Çocuk Gelinler

02-09-2012
 
Yazar
Gamze YÜCEL
Okul Öncesi Öğretmeni
Fotoğraflar
Kayıt Yok
Videolar
Kayıt Yok
Dosyalar
Kayıt Yok

Türkiye nin en önemli toplumsal sorunlardan biri; Çocuk Evlilikler dir.

Uluslararası belgelere göre, 18 yaşın altında yapılan her evliliğe; çocuk evlilik,

Evlenen her kıza; çocuk gelin denilmektedir.

                               Türk Medeni Kanunun 124. maddesi ;

 

—      Erkek ve kız 17 yaşını doldurmadıkça evlenemez.

—      17 yaşını doldurmamış bir genç kız, anne-baba veya vasisi dinlenerek, hâkim kararıyla evlenebileceği kabul edilir.

                       Türk Ceza Kanunun 104. maddesi 1. fıkrasında ;

— Cebir, tehdit, hile olmaksızın, 15 yaşını bitirmiş çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikâyet üzerine, 6 aydan- 2 yıla kadar hapis cezası alır.

Uluslararası belgelerde ; çocuk evliliği bir seçim değildir VE çocuk evlilikler ‘ İnsan Hakkı İhlali ’ dir.

 

Uluslararası belgeler; kız çocuklarının erken yaşta evlendirilmelerini, kız çocuklarına yönelik, fiziksel ve ruhsal şiddet olarak kabul eder.

Çocuk evlilikler; toplumsal, tıbbi, hukuki olarak kabul edilmez bir olgudur.

Çocuk evlilikler,  genellikle yasal olmayan evlilikler şeklinde gerçekleştirildiğinden, çocuk gelinler, medeni nikâhla kazanacakları haklardan mahrumdur. Evlenmek suretiyle öğrenimini tamamlayamaz, öğrenim hakkından mahrum edilir böylece üretime katılma, çalışma haklarından da yoksun bırakılır.

Ancak Türkiye de evli her 3 kadından biri; çocuk evliliği yapmıştır!

Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü tarafından yapılan Nüfus-Sağlık araştırmalarına göre; Türkiye de kızlarda evlenme yaşı; 12’ ye kadar düşmüştür.

1948 tarihli İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 16. Maddesi’nde ‘ Evlenme, ancak evleneceklerin özgür ve tam iradesiyle yapılır” denilir. Türkiye 1984 de imzalamıştır.

Ancak ülkemizde özellikle kırsal yerleşim yerlerinde, kızlar evliliklerine kendileri karar veremezler. Ailesi tarafından evliliğine karar verilen kızın, evlilik için onayının alınması, kız için bir lütuftur. Kızların evlendirilmek üzere okuldan alınması da  ‘olağan’ dır. Kız çocuğunun  kendini korumayacak yaşta, cahil olarak evlendirilmesiyle, eşi tarafından şiddete maruz kalması da ‘olağan’ dır.  Aile, kız çocuğunu, aileye belirli bir zaman için teslim edilmiş bir varlık olarak görür. Kızın asıl yuvasının da evlendiği eşinin yuvası olduğunu düşünür.  Bu sebeple başlık parası, süt parası almak vb. türden adetler meşrulaşır. Bu aile, toplumsal, tıbbi ve hukuki olarak kabul edilmez durumu normal saymaktadır.

Ülkemizde yapılan son araştırmalarda; sosyo - ekonomik düzeyi düşük ailelerin, 10 ‘lu yaşlardaki kız çocuklarını, 1000–2000 dolar karşılığında, 40’lı-50’li -60’lı yaşlardaki erkekle evlendirdikleri tespit edilmiştir.

Araştırmalara göre; Az gelişmiş ülkelerdeki yoksul aileler, hanelerinin yoksulluğunu azaltmak için; arkadaşlarıyla oyun oynayacak yaşlardaki kız çocuklarını, babası hatta dedesi yaştaki adamlarla evlendirmektedirler. Pek çok kez, bu çocuklar, yaşlı adamların ikinci eşi veya üçüncü eşi olmaktadırlar. On’lu yaşlardaki bu kız çocukları, doğum yapmakta, ev işleri yapmakta ve hatta koca baskılarına maruz kalmaktadırlar. Bu çocuklardan bazıları, tüm bunlara dayanamayarak intihar etmektedir !

 

2004 yılında Kadının İnsan Hakları-Yeni Çözümler Derneği tarafından hazırlanan ve Türk Ceza Kanunu Kadın Platformu tarafından desteklenen ‘Türkiye Gölge Raporu’ na göre; yasal nikâhı olmayanların %53’ü Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşamaktadır. Doğan çocuklar, annelerinin yaşı tutmadığından, babaannelerinin nüfusuna kaydedilmiştir.

Kız çocuklarının erken yaşta evlendirilmelerinin başlıca sebepleri;

— geçim sıkıntısı,

—kız çocuğunu gelir kaynağı olarak görmek,

—aile içi cinsel - fiziksel saldırı,

—kocaya itaatin erken yaşta kazanılması gerektiği şeklindeki YANLIŞ anlayışlar…

Sosyologlara göre, 14–19 yaş grubundaki kızlar gelişme çağındadır. Bu yaş aralığındaki bireyler, toplumsal gelişimlerini tamamlayamamıştır ve gerekli toplumsal rollere uyum sağlayamaz. Dolayısıyla bu yaş aralığında evlenen kızlarda, evlilik sonrasında, arkadaşlarından kopma, özgüven eksikliği, toplumsal faaliyetlere katılımdan uzaklaşma gibi sonuçlar gözlemlenir (Eno-Obong Akpan, 2003)

Hekimlere göre; ilk âdetin 14 yaşında görülmesi halinde,14–21 yaş aralığı üreme sisteminin olgunlaşma sürecidir, cinsel gelişim tamamlanmamıştır. Kız çocuklarının cinsel ilişkiye biyolojik olarak hazır olmadığı bu dönemde cinsel eylemde bulunması; gebe kalamamaya, genital bir dizi hastalığa hatta rahim ağzı kanserine zemin hazırlar. Böylece bu kızların sağlıklı yaşam hakları alıkonulur.

Psikologlara göre; çocuk evlilikler depresyon başta olmak üzere duygu-durum bozukluklarına vb. psikolojik rahatsızlıklara neden olur.

Kızların 18 yaşından önce evlendirilmesi birçok açıdan doğru değildir. Bu, kız çocuklarına yönelik fiziksel ve ruhsal şiddettir !

Türkiye’de yapılan araştırmalar sonucunda kız çocuklarının evlendirilmesinde; başlık parası, berdel, kan bedeli en çok başvurulan yöntemlerdir.

BM 2007–2008 İnsani Gelişme Raporu’na göre;

Kişi başına düşen milli gelir düştükçe, çocuk gelin oranı yükselmektedir.

Yunanistan’da kişi başına düşen milli gelir 23.381 $ ve çocuk gelin oranı %5,5 ve Arjantin’de kişi başına düşen milli gelir 14.280 $ ve çocuk gelin oranı %12,4’tür. Türkiye’de ise kişi başına düşen milli gelir 8.407 $ ve çocuk gelin oranı %30 dur.

 Bu, Türkiye’nin iktisadi gelişmişlik sorununun çözülmeden, çocuk gelin sorununu çözemeyeceğini ortaya koymaktadır.

 

Türk- İş 2007 yılı araştırmalarına göre, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 642 YTL yoksulluk sınırı 2.091 YTL. Yani; Türkiye’de her dört kişiden üçü yoksuldur. Dolayısıyla Türkiye’de, evli her üç kadından birinin, çocuk evliliği yapmasının nedenleri arasında, yoksulluğun ağır bastığı gerçektir.

 

                              Bazı ülkelerin çocuk gelin oranları;

 

Portekiz ; % 5,7

Yunanistan ;% 5,5

 

                             İken;

 

Afganistan ;% 53,7

Bangladeş ;% 51,3 tür. ( World Marriage Patterns 2000 )

Türkiye’deki çocuk gelin oranı; % 15,5 olarak tespit edilmiştir. Ülkemize dair veriler; Nüfus- Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden alınan bilgilerle tespit edilmiştir. Bu yüzden sadece medeni kanunun öngördüğü şekilde yapılan evlilikler kayda geçmiştir. Hâkim kararıyla yapılan çocuk evliliklerin kaydı bulunmaktadır, ailelerin rızasıyla veya dini nikâhlı evliliklerin kaydı bulunmamaktadır. % 15,5 sadece resmi kayıtlardaki orandır. Tahmin edilen oran ise; % 35 dir.

Dünya görüşünün akıl ve bilim tarafından belirlendiği, kadın-erkek arasında toplumsal eşitliğin kabul edildiği, namus kavramının dişil değil insana mahsus sayıldığı, laik ahlakın hâkim olduğu, bilim insanlarının toplum önderi sayıldıkları toplum ileri toplumdur. Bu bağlamda, Türkiye’nin geri bir toplum mu, ileri bir toplum mu olmak istediğine karar vermesi ve buna göre çocuk gelin sorunu ile mücadele yöntemleri üzerinde düşünmesi gerekmektedir.

  • Türkiye’nin 1923 Türk Devrimi ile ileri bir toplum olma kararını vermiş olduğu kabulü üzerinden,

 

                      Çocuk gelin sorunu ile mücadele yöntemleri;

 

  1. Sosyoloji, psikoloji, hukuk çalışmalarının iyileştirilmesi, ortak dilin varlığı
  2. Ülkenin sosyal- ekonomik göstergelerinin iyileştirilmesi
  3. Kız çocukların örgün eğitime dâhil edilmesi
  4. Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılması
  5. Toplumsal cinsiyet kavramının iyileştirilmesi
  6. Kadın-erkek eşitliğinin sağlanması
  7. Töre, din, ahlak konularının çocuk ihlaline sebep vermesinin önlenmesi

 

  • Başlangıç olarak, ortak bir dil oluşturulması gerekir. Ortak dil oluşturulduktan sonra, hangi mücadele yöntemlerinin uygulanacağına karar verilmelidir.

 

  • Türk Medeni Kanunu’na göre 17 yaşını doldurmamış kızlar, Çocuk Koruma Kanunu’na göre 18 yaşını doldurmamış kızlar, Türk Ceza Kanunu’na göre ise 15 yaşını doldurmamış kızlar çocuk gelin sayılmaktadırlar. Kanunlar arasındaki bu uyumsuzluk giderilmeli ve 18 yaşını doldurmamış kızların evlenmesi yasaklanmalıdır. Yasağa uymayanlar hakkında ağır cezalar hükmolunması yönünde ilgili kanunlarda değişikliğe gidilmelidir. Değişen mevzuatın uygulanması hususunda hassasiyet gösterilmelidir. Ayrıca, yerel yönetim çalışanları ile çocuk polislerine; Türk Medeni Kanunu, Çocuk Koruma Kanunu ve Türk Ceza Kanunu hakkında düzenli eğitim seminerleri verilmelidir.

 

  • Olumsuz kültürel değerlerin tasfiyesi gereklidir. Toplumda laik ahlakın hâkim kılınması için, siyasi alanda laiklik karşıtı eylemlerde bulunan veya bunların odağı haline gelen partilerdeki siyasi aktörlerin siyaset yapmaktan uzun süre ile men edilmesi gerekmektedir. Bu sayede, siyasal aktörler, cemaatler yerine, bireylerle iletişim üzerinden siyaset yapma alışkanlığı kazanacaklar ve kız çocuklarının evlilikleri üzerinde de otorite sahibi olan şeyh- ağa, öncelikle siyasi sistemde, daha sonra da toplumsal sistemde etkili ve etkin olmaktan çıkacaktır.

 

  • Ülkenin sanayileşmesi ve teknoloji üreten bir ülke olması için, köyleşen kentlerin kentleşmesi sağlanmalı, eğitilmiş insan gücü sayısı artırılmalı, gelir dağılımında adalet sağlanmalıdır. Sadakacı anlayışın yerine, sosyal devlet anlayışına geri dönülmelidir. Kadın ve erkek tüm yurttaşların kapasitelerini gelire ve refaha dönüştürebilecekleri ulusal iktisadi politikalar üretilmeli ve uygulanmalıdır.

 

  • Bugün Türkiye’de kadının üretken olamayışı ve çalışma yaşamında sınırlı orandaki mevcudiyeti, kadına yönelik ayrımcılıktır. Türkiye’de görülen toplumsal cinsiyet temelli eşitsizliklerin temel kaynağı, çocuk evliliklerdir.

 

  • İktisadi kalkınma sağlanmadan, kişi başına düşen milli gelir artırılmadan, sosyal devlet anlayışı yeniden hâkim kılınmadan, yalnızca gönüllü gayretlerin eseri projecilikle, çocuk gelin sorununu çözmenin imkânı olmadığı düşünülmektedir. Soruna, sadece ve sadece bir toplumsal sorun gibi bakmanın, sorunu çözmeye yardım etmeyeceğinin altını çizmek gerekir. Türkiye’de çocuk gelin sorununa iktisadi açıdan yaklaşılmadığı müddetçe, her çabanın yarım kalacak bir çaba olacaktır.

 

 

Henüz bu konuya yorum yazılmamış.

Yorum yaz

Sadece üyelerimiz yorum yazabilir ve yorumları değerlendirebilirler
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir