MÜZİKLE TERAPİ

15-12-2004
 
Yazar
Hakan Sezgin
Bilinmiyor
Fotoğraflar
Kayıt Yok
Videolar
Kayıt Yok
Dosyalar
Kayıt Yok
Ülkemizde Müzikle Terapi
    Canlı cansız tüm varlıkların kendilerine özgü çıkarttıkları sesler vardır Hatta elektrik enerjisinin bile bir sesi vardır. Peki biz bu seslerle ne yapabiliriz?

    Ülkemizde henüz yerleşmemiş bir kavramdır müzik terapisi. İçinde barındırdığı duygu yükleri ,eğitim hedefleri ve eğitsel yöntemleri açısından çok zengin ve bir o kadar da bakir bir alandır.

    Müzikle Terapi çalışmalarının içinde okuma yazma bilmeyen çocuklara renklerle bir enstrüman çalmasını öğretebiliyoruz. Algılaması bizlerden farklı olan zihinsel engelliler ile yaptığımız çalışmalarda Notalar yerine Meyveleri kullanıyoruz.Bu sayede tamamen soyut olan Do Re Mi Fa kavramları birer somut nesneye dönüşür ayrıca Dörtlük ve Sekizlik gibi farklı zaman aralıkları olan vuruşlar için kullandığımız yöntem hem keyifli hem de interaktif ders imkanı sağlıyor. Örneğin çocuklara şöyle sorabiliriz.’’ bir tane karpuzu mu çabuk yersiniz yoksa bir elmayı mı? Cevap elma ..eee o zaman ne yapalım elma notaları hızlı çalalım. Gibi benzetmeler ile müziği anlaşılır hale getirebiliriz. bu sayede bir parça çalan çocuğun kendine güveni gelmeye başlar kendi sesini seven çocuk konuşmalarında tonlamaları ve diksiyonunu güçlendirir. Otistikler için daha çok vurmalı çalgılar ile çalışırız ama her seansta gitar ve şarkılar vardır. Anahtar onu mutlu etmekte yatar. Çünkü biz biliyoruz ki mutu bir insan kendi öğrenir bu sayede sizin eğitici kimliğiniz ortadan kalkar ve bir terapist olarak paylaşırsınız.

    Otistik çocuklarla davranış değiştirme akademik beceriler motor beceriler ve sosyal beceriler gibi alanlarda çalışmalar yapabiliyoruz. Müzik terapisi tam bir destek terapisidir. Bizim çalıştığımız çocuklarla ilgili dosyalar kayıtlar o çocuklarla çalışan her eğitimciye açıktır. Çünkü hepimizin merkezi çocuktur. Sterotip davranışları olan çocuklarda uyguladığımız teknikler genelde anlam kazandırma amaca yöneltme şeklindedir. Mesela çocuk ellerini sürekli sallıyorsa ve bu onunla ailesinin yaşamını güçleştiriyorsa ellerine marakas yada ziller verebiliriz ve her sallamasında gitar çalarız bu döngü bir süre sonra ‘’ bekle sadece müzikle ellerimizi zillerimizi’’ sallayalım gibi amaca yöneltmiş oluruz. Çocuk daha önceden de yaptığı aynı davranış için artık hem aferin alıyor hem de kendini müzikle ifade etmeye ilk adımını atmış oluyor.

    Konuşma bozukluğu olan Çocuklarda basit yüz dudak ve dil çalışmalarını şarkılarla yapıyoruz.. hece ve ses taklitlerini bir şarkının içinde yapmak hem dikkat arttırıyor hem de eğlenceli ve istekli hale getiriyor.

    Grup çalışmalarında sıralı oyunlar sosyal uyum ve paylaşma gibi amaçlara uygun çalışma teknikleri kullanırız bunların içinde el ele tutuşup söylenen şarkılar yada imajinasyon çalışmalarında ortak hayal kurma hikaye yada masal yaratma gibi özgün spontan tekniklere sıkça başvururuz.

kısacası müzik hayatımızın her alanında olduğu gibieğitim ve özel eğitim alanında da yanımızdadır.

Toplam 3 yorum yapıldı, ortalama beğeni << Bir önceki sayfa  |  Bir sonraki sayfa >>
müzik ve ses dalgaları 05-12-2006
verdiğiniz bilgiler için teşekkürler ancak ben müzik terapi ile işitsel eğitimin ayrıldığını düşünüyorum karıştırılmaması gerekli. müzikteki ruh duygu ve hareket beyne yollanacak alfa beta ve teta dalgalarının düzenlenmiş halinden daha geniş çapta etkiler stres düzeyini azaltmanın bir sürü yolu var benim tercihim hareket dans ve müziği yaşamaktan geçiyor. yinede teşekkürler
[ Yorumu yapanı görmek için üye girişi yapınız ]
Yorumu değerlendirin
Kötü Normal İyi
 
tebrikler 05-12-2006
çalışmalarınızın devamını dilerim
başairılar
[ Yorumu yapanı görmek için üye girişi yapınız ]
Yorumu değerlendirin
Kötü Normal İyi
 
İşitsel eğitim 04-07-2006
BEYİN DALGALARI<BR><BR>Bilim Teknik, Eylül 2003<BR><BR>Beyinden yayılan elektrik sinyalleri kafatasına bağlanan alıcılarla ölçülebiliyor. Elektroensefalogram (EEG) denen bir aletle ölçülen bu sinyallere "beyin dalgaları" deniliyor. Esas olarak 4 tür beyin dalgası var. Bunlar alfa, delta, teta ve beta ilk bulunan beyin dalgasına, Yunan alfabesinin ilk harfi olan alfa deniyor. Bu dalgalar, bir voltun milyonda biri kadar düşük bir voltaja sahip. Saniyede 10 kez salınan alfa dalgaları bir görülüyor bir kayboluyor, yani sürekli mevcut değiller. Örneğin, derin uykuda ya da aşırı heyecan durumlarında bu dalga neredeyse hiç yok. Alfa dalgaları, genellikle insanın rahat olduğu, çok fazla efor sarf etmediği durumlarda görülüyor. Delta dalgaları, uykunun derin evresinde ortaya çıkıyor. En fazla saniyede 4 kez dalgalanan delta dalgaları, en yavaş titreşen dalgalar. Teta dalgaları uykuya geçerken ya da uykunun ilk evrelerinde görülüyorlar. Bunlar biraz daha hızlı; saniyede 4-7 kez salınıyorlar. Beta dalgaları çok stresli durumlarda, kafamızı toplayamadığımız ve dikkatimizi veremediğimiz zamanlarda ortaya çıkıyor. Saniyede 13-40 kez salınan beta dalgaları alfa ve teta dalgalarından daha hızlı. Son yıllarda üzerinde çalışılan diğer bir dalga türü de "gama". Gama dalgaları saniyede 40 kez titreşiyor. Bu dalganın, algılama bilinç ve entelektüel düşüncenin kaynağı olduğu düşünülüyor.<BR><BR>Her bir dalga türü, bilinç durumunun bir aşamasıyla bağlantılı. Bu dalgalar arasında eşgüdümlü bir geçiş sağlanamazsa çeşitli sorunlar ortaya çıkıyor. Örneğin, gerektiği zamanda delta ve teta dalgaları oluşmazsa, kişide uykusuzluk sorunu bağlıyor. Arabanın viteslerine benzetilecek olursa, delta birinci, teta ikinci, alfa üçüncü ve beta dördüncü vites. Arabayı kullanırken nasıl her vitesin ayrı önemi varsa, her dalganın da kendine göre bir önemi var. Bu viteslerin geçişinin oldukça yumuşak olması gerekirken, durum her zaman böyle değil. Örneğin bir pazartesi sabahı, uykumuzun en derin yerinde delta dalgaları üretmekte olan beynimiz, alarmın çalmasıyla bir anda stresli bir güne başladığımızı hatırlayıp beta dalgaları üretmeye başlıyor. Bir fincan kahve sonrasındaysa alfa ve teta dalgalarını iyice baskılayıp beta dalgalarına kendimizi alıştırmaya çalışıyoruz. Beynin zıt dalgalara ani geçişi, insanda stres yaratabiliyor. Alfa dalgaları günlük performansımızı artıran, beyni stresten koruyan ve genellikle yaratıcı olmamızı sağlayan dalgalar. Bu nedenle bu dalganın baskılanması insanda gerilim, yani stres oluşturuyor. Yaratıcılığımızı ve günlük hayatımızdaki performansımızı geliştirmek için delta dalgalarının artırılması gerekiyor. insanın kendisini rahatlatarak stresten uzak kalması, bu dalgaları artırıp performansımızı yükseltiyor.<BR><BR>Bilim Teknik 2003-Memory Center<BR><BR>Beyin dalgalarını insanlar bireysel olarak düzenleyebilirler(yoga,meditasyon vs..)ancak bu çok zordur ve yetersizdir..Beyin dalgalarını kontrol etmenin ve düzenlemenin en kolay yolu özel işlenmiş ve filtre edilmiş seslerdir.Sağ ve sol kulağa ayrı desibelde ve ihtiyaç duyulan hertzlerde sesler verildiğinde sonuçlar hızlı ve olumlu anlamda şaşırtıcı olmaktadır.<BR>
[ Yorumu yapanı görmek için üye girişi yapınız ]
Yorumu değerlendirin
Kötü Normal İyi
 
Toplam 3 yorum yapıldı, ortalama beğeni << Bir önceki sayfa  |  Bir sonraki sayfa >>

Yorum yaz

Sadece üyelerimiz yorum yazabilir ve yorumları değerlendirebilirler
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir