Mobbinge Devam

03-06-2006

Mobbinge devam

Bu bölümde başından bu tür olaylar geçmiş kişilerin duygularını sizle paylaşmak istedim.

İsimlerini burada yazamadığımız bu kişiler işyerlerinde yaşamış oldukları bu tür bozuk davranışlar yüzünden yaşadıklarını anlatıyorlar.

Karabey

 

 “Hepinizin bir kac kez başına gelmiştir: Tüm iyi niyetli çalışmanıza rağmen, üstünüz işi beğenmemiştir, ya da çalışma arkadaşlarınızla anlaşmazlığa düşmüşsünüzdür. Yüzünüze söylenen aşırı eleştiri dolu sözcükleri inanamayarak dinlemiş ve kendinizi ifade edemeden, doğru sözcükleri bulamadan kendi kendinizle kalmışsınızdır. Olayı kafanızda evirmiş çevirmiş, filmi defalarca oynatarak size yapılan haksızlığı veya hakareti içten içe kınamış, karşınızdaki kişiye yeni ve cesur cevaplar üretmiş, hatta zihninizde onu işten bile attırmışsınızdır. Yine de, işinizi korumak isteğinizden, yükselme olasılıklarınızı tehlikeye sokma korkunuzdan, gelecek endişenizden ya da yalnızca cesaretsizlik ve kırgınlıktan ötürü hiçbir şey yapamadan, herşeyi sineye çekmişsinizdir.

Kopardığınız duygu fırtınaları zaman içinde diner belki, ama böyle bir olay derin izler yaratır. Yenilgi duygusu, öfke, intikam isteği, bu kişiye ya da kişilere duyduğunuz güvensizlik gibi pek çok duygu sisteminizi yeni davranışlara yönlendirir. Çalışma ortamı artık biraz daha zordur.

Şimdi, yaşadığınız olayın bir kereye mahsus olmadığını ve sıklıkla sürdüğünü düşünün. İşinizin hakkını vermenize ve tüm çabanıza rağmen, yaptığınız hiçbir işin takdir edilmediğini, sürekli aşağılandığınızı, aşırı iş yükü yığıldıktan sonra yetiştiremediğiniz için hakarete uğradığınızı, normalde katıldığınız toplantılara alınmayıp “unutulduğunuzu”, yetkilerinizin alındığını, alaycı bakışlara ya da iğneleyici sözlere maruz kaldığınızı ve çaresizce dayanmak zorunda olduğunuzu hayal edin.

Eğer sinirleriniz çelikten yapılmadıysa, ya da işten ayrılmayı göze alamıyorsanız, duygusal ve bedensel acı çekerek her gün zarar görmek hayatınızın bir parçası haline gelecektir. Kaygıyla, yitirmiş olduğunuz özgüven ile, ağrılarla, nefes alma güçlüğüyle, yüksek tansiyonla, depresyon ile yaşamaya alışmak zorundasınızdır artık.

Üstelik yalnız değilsiniz, tüm sektörleri temsil eden gruplar üzerinde yapılan araştırmalar çalışanların yaklaşık %3'ünün bu tür davranışlara maruz kaldığını gösteriyor: İsveç'te yılda 154.000(1), Almanya'da 800.000 (2) kişi işyerindeki duygusal taciz yüzünden ciddi şekilde hastalanıyor. A.B.D.'de ise bu rakamın yılda 4 milyon kişi olduğu tahmin ediliyor. (3) Bunlar çeteleşme ve akbabalık ile ilgili rakamlar, bireysel zorbalık ile ilgili araştırmalar ise şöyle: İngiltere'de 1996'da Institute of Personnel and Development (IPD) tarafından yapılan araştırmaya göre her 8 çalışandan biri (3 milyon kişi) son beş yılda işyerinde zorbalığa maruz kalmış. (12%)

ABD'de Gary Namie başkanlığında yapılan araştırmaya göre her 6 çalışandan biri 18 ay boyunca zorbalık ve tacize maruz kalıyor. (%16) İspanyol University of Alcal de Henares tarafından Avrupa Birliği bazında yapılan araştırmaya göre ise, bu oran %15. Bu yazının amacı, işyerindeki stres etmenlerinden fazla dikkat çekmeyen birine ışık tutmak. Dikkat çekmiyor, çünkü hepimiz böyle şeylerin iş ortamının ayrılmaz bir ögesi olduğuna, “normal” olduğuna inanıyoruz. İşyerindeki zorbaca davranışlar hakkında fikrini sorduğum yönetim danışmanı bir arkadaşım, “Ne yani, insan yönetmek eziyet etmek değil midir zaten?” diye şakayla karşıladı. Ona katılan bir başka danışman arkadaşım, “Haydi canım, bunlar yabancıların hikayeleri, Türkiye'de böyle bir şey yok!” deyip konuyu değiştirdi. siz bu tür olaylarla karşılaştınız mı yada etrafınızdakiler...?

Ofis çalışanları olarak patronumuz ve şirketimiz sahibi tarafından mobbing saldırısına maruz kalıyoruz.patronumuzu genel yapı itibari ile bir süzgeçten çıkardık onun kişilik yapı olarak; panaroid kişilik bozukluğu olarak, kuşkucu,soğuk, sevgisiz, yüksek beklentili,sürekli gergin kendisini bile rahat bırakmayan bir tip olduğunu; narsist kişiliğin özelliği olan tatminsizlik, sürekli öfkeli hal ve kendiniz özel gösterme çabası ve düşük empati düzeyi; genel olarak ise, sürekli bir güvensizlik, savunma ve yenme iç güdüsü ile davranma hali üzere, güvensiz olduğu için ise sürekli bir tehdit duygusu içerisinde olduğunu ve sürekli uyum onay ve sadakat belentisi içerisinde olduğunu keşfettik..

Eğer davranış kalıpları olarak açıklayıcı örnekler vermemiz gerekirse; satış departmanına gerekli yetkileri verdiği halde kendisi müşterilerimizle görüştüğünde kendisinin karar verdiği fiyatlarda anlaşma yaparak satış sorumlusunu çoğu kez zor durumda bırakıyor...üretim bölümünde en küçük birimin bile işine müdahale ederek zor durumda bırakıyor, görevleri olmadığı halde bir çok kişiye görevleri dışında hesap soruyor,cevap veremediklerinde ise yüksek öfke düzeyinde onları başka kişilerin içinde rencide ediyor,sürekli telefonda konuşuyor ve bu konuşmalar yüksek ses perdesi eşliğinde aynı anda sekreterinde başka telefonlar bağlamasını istiyor eğer bağlanmasını istediği kişi meşgul ise sekreterinin mutlaka ulaşması gerketiğini nasıl meşgul olabilir olamaz diyerek yine rencide edici bir şekilde bağırmasına devam ediyor, ayrıca sistem ve teknik hatalarını kabul etmiyor, faks, mail ulaşmadıysa internet o an bir kesintiye uğramışsa o kesinlikle ofiste çalışanların hatası ve yine tüm bunları bağıran bir dille ifade ediyor...hesap kontrollerinde eline verilen hiç bir veri onu tatmin etmiyor, gözden kaçırılan ve önemsiz bir yanlışı farkediyor ve bunun için yine bağırıyor...

Western Washington Üniversitesi profesörlerinden Sosyal Prikolog Gary

Namie, Ph.D., 1998 den bu yana is yerindeki tacize karsı çalısmalarıyla tanınıyor. “The work Place Bullying and Trauma Enstitute” kurucusu olanNami'ye göre is gücü devir oranının maliyeti çok yüksek: bir zorba ile karsı karsıya kalan çalısanların %82 si isyerinden ayrılıyor. Bunların %34'ü saglıgı bozuldugu için, %44 ‘ü ise kurulusun performans degerlendirme sisteminin kolayca kendilerini “yetersiz” etiketiyle kurban edecek sekilde düzenlenmesi yüzünden.

Bence asıl sorunda burada, çünkü ayrılan çalısanın, daha dogrusu tacize ugrayıpta ayrılmak sorunda kalan çalısanın özellikleri çok önemli, çünkü zorbaların hedef seçtigi kisilerin ortak özellikleri,”çok iyi” olmaları

*       İsinde çok iyi hatta mükemmel yapan,

*       İliskileri olumlu ve çevresindekilerce sevilen

*       Çalısma ilkeleri ve degerleri saglam, vbunlardan ödünn vermeyen

*       Dürüts ve güvenilir, Kurulusa sadık

*       Bagımsız ve yaratıcı,

*       Zorbanın yetenklerinden üstün olan

Kisiler ayrılmak zorunda kalıyorlar. Ve maliyeti artıranda bu bilgi birikimi ve

yüksek verim oluyor.

Diger yandan bu kisilerin birkaç ortak özelligi daha var.

       Duyarlı,

       Hassas,

       Yardımcı

       Çalışkan,

       İdealist

       Kendini sürekli geliştiren,

       Başarılı,

       Azimli,

       Zeki

       İşyerinin menfaatini ve ismini öne alan,

       Kendi başarısından söz etmeye gerek duymayan

       Bilgisini cömertçe paylasan

       Yüksek bir “onur “ duygusu yasayan

       Haksızlığa dayanamayan, ama kendi haklarını ararken sessiz kalan,

       Mükemmeliyetçi olduğu için, her konuda önce kendisini sorumlu tutan

       Suçlandığı anda suçlu olmasa bile kolayca af dileyen,

       “Hayır ”demekte zorlanan,

       Öfkesini ifade etmek yerine içine atan,

       Yüksek stres altında çalışmayı sürdürebilen

       Kendi değerini bilmeyen yada sürekli daha iyi olması gerektiğini düşünen,

       çalısan,

zorbanın çekimine karsı koyamadığı için hedef oluyor; çünkü bu kişi çoğunlukla onun koltuğunu tehdit ediyor,yetersizliklerini ortaya çıkarıyor, sistemi sorguluyor.“