Anemnezde sosyal iletişim alanında sorun olduğu keşfedildikten sonra:
- Aile çocuğu nasıl yönlendireceği konusunda eğitilmeli
- Ebeveynlik becerileri artırılmalı
- Annenin depresyonu varsa tedavi edilmeli
Eğitim sürecinden sonra Reaktif Bağlanma Bozukluğu tanısı konmuş çocuk, otizmden farklı olarak kısa sürede konuşmaya ve taklit etmeye başlar. 3 aylık tedavi programı ile sosyal-iletişim alanında artma, tekrarlayıcı davranış bozukluklarında düzelme, dil becerilerinde artma görülebilmektedir.
Çocukluk deneyimlerimizin etkisinden kurtulmak bizim için bile çok zor olmasına rağmen Reaktif Bağlanma Bozukluğu olan bir çocuk tamamen normal bir yaşam standardı yakalayabilir. Olumlu yönde geribildirim alınabilmesi için RAD’lı bir çocuğun yaklaşık 12 yaşından önce bağlanma terapisine başlaması ve iyileşmeyi istemesi gerekmektedir.
Tedavide Uygulanabilecek Eğitsel Yöntemler
Geleneksel ve davranışçı terapiler reaktif bağlanma bozukluğu taşıyan çocukların eğitimlerinde daha az başarı sağlamaktadır. Doğal olarak geliştirilen yöntemler daha etkilidir ve eğitimlerinde yapılandırma bir gerekliliktir.
Yaygın olarak kullanılan bağlanma terapileri çocuğun semptom olarak ortaya çıkan davranışlarını değiştirmekten ziyade çocuk ile ailesi arasındaki bağı güçlendirmek üzerine kuruludur. Bağlanma bir kere gerçekleştiğinde, arzu edilen duygular, davranışlar, tutumlar ve düşünme şekilleri de kendiliğinden gelişecektir. Terapi süreçleri iki temel prensip üzerine kuruludur: Reaktif bağlanma bozukluğu çocuklarının hem sevgiye hem de sınıra ihtiyaçları vardır.
Ebeveynler çocuklarına karşı sevgi dolu, nazik, ilgili olurken bir diğer yandan da açık ve uygun limitler koymalıdırlar. Ebeveynler kontrolü ele geçirmek için tehdit, ceza ve korkuya başvurmamalıdır. Bu metotlar tüm çocuklarda karşıt tepkilerin gelişmesine neden olur, uyum davranışından çok isyankar bir tutuma yol açar.
Bireysel terapiler reaktif bağlanma bozukluğu çocuklarının tedavi sürecinde çok etkili değildir. Bu yüzden aile terapisi daha çok tercih edilir. Ebeveynler terapi sürecinde daima hazır olmalıdır. Oyun ya da konuşma terapisinden, çok geçmiş travmalara yönelik konuşmalar daha etkilidir.
Terapinin diğer önemli bir parçası da ebeveynin eğitimidir. Birçok insan kendi ailelerinin ebeveynlik kalıplarını alır, fakat bu bir reaktif bağlanma bozukluğu çocukları için genellikle uygun görülmez. Çocuklar anne – baba sevgisini reddettikleri için ailelerin özel beceriler geliştirmeleri gereklidir. Terapi sürecinde ebeveynler de, sevgi istemeyen ve ebeveynini reddeden bir çocuğa sevgi vermeyi ve ebeveynlik yapmayı öğrenirler. Aileler ayrıca, kendi çocuklarının içsel düşünme mekanizmalarını öğrenirler. Çocuklarının nasıl düşündüğünü, hissettiğini ve davranışlarını anlamaya çalışmalıdırlar. Ebeveyn eğitiminin bir amacı da, anne babaları çocuğun acısından korumak ve çocuğun davranışlarından yara almadan duygularını kontrol etmeyi öğrenmektir. Bu beceri çocuğun bağlanma geliştirmesi sırasında ebeveynin sevgisini kaybetmeden sürdürmesine yardımcı olur.
Sonuç olarak, tedavinin amaçları erken kayıpların telafisi, güven duygusunun kazanımı, duyguların şekillenmesi, içsel kontrolün gelişmesi, karşılıklı ilişkilerin kurulması, dışsal yapılara ve sosyal kurallara uygun tepkilerin öğrenilmesi ve yanlış düşünce kalıplarının düzeltilmesi ve özsaygının geliştirilmesidir.
Anne-Babaların Yapabilecekleri
Sarılmaya vakit ayırma: Bu çocukların fazlasıyla sevgiye ihtiyaçları olduğu için bağlanmayı artıracak tepkiler verilmelidir ( sarılama, sallanma, dokunma...).
Göz Kontağı Kurma : RAD’lı çocukların tipik özelliği yakınlarıyla göz kontağı kurmazken; yabancılarla çok rahat kurabilirler. Ebeveynlerin yapması gereken her fırsatta çocuğu göz kontağı kurmaya zorlamaktır.
Sağlam bir şekilde oturtma: Hata yaptığı zaman kendini kontrol etmeyi ve sabretmeyi öğrenebileceği bir yöntemdir (sesten ve diğer dış uyaranlardan uzak dikkatini dağıtmayacak bir yerde).
Sınırları ortadan kaldırma: Reaktif Bağlanma Bozukluğu olan çocuklar kendilerine çok yaklaşılmasına izin vermezler. Onlarla iyi iletişim kurmak için kendi sınırlarımızı ortadan kaldırmamız gerekir. Onların bağlılığını kazanmak ya da iyi bir davranış elde etmek için öfkemize hakim olmalıyız.
Televizyon, bilgisayar, video oyunları ve radyo: Bu çocuklar pasif aktivitelerden mümkün olduğunca uzaklaştırılmalıdır. Televizyon, bilgisayar gibi araçlarla olan ilişkileri sınırlandırılmalıdır. Bunların yerine lego, vs.. gibi problem çözme yeteneğini geliştirecek aktivitelere öncelik verilmeli.
Mobilya, ev eşyaları: Reaktif bağlanma bozukluğu çocuklarının evdeki eşyalara zarar verdiği sıklıkla görülür. Bu davranış bozukluğu da aileleri tedirgin eder ancak ebeveynlerin ilişkilerini bunun üzerine kurmamaları gerekmektedir.
Arkadaş ve akrabalar: Başka mekanlarda nasıl davranacağını bilemediğinden arkadaşlarını eve çağırmak arkadaşlık ilişkilerine zarar vermemek ve davranışlarını daha kolay kontrol altına almak açısından daha etkilidir.