Atam duyuyorum,
Okul bahçesinde sıra olanları,
“Ey Türk gençliği!
Birinci vazifen,
Türk istiklalini,
Türk cumhuriyetini
İlelebet muhafaza etmektir” diyor.
Senin verdiğin öğüdü söylüyor.
El birliği, yürek birliği istiyor.
Ve bizler and içtik o huzurda.
“Atam İzindeyiz” dedik bağıra bağıra,
Ey Türkün atası sana söylüyorum.
Sana layık toplum olamadığımızı,
Yürek birliği, ülkü birliği kuramadığımızı,
Aynı toprakta yaşasak da
Aynı ilkeleri paylaşsak da,
Bir bütün oluşturamadık,
Bir ülkü kuramadık kendimize,
Bir yol çizemedik geleceğimize,
Hep yarım kaldı isteklerimiz,
Hep dışlandık senin evlatlarınca,
Hep hakir görüldük Türk toplumunca,
Uzatılmadı bize kardeş bir el,
Özürlüler kardeşlerimizdir diyen olmadı.
Gelin beraber oynayalım diyen çıkmadı.
Terk edildik, hatta analarımızca,
Beraber yürümedik babalarımızla yollarda.
Hep bir kenara itildik,
Hep bizi yok saydı nüfus memurları,
İstatistikler yalan söyledi.
Bu ülkede özürlü çok az dedi.
Atam duyuyor musun?
Arşı çınlatan yakarışlarımı duyur musun?
Söyle duyuyor musun? Atam.
Yoksa ben cumhuriyet çocuğu değil miyim?
Gökte sallanan kan kırmızısı bayrağın,
Hilalle ayın anlamını bilmez miyim?
Bir ulusu yeniden kuran.
Adını tarihe altın harflerle yazdıran,
Bir neslin anlamını hissetmez miyim?
………
Oysa ben de yaşamak isterdim.
Koşup, eğlenmek ve gülmek,
Şöyle yirmisine gelince,
Yağız bir delikanlı olarak
Katılmak isterdim peygamber ocağına,
Omzunda tüfeği, belinde palaskası,
Adımı mehmetcik diye söyleterek
Sınır boylarında nöbet tutmak isterdim.
Keşke tutsaydı bacaklarım,
Keşke iki elimde sağlam olsaydı,
Yaşasaydım ben de hayatı tüm anlamıyla,
Ve kurduğun cumhuriyette
ADI SÖYLENEN BİR İNSAN DA BEN OLSAYDIM.
ATAM……
ATAM…..
…..
...
..
.
yazan: abdullah demir
özel eğitim uzmanı / 2002