın yapmaya çalıştığı bu usulsüzlükleri bu haksız kazançları cve amacı eğitimden daha çok tatlı kar peşinde olan insanları bu alanlardan uzaklaşmak lütfen sayın veliler bu kurumların düzelmesi bizden cok sizin elinizde. Devletimizin size sağlamış olduğu bu hakkın arkasını savunun ve sorgulayın
Not: yorumlarım ne yazıkki sayıları cokda fazla olmayan değerli kurum ve çalışanlarına yönelik değildir..
işin iyice suyu çıktı da.
Çünkü sadece bir o KONu kaldı suçlanmadığımız.ZAMAN o ZAMAN yani.
2. 200 milyon YTL dolandırıldığı tespit edildi
3. 60 milyon YTL tahsil edildi
Ben anlamadım? Soygun ne kadar?
Şu ana kadar çok büyük geri ödemeler yapan kurum var mı? Evet, bazı çocuklarda çakışmalar olduğu, ücretsiz çocuklarla ilgili geri ödeme istendiği vs. doğru.. Bir kaç kurumun tamamen kötü niyetli olarak aynı çocuklara farklı kurumlardan fatura düzenlediği de doğru.. Fakat oturup hesap ediyorum.. aklım almıyor..
Şimdi 700 kurumda 200 milyon YTL hesaplanmış.. Kurum başına 285.000YTL falan ediyor.. Bu kurumların büyük çoğunluğunun 50-100 çocuklu kurum olduğunu düşünürsek.. ayda aldıkları para 25-30.000YTL Adamın 1 yıl boyunca aldığı tüm para ancak bu kadar eder.. tamamı soygun olsa..
Düşünüyorum, taşınıyorum olmuyor.. Boşa koyuyorum dolmuyor, doluya koyuyorum almıyor.
Tabi bir de şu var.. Ödeme çıkartılmış ama itiraz edip dava açanların durumu ne? Bunlar davayı kazanırsa soyguncu konumundan İFTİRA ATILMIŞ konumuna terfi edecekler mi? O da ayrı konu...
Medya ya el altından bu haberleri kim servis ediyor? Her 10 günde bir bu haberler çıkar oldu.. altında bir şeyler olduğu çok belli değil mi? Aynı başarıyı sektördeki kurumlar gösteremiyor.. Yok mu SÖZDE 160.000 veli arasında gazetecilik/televizyonculuk yapan hiç?
Ben bir zaman gazetesi okuruyum bu haber bu gün yayınlanınca benim zaman gazetesine olan güvenim azaldı.Ayrıca bu gazeteyi bir daha almayacağım, okumayacağım. Bence bu gazete bilerek ve art niyetle bu haberi yayınlamıştır. bu gazeteyi sizde alıp okumayın. çünkü bu gazete sözünde durmayan siyasetçilerin menfaatine yazıyor.
Ayrıca bu konuya medyanın tamamıyle ilgisiz kalmasını kınıyorum.
BU İŞİ BU GÜNE KADAR BEKLETİLİRMİ?