Eğitilebilir Zihinsel Engelliler İçin Yapılacak Çok Şey Var

23-06-2012
 
Yazar
Eshat Çiftseven
Sınıf Öğretmeni, Zihinsel Engelliler Sınıf Öğretmeni, Üstün Yetenekliler Eğitimcisi
Fotoğraflar
Kayıt Yok
Videolar
Kayıt Yok
Dosyalar
Kayıt Yok

Esra, yedi yaşında ilkokul birinci sınıfta, dikkat eksikliği yaşayan hafif düzeyde zihinsel engelli bir kız çocuğuydu. Esra'nın kendinden bir yaş küçük anaokuluna giden erkek kardeşi vardı. Esra'nın öğretmeni aileyi, bir hastaneye tedavi için gitmeleri konusunda yönlendirmişti. Esra sınıfta ders dinlerken kendini derse veremiyordu. Okuma-yazma öğrenme konusunda istekli değildi. Öğretmenin verdiği ödevleri tahtadan yazamıyordu. Ayrıca Esra'nın okuması çok yavaştı, okurken çoğu kelimeyi yanlış ve eksik okuyordu. Kendine okunan bir hikayeden sorular sorulduğunda bunları yanıtlayamıyordu. Özellikle matematikte çok zorlanıyordu. Toplama yapacağı zaman yanlışlıkla çıkarma yapıyordu. Matematikle ilgili sembolleri karıştırıyordu. Ödevlerini tek olarak yapamıyordu, sürekli annesinden destek istiyordu. Hele bakmadan yazı yazmaktan, yani dikte çalışmasından nefret ediyordu. Yazı yazmak onun için adeta bir işkenceydi. Yazı yazarken devamlı silmekten defteri aşınmış bir vaziyetteydi. Esra, kendini arkadaşlarından geri planda hissettiği için samimi arkadaş da edinemiyordu. Arkadaşlarının onu derslerinden dolayı dışladığını düşünüyordu. Esra benim seanslarıma yazıldığında onunla eğitim sürecimiz başlamış oldu. Esra ya öncelikle Wisc-r zeka testi uyguladım. Esra'nın genel bilgi, aritmetik, sözcük dağarcığı alt test puanları genel gelişim seviyesinin altında çıktı. Yani Esra'nın uzun süreli hafızası ve dili kullanma becerileri, kelime bilgisi, dil gelişimi sözel probleme konsantre olma becerisi, işitsel dikkati, sayı bilgisi ve dört işlem becerisi zayıf yetersiz olduğu alanlardı. Performans bölümünde ise; Resim tamamlama, parça birleştirme, şifre alt test puanları da genel gelişim seviyesinin altında çıktı. Yani Esra'nın çalışma hızı, kısa süreli hafızası, görsel dikkati, görsel belleği, parçalar arasında ilişki kurma becerileri de yetersiz olduğu alanlardı.
Esra'nın anne -babasıyla test sonuçlarının aktarıldığı bir bilgilendirme seansı yapıldı. Bu seansın ardından Esra ile eğitim seanslarına başladık. Bu eğitimlerde, işitsel hafızasını, çalışma hızını, görsel dikkatini, uzun süreli belleğini, dikkatini geliştirecek alıştırmalar yaptık. Aileye evde uygulaması için ek ödevler verildi. Esra'nın okul öğretmeniyle de sıkı bir iletişim kuruldu ve bilgi alışverişi sağlandı. Esra dört aylık bir eğitim sürecinin sonucunda, okuma-yazmayı öğrendi, okuduğunu anlamaya başladı, bakmadan yazma konusunda epeyi bir ilerleme kaydetti. Dikkat eksikliği için bir hastaneye yönlendirildi. Kendine dikkatini toparlaması için, okul saatlerinde kullanmak üzere , düşük dozda ilaç tedavisine başlandı. Esra'nın arkadaş ilişkilerini geliştirmek için öğretmeniyle devamlı bağlantı halinde olundu. Esra'nın şu sıralar ders dışında oynadığı, konuştuğu iki arkadaşı var. Bu gelişme, Esra'nın okulunu daha çok sevmesini sağladı. Değerli okuyucular ve meslektaşlarım, "eğitilebilir" yani "hafif düzeyde zihinsel engelli" demek; zeka bölümleri 45-75 arasında olan çocuklar bu gruba giriyor demektir. Gelişimleri, normal zeka bölümüne sahip çocuklardan pek farklılık göstermez ve tanılanmaları, okula başladıklarında akademik çalışmalardaki güçlükleri sonucunda yapılmaktadır. Zaten "eğitilebilir" demek; bu gruba giren çocukların okuma-yazma, matematik gibi temel akademik beceriler yanısıra özbakım becerilerini öğrenebilmesi, ileride yetişkinlik yaşamlarında geçimlerini sağlayabilecek iş becerisi edinebilmeleri demektir. Erken tanı, psikolojik destek, özel eğitim programları, anne-baba yardımı ile çoğunluğu, sosyal yönden uyum sağlayabilirler. Tek önemli fark; bu çocuklar öğrenme yönünden daha fazla himaye ve desteğe ihtiyaç duyarlar. Değerli arkadaşlar, rehabilitasyon merkezlerinde, eğitilebilir zihinsel engelli öğrencilere sosyal beceriler geliştirmeleri öğretilmelidir. Bu çocuklar, sosyal gelişimlerini artırıcı eğitim programlarından da yararlanmalıdırlar. Bu amaçla çeşitli konular ile ilgili geziler düzenlenmeli, bu çocuklar sinema veya tiyatroya götürülmeli, takım sporları yapmaları sağlanmalı ve yaşıtları ile kaynaştırma almaları sağlanmalıdır. Biz, merkezimizde sadece öğrenciyi değil, anne-babayı da eğitiyoruz sıloganı ile yola çıkılmalıdır. Çünkü engelli bir çocuğa sahip olmak, anne-babaya pek çok sorumluluk almayı da gerektirir. Anne-baba yaşamlarındaki her şeyi çocuklarına göre planlamak zorunda kalırlar. Bu durumda anne-baba da; stres, anksiyete, beklenmedik krizler, dış dünyanın tutumuyla yüz yüze gelmekten kaçınmak, hayal kırıklığı, suçluluk duyguları, kendine güven ve saygıda azalma oluşur. Anne-babanın bu yüzden psikolojik açıdan desteklenmesi rahatlatılması çok önemlidir. Verilen bu psikolojik danışma hizmeti aşağıda sıraladığım alanları kapsıyor; Anne-baba seminerleri-Anne babanın çocukla olan iletişimi-Eşler arası iletişim bozuklukları-Kişilerarası ilişki problemleri-Aile terapisi... Bu psikoterapiler sayesinde; annelerin ifade etmekten kaçındıkları öfke, suçluluk, inkar gibi duyguların özgürce ifade edilip katarsisi sağlanıyor. Kişinin kendine güveni ve saygısı artıyor. Grup sayesinde çeşitli problem sahalarına çözüm yolları, farklı bakış açıları kazanmış oluyorlar. Her şeyden önemlisi, stresle başa çıkmayı ve rahatlama yollarını öğreniyorlar.

Toplam 1 yorum yapıldı, ortalama beğeni << Bir önceki sayfa  |  Bir sonraki sayfa >>
yazının sahibi 08-12-2012
Ben bu yazının sahibiyim ismim Psikolojik danışman Psikoterapist kıvanç tığlı.Resmen benim yazım aynen konmuş. Hayretler içindeyim.
[ Yorumu yapanı görmek için üye girişi yapınız ]
Yorumu değerlendirin
Kötü Normal İyi
 
Toplam 1 yorum yapıldı, ortalama beğeni << Bir önceki sayfa  |  Bir sonraki sayfa >>

Yorum yaz

Sadece üyelerimiz yorum yazabilir ve yorumları değerlendirebilirler
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir