Erken Çocukluk Döneminde Kimlik Gelişimine Hitap Şekillerinin Etkisi


15-05-2017 |

Erken Çocukluk Döneminde Kimlik Gelişimine Hitap Şekillerinin Etkisi

Günlük hayatımız içerisinde birbirimizle iletişim kurarken isimlerimizin yanı sıra,  hitap kelimeleriyle birbirimize seslenme ihtiyacı duyarız. Seslendiğimiz kişinin hayatımızdaki pozisyonuna göre farklı hitap sözcükleri tercih ederiz. Hitap şeklimiz konusunda, özellikle erken çocukluk döneminde, çocukların sağlıklı kimlik gelişimi için dikkat etmemiz gereken bazı noktalar vardır.

Ebeveynlerin en yaygın kullandıkları hitaplar ‘anneciğim, babacığım’ dır ve çocukların da bize hitap ederken aynı şekilde ‘anneciğim, babacığım’ demelerini bekleriz. Ebeveynlerin ve çocukların birbirlerine aynı rol adlarıyla hitap etmeleri çocuklarda kavram karmaşasına sebep olur, dolayısıyla anne, baba olma kimliğiyle çocuk olma kimliği arasında bocalama yaşarlar. Çocukların bu dönemde ihtiyacı olan güven duygusu için güvenebilecekleri, destekleyici, sahiplenen ancak çocuklarının sınırlarını işgal etmeyen ebeveyn tutumlarına ihtiyaçları vardır. Çocukların sahip olduğu roller üzerinden (kızım/oğlum ) hitap etmek ve onların anne babalarına güven duymalarını sağlamak sağlıklı bir gelişim için gerekli olandır. ’Bebeğim’ ifadesi de ebeveynler arasında sık kullanılmakta ve çocuğun bebeksi özelliklerinde kalıcılığa, bebeklik dönemindeki gibi ebeveyne bağlı ve muhtaç olma, kendi özerkliğini hissedememe gibi sorunlara neden olabilmektedir.

‘Aslanım, prensesim, prensim, kahramanım, paşam …’ gibi çocukları yücelten, sağlıklı benlik gelişimini zedeleyen ifadeleri tercih etmemek gerekir. Bu ifadeler çocukta ben merkezli olma, kendini üstün görme, kendini çok önemli hissetme; çocukların ileriki dönemlerinde, özellikle insan ilişkilerinde, hatayı sürekli başkalarında arama ve hatayı kabullenmeme, sağlıklı benlik değerlendirmesi yapamama gibi kişilik özelliklerine sahip olmalarına sebep olabilmektedir. Bir ‘prenses/prens ’  şeklinde yetiştirilen çocuklarda, sosyal ilişkilerinde de aynı beklentiye girme ve diğer insanlardan da onlara ‘prens/prenses’ gibi davranmalarını isteme, sürekli kendi dediğini yaptırma ve herkesin ona uyum sağlamasını isteme gibi beklentilere aksi takdirde ilişkilerinde bozulma yaşamaya kadar giden bir bakış açısı kazandırılmış olur. Bu çocuklar genellikle kuralları ve sınırları da reddeder ve aile belki de farkında olmadan çocukların ileriki yaşantılarında kendileriyle de çatışmalar yaşamasına sebebiyet vermiş olurlar.

Öğrenciye verilen eğitim modüllerinin sınır kontrolü otomatik yapın.

Çocuklar, ‘aşkım, sevgilim…’ gibi cinsel çağrışımları olan hitapları, ebeveynlerin birbirine hitap ettiğini ya da televizyon veya bilgisayarda romantik ilişkilerde bu hitapların kullanıldığını gördüğünde kimlik kazanımı açısından karmaşa yaşayacaktır. Sahip olması gereken role uygun davranışları ve beklentileri karıştıracak, somut düşünme dönemindeki çocuklarda, bu durumu belli bir mantık çerçevesinde algılaması mümkün olmayacaktır. Aile içerisinde çocuğa yönelik kullanılan ‘sevişelim, öpüşelim…’ gibi kelimeler çocuk için normalleştirildiğinde ileriki sosyal yaşantılarında aynı normallik ilişkilerine de yansıyabilir. Çocuk, aile içinde duygusal ancak dış dünyada cinsel anlamda kullanılan bu kelimelerin anlamsal yönleri açısından karmaşa yaşar.

Çocuğa ‘yaramaz, tembel, yalancı, beceriksiz…’gibi hitaplar, çocuğun bu sıfatları kabullenip benliğine işlemesine sebep olur ve bu şekilde hitap edildikçe çocukta bu kimliğe uygun şekilde davranmaya devam eder. Yani ‘yaramaz’  bir çocuğun yapması beklenen şekilde davranmak üzere komut almış olur. Ebeveyn verdiği tepkilerle, aslında hareketli, enerjik bir çocuğa yüklediği ‘yaramaz çocuk’ kimliğiyle çocuğun davranışlarını sürekli ve abartılı hale getirmiş olur. Çocuk bulunduğu ortamda dikkat çekmek, ilgiyi üzerinde toplamak için aynı davranışları sergilemeye devam eder.

Özetle, somut düşünme dönemindeki çocuklar kendisine hitap edilen role bürünür. Bu dönemde ebeveynden sağlıklı bir ayrışma yaşaması; kendine güven duyarak ve ebeveyninin desteğini hissederek gelişim aşamalarını geçirmesi hedeflenir. Kendi isimleriyle ya da çocuğum, kızım, oğlum gibi onun rolüne uygun hitaplarla; kazanmalarını istediğimiz davranış ve kişilik özellikleriyle ve uygun sıfatlarla hitap etmek en uygunu olduğu düşünülmektedir.

Öğrencilere verilen eğitimleri(terapileri) MEBBİS"e otomatik aktarın.

                                                                        PSİKOLOG NURBANU PERİŞAN

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmadı
Üyelik Gerekli

Yorum yapanları görebilmek ve yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Öğrenci ve Veli bilgilerinin kolayca takip edin.

Ücretsiz İş İlanı
Özel eğitim ve sağlığın ortak paydası olan Rehabilitasyon.com adresinin sektöre özel iş veren ile iş arayan arasında ne kadar iyi bir köprü olduğunu görebilmeniz için çok kısa süreliğini ÜCRETSİZ bir İş İlanı verebilirsiniz.
İş Arayanlar

iş arayan 1264 kişi var. Hemen irtibata geçerek personel eksikliğinizi tamamlayın.

Dün

Kübra A.
Çocuk Gelişimi Ve Eğitimi Öğretmeni

2 gün önce

Ezgi A.
Çocuk Gelişim Ve Eğitim Uzmanı

Dün

Betül K.
Fizyoterapist

Dün

Çisem D. K.
Çocuk Gelişimi Ve Eğitimcisi

Dün

Gül H. K.
Fizyoterapist