Faust Rehabilitasyon Merkezinde (Rehabilitasyon Merkezleri Soyguncu mu? 2)

13-04-2007
 
Yazar
Sarp Bengü
Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen
Fotoğraflar
Kayıt Yok
Videolar
Kayıt Yok
Dosyalar
Kayıt Yok

"Rehabilitasyon merkezleri soyguncu mu ? "Yazısı yayımlandığından bu yana bir çok yanıt geldi .

Yazıda rehabilitasyon merkezlerinden çıkan pis  kokudan sözediliyordu.Bu kez lağım kapağını kim açık bırakmıştı.?İstanbul"da kanalizasyon kapağı açık olduğu için yaşamını yitiren küçük Dilara'nın ölümünde olduğu gibi şimdi sorumlular kimdi.?Rehabilitasyon merkezlerindeki kanalizasyon kapağını kim veya kimler niye açık bırakıyordu.Küçük Dilaralar bu kez engelli oldukları ve anlama sıkıntıları olduğu için mi sorumlular bulunamıyordu.?

Rehabilitasyon merkezlerinde neler oluyordu ve hepimizin bildiği ve hoşlanmadığı şeyler neden oluyordu.Para için herkes ünlü Alman ozanı, oyun yazarı johann Wolfang von Goethe 'nin

Faust yapıtındaki gibi gibi ruhunu şeytana satan Dr Faust mu olmuştu ?Peki yeni Dr Faustlarımız kimlerdi ?

Faust piyesindeki  şeytanı simgeleyen Mefisto kendini bu kez nasıl gösteriyordu? .Kimler, şeytanla, nasıl bir anlaşma yapıyordu?.Engellilerin Rehabilitasyonu alanında ortaya çıkan yolsuzlukları çözmek için  yazıyı okuyan bir müfettişimiz sordu ilk önce .Rehabilitasyon merkezlerinde çıkan kokunun nereden geliyordu?.

Mektup şöyle;

Değerli arkadaşım;

rehabilitasyon merkezleri ile ilgili yazmış olduğunuz yazıyı büyük bir beğeni ile okudum.

Emeğinize sağlık.

Ben Doğuda bir ilde ilköğretim müfettişi olarak görev yapmaktayım. Bu konu ile özel olarak ilgilenmekteyim.

Sistemdeki çarpıklıklar ve çözüm önerilerinizi benle paylaşırsanız sevinirim.

Saygılarımla...

Murat Aktuna

Aynı cesaretten aydınlanan  rehabilitasyon merkezi kuruculuğu yapmış isminin saklanmasını isteyen okurumuz  ve velimiz şu mektubu yazmış ;  

"selamlar

Epeydir rehabilitasyon.com sitesine girmiyordum. Azıcık neler olmuş diye üstünkörü bakarken "rehabilitasyon merkezleri soyguncu mu?" haber başlığı beni mıknatıs gibi çekti. Nedenini ve kim olduğumu ne yaptığımı neler yapmaya çalıştığımı sizinle paylaşmak istiyorum. Şu anda gözlerimin içi cam kırığı doluymuş halde yazıyorum. Çünkü yazmadan uyuyamayacağımı iyi biliyorum. Yalnız öncelikle bir soruyla başlamak istiyorum. Bu kadar bilgi elinizde var olduğuna göre yasal mercilerle bölüştünüz mü? bölüşmüşsünüzüdür umarım. Yok! bölüşmediyseniz ya da çekinceleriniz varsa başta ben olmak üzere ve bu pisliklerden rahatsızlık duyan herkesten yardım ve destek isteyerek bu işe iş işten geçmeden bir el atalım istiyorum. Çünkü benim uykularım kaçıyor, sizinkinin kaçtığı gibi...

Kısa kesmeye çalışcağım. Otistik babasıyım. 2001 yılında rehabilitasyon merkezi açmak zorunda kaldım, çünkü yoktu. SHÇEK bana iş yaptırmamak için elinden geleni yaptı. Tek bir kuruş benden alamadılar. Ayıptır söylemesi elimde çok açıktır aksine. 2004 te xxx adında bir rehabilitasyon merkezi açıldı. Ruhsat almadan hatta diyeyim ki gerisini siz anlayın. SHÇEK bizi denetleyen kısacası amirimiz pozisyonunda. Ben onları ağır cezada yargılattım. Mahkemenin üzerinde ne yazık ki çok baskı vardı. "nitelikli görevi kötüye kullanma" suçuyla davayı karara bağladılar. Temyize gönderdim. 10-15 gün önce iki xxx milletvekili beni aradılar. Benden bu davayı geri almamı istediler. Umursamadım tabii.
Ankara'd MEB te bir daire başkanına konuyu açamak için yer yapmaya çalışırken bana "ne yazıkki süistimaller hep olmuştur, olacaktır da" dedi.

Hatta olmalıdır diyecek ti zannettim bir an. İlde en yetkili iktidar partisi mensubuna konuyu gayriresmi yazılı aktardım. Çıt yok. İl Milli eğitim müdürlüğündeki ilgili şube müdürünün kulağına bir şeyler gönderiyorum "banane canım, komisyon faturalara bakıyor, onlar müdehele etsinler" diyor. Rehberlik müdürü rehabilitasyon merkezlerinin müdürlerini topladığı resmi bir toplantıda " hanımefendi nasıl oluyor ya 300 çocuğun çoğunda eğitimi siz veriyormuşsunuz gibi gösteriyorsunuz?" soruyu Hanim bir kurumun müdürü.

Müdür günde maksimum iki ders verebilir. 300 çocuklu bir merkezde müdür normalde hacet gidermeye zamanı olmaz aslında. Ha esas mesele de şu. 5-6 odalı bir yerde 300 küsür çocuk dikkat edin. Müdürün Cevabını merak ettiniz değil mi? Hanım Sadece sırıtıyor. Afedersiniz, hani maçtan sonra manidar bir şekilde "nasıl geçirdik" bakışı var ya o cisten. Rehberlik müdürü ki faturaları o inceliyor. Rahatsızlık hat safhada. mızrak çuvala sığmıyor ya, bari ara ara bir şeyler diyeyimde ilerde kendimi kurtarayım telaşında. En
büyük pislik orda. Komisyon başkanı olarak çalışan xxx' ya yıllar önceden bu kurumda çalışma izni veren ta kendisidir. Enteresan değil mi? O kurumun sahibi doktor! Şiyakette bulundum kademe durdurma cezası falan gibi aparatif ceza aldı. Görevini kötüye kullanıyor aslında. Hastanede çünkü. Gazetede reklam mahiyetinde haberde poz veriyor. Peşinden bir kanun çıktı, sütten çıkmış ak kaşık. Bir kurum daha var xxx'da. Sahibi tesadüfe bak yine doktor... Bu doktorda devlet hastanesinde sağlık kurulu başkanı. Bu
sadece bir tesadüf... Ne kadar ayıp aklınıza neler geliyor. Ha bu doktor önce kayınpederinin adına bir yer açıyor. İkinci merkezide kendi adına. Az önce chp milletvekilleri arıyor dedim ya, peşinden xx parti (il)nin en yetkili ismi sesiz kalıyor dedim ya. Peşinden yyy partisi başka bir yolla bana "şıııışt akıllı ol" mesajı gönderiyor. Siyaset bu işin öbeğindeyken bu işler nasıl temizlenecek onu merak ediyorum. Neyse en can alıcı olayı atlayacaktım nerdeyse...

xxx isimli rehabilitasyon merkezi aslında 100-120 civarında özürlüye hizmet verebiliyor. Ocak ayında 288, şubatta daha da arttığını biliyorum. Yeni bir bina kiraladı. Bina deprem yönetmeliğine aykırı, imar kanununa aykırı, kaçak kat var falan filan. Dernek olarak valiliğe yazı yazdık uyardık. Valilik belediye, iskan müdürlüğüne, mebe yazılar yazdı. Bir ay sonra oraya ruhsat verildi valilik yazısına rağmen. Bize de ilgili yerlere yazı yazdık cevap bekliyoruz, şeklinde "hadi işinizie" der gibi bir cevap. Bu binaya geçerek eskiden vurduğu vurgunu kapatmaya çalışıyor tabi. "

iki  mektubun üstüne, rehabilitasyon merkezinde çalışan bir çok emekçinin de diyecekleri de vardır.Yardım edilmesi gereken engellilere devletten gelen çeklerin kabartıtığı iştah sahipleri teker teker tabutlarından çıkan vampirlere dönüşüp ortalıkta dolaşmaya başladılar demek ki. Gelen paranın devamlılığı tüm suç unsurlarını örtebilen debisi kuvvetli akan bir nehir gibi .

Rehabilitasyon merkezleri yasaların ve yönetmeliklerin hükümleri gözardı edilerek açılabiliyor.Bayındırlık müdürlüğünden sorunlu binaya olur vermek en hafiflerinden biri.

Ama en önemli konu, eğitimcilerin ücretlerini ödeme konusunda uzman olmayan kişilerce yapılan  yolsuzluklar Eğitimcilerin işinin ehli olmaması nedeniyle ders saatlerini dolduramayan yöneticiler kendi üstlerine ders saati yazdırıyor diplomalar kiralanıyor,dışarıdan gelen devlet memuru Ram cı ya da Rehber öğretmenler vergi kaçırdıkları gibi yasa dışında çalışıyor kurucu asgari ücretle çalışan eğtimcilere fatura imzalatarak kendisi de vergi kaçırıyor.

Devlet memuru psikolog, rehber öğretmen ya da özel eğitimci dışarıdan çalışarak hem devlet memuriyetinin nimetlerinden yararlanıyor hem de özel sektörün cennet bahçelerinde dolaşabiliyor.İşlerine giden Ram cılar başvuranlardan artık gittikçe pişkinleşerek dosya ,a 4 kağıdı gibi kırtasiyeler talep edebiliyor.Çünkü devlet engellilere  ayda şu kadar para veriyor , hani onların payları.Yani pis kokunun bir kısmı   Ram"dan başlayarak özel eğitime  bulaşan paranın kokusu diğer kısmı ise kendi ne bakamayacak ve neler  olduğunu anlayamayacağı varsayılan engellilerin hakkını emenlerin kan kokusu.

Kendileri engellilere  yardım etmek gibi kutsal bir görevi yaşayan meslek sahiplerinin ayrıca diplomalarını kiraya vermeleri ise şeytan anlaşmalarının  en çetrefillisi.

Emekli özel eğitimci bir yandan rahat rahat politika üstüne konuşup çekirdek çitlerken diğer yandan etik ten hatta ahlaktan söz edebiliyor.YAŞAMINI MESLEĞE ADAMIŞ MESLEKDAŞLARINI UNUTARAK DİPLOMASINI kiralıyor,sokakta gördüğü ve tanımadığı engellileri eğtimcilere gidiyormuş gibi aldatıyor ve ailerin umutlarını yok sayıyor  ve geceleri  rahat uyuyabiliyor..

Kiralık diplomalar   bir başka eğitimciyi köle fiyatına çalıştırarak para için rehabilitasyon merkezi açmış işverenin işgücü sorununu çözüyor .Kiralık diplamalarla stajyerliği bile olmayan hayatında ilk defa özel eğitime bulaşmış insanlara çocuklar teslim ediliyor paralar alınıyor cepler doluyor ve devran dönüyor.

Meb yöneticilerinin çok iyi bildiği gibi Rehabilitasyon merkezlerinde uyduruk kurslar düzenleniyor ve bölümü uyan genç üniversite mezunu  yasalarda bilirtildiği gibi sınıfa yalnız girme hakkına bile sahip olamadığı halde derse giriyor ,kiralık diplomalar ders saatlerini dolduruyor.Stajyerlik süreleri iştah sahiplerini durduramıyor Ortalıkta ehliyetli eğitimci yoksa işverenimiz büyük kurnazlıkla yeni başlayanlar için yasal zorunluluk olan uzun stajın da üstesinden geliyor,deneyimli eğitimciler üç kuruşa saattlerce çalışıp tatlı bir huzurla evlerine dönerken diploma tüccarları ucuz işgücünün verdiği rehavetle  cepleri dolu dolaşarak  ahlaktan söz edebilen şerefli insanlar oluyorlar..

Eğitimciler çok kez sigortasız çalışabiliyor.

Yasalar bunu önlemeye çalışsa da devletten gelen tatlı paranın biraz paylaştırılması bigortalı çalıştırmak konusundaki engelleri yıkabiliyor.xxx Özürlüler Derneği xxx Rehabilitasyon merkezinde olduğu gibi asgari ücretle gösterilen PDR cisinin sigortasını dahi ödemeyerek devlet dairelerindeki memurlara yemek ısmarlayarak bir yandan aynı eğitimci ile çalışıyor gözükup diğer yandan SSK  ya yok gösterebiliyor.Ve ne yazik ki yetkilere harcanan yemek paraları her yerde asgari ücretle çalışan eğtimcilerin sigortasını ödemekten daha karlı olduğu için sigortasız çalıştırma bir çok kurum yaygın bir uygulama alanı olabiliyor

Vergi memurları için bir eğitimcinin 350 YTL ye çalışması dikkat çekici olmuyor zaten...Bu farklılık zaten  rehabilitasyon merkezleri dışında bir çok kurumda da ticari bir dustür olmuş durumda.Herkesin asgari ücretle gösterilmesi zaten doğal karşılanabiliyor.!

Tüm bunların karşısında velilerimiz rehabilitasyon merkezlerine gidiyor ve kiralık diploma yetkilerinin arkasında çalışan ehliyetsiz yasa dışı genç "eğitimcilerle" çalışıyor.Devletin engellilerin eğitimi için ayırdığı ücret böylece belli bir parayı paylaşan küçük gruplar oluşmasına neden oluyor.

Çocuklara Ram'dan alınan raporlar ve bilimselliği tartışılır Psikoloğlar Derneği'ne gelir sağlıyan bayatlamış testler  ise ayrı bir teftiş konusu .......

Engellilere Gelen ücretin denetimi yapılamıyor çünkü dilimi büyük pastadan bir parmak bal herkesi susturuyor.Söz gümüşse sukut altın oluyor.  

Böylece rehabilitasyon merkezlerinde yeni Faustlar çıkıyor.Hem de ahlaktan sözeden, ekmek parasının kutsallığından sözeden yeni Faustlar .Hergün yüzyüze bakarak ikiyüzlülüğümüzü anımsatan keskin dişli, "ahlaklı" faustlar.

Rehabilitasyon merkezleri soyguncu mu değil mi ,

Faust Mefistoyla anlaşmasına göre bunu biliyor ve  sözleşmesi ona tatlı geliyor ve kimseye söylemiyor

xxxxxxxxx

DR faust kimdir?

Faust adlı şiirsel oyunu dünya klasikleri arasında önemli bir yer tutar.

Oyunun baş kahramanı Faust, felsefeyi, tıbbı, doğa bilimlerini, teolojiyi araştırmış, gençlik ve olgunluk çağını yeryüzünün sırlarını çözmek için tüketmiştir. Faust'un bu arayışı Şeytan'ı (Mefistofeles) rahatsız etmektedir. Çünkü pek çok insanı felaketlerle yok etmesine, pek çok insanı dünyasal hazlarla uçuruma düşürmesine karşın, yeryüzündeki Faust adındaki doktor, akıl ve bilgi ile kendisine direnmektedir. Tanrı'dan Faust'u doğru yoldan çıkarmak için izin isteyen Mefistofeles,onun bunalımlar içinde olduğu bir gece karşısına çıkar ve Faust'a dünya hazlarını vaad eder.Bir iddiaya girerler. Mefistofeles, onun bilgi hastalığından kalbini kurtaracak, yaşatacağı en güzel hazlar karşısında Faust "Dur ey zaman,ne güzelsin!" diyecek olursa iddiayı Mefistofeles kazanmış olacaktır. Mefistofeles, Faust'u gençleştirir ve ona aşk duygusunu tattırır. Faust, bu duyguyu sadece Gretchen adlı genç bir kızdan çok ötede Helene idealine kadar hissedecek, ama her şeye karşın Mefistofeles'e beklediği cavabı vermeyecektir.

Faust, Goethe'nin neredeyse tüm yaşamı boyunca yazarak tamamladığı bir yapıttır. Urfaust adıyla onsekiz yaşında başladığı oyunu, Faust I ve Faust II adıyla iki büyük bölüm halinde yazarak seksenüç yaşında ölümünden kısa bir süre önce bitirebilmiştir.

Kaynak:  www.blogcu.com/otistik

Toplam 23 yorum yapıldı, ortalama beğeni << Bir önceki sayfa  |  Bir sonraki sayfa >>
Bu devir kapanmalı 16-04-2010
Rehabilitasyon merkezlerinde çocuklar ortalama haftada 2-3 saat eğitim almaktadırlar. Bu da çocuğun gelişim göstermesi için çok yetersiz. Rehabilitasyon merkezleri yerine Özel Eğitim okulları açılmalı.
[ Yorumu yapanı görmek için üye girişi yapınız ]
Yorumu değerlendirin
Kötü Normal İyi
 
iyi 20-09-2009
yeterince açıklayıcı
[ Yorumu yapanı görmek için üye girişi yapınız ]
Yorumu değerlendirin
Kötü Normal İyi
 
evet haklısınız ama 29-04-2009
yazdıklarınıza sonuna kadar katılıyorum avrupa birliği kriterleriyle dayatılan bu alt yapısı olmayan sistem eleştirilerin hepsini hak ediyor ama velileri çok masum gösteriyorsunuz ülkemizin ekonomisiyle paralel olarak velilerin çoğu çocuklarının eğitiminden önce kurumdan gelecek çıkarı düşünüyor evet çok ilgili bilinçli veliler var bunun yanında çıkarları önce gelen velide az değil ama umarım bu kervan böyle gitmez .
[ Yorumu yapanı görmek için üye girişi yapınız ]
Yorumu değerlendirin
Kötü Normal İyi
 
ağzına sağlık hocam 05-05-2008
yazınıza yorum yazmama gerek yok biliyorumki gerçekler bunlar
[ Yorumu yapanı görmek için üye girişi yapınız ]
Yorumu değerlendirin
Kötü Normal İyi
 
insanlığa davet etmek lazım 04-01-2008
bahsedilen olaylar gerçekten çok fazla engellilerin üstlerinden bu kadar kolay paralar kazanılıyor.hatta şahit olabilirimki ağır engeli olan çocuklar servislerle alınıp ders saati dolana kadar servisle gezdirilip ders saati dolduktan sonra evlerine rahatça bırakılıyorlar.burada devlet denetlemeyi yapamıyor madem engelli velileri sahip çıksınlar .bu engelliler nasıl rehabilite ediliyorlar ?
[ Yorumu yapanı görmek için üye girişi yapınız ]
Yorumu değerlendirin
Kötü Normal İyi
 
Toplam 23 yorum yapıldı, ortalama beğeni << Bir önceki sayfa  |  Bir sonraki sayfa >>

Yorum yaz

Sadece üyelerimiz yorum yazabilir ve yorumları değerlendirebilirler
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir