Anne- Baba Tutumlarının Çocuğun Kişilik Gelişimine Etkisi

15-05-2017

İnsan ömründe ilk 6 yaş kişilik gelişiminde en önemli paya sahip olan zaman dilimi olarak kabul edilmektedir. Bu yaş aralığı erken çocukluk denilen zamana tekabül eder; okul öncesi dönem olarak da adlandırılmaktadır. Elbette ki kişilik gelişimimizde belirleyici olabilecek pek çok faktör vardır. Ebeveynlerin tutumları bu faktörlerin en önemlilerinden biri olarak kabul edilir çünkü çocuk, anne ve babası nasıl davranıyorsa dünyadaki herkesin aynı şekilde davrandığını zanneder ve onları rol model alır. Ebeveynlerin kişilik özellikleri, yaşadıkları sosyal, kültürel çevre bu tutumların oluşumunda etkili olur. Anne baba tutumları, farklı kaynaklarda farklı başlıklar altında toplanmış olsa da bu yazıda aşırı koruyucu, aşırı hoşgörülü, mükemmeliyetçi, ilgisiz, tutarsız, baskıcı, demokratik ebeveyn tutumları olarak açıklanacaktır.

Aşırı koruyucu anne babalar, çocuğu aşırı derecede korur, kontrol ve özen gösterirler. Çocuklarına sorumluluk vermezler. Benlik gelişimine fırsat vermezler. Çocuk her şeyde anne babasına sığınır, özgüven gelişimi engellenmiş olur.  Çocuğunun yapacağı pek çok şeyi onun adına kendileri yapar böylece çocukların kendileri deneyimlemesi engellenmiş olur. Bu tutumların yarattığı etki olarak çocuk, çocuk çevresindeki kişilere aşırı bağımlı, içe kapanık, kendisine güveni olmayan, yeteneklerinin farkında olmayan, karar veremeyen, çekingen ve utangaç tavırlar sergilemeye başlar. Yetişkinliğinde kendini koruyacak birilerine hep ihtiyaç duyabilir.

Aşırı hoşgörülü anne babalar, çocuklarının her isteklerini yerine getirmeye çalışırlar. Sınır ve disiplin yok denecek kadar azdır. Çocuğun davranışları olumsuz da olsa hoşgörüyle karşılanır, şımartılır. Çocuk evde sözü geçen kişidir. Bu tutumların yarattığı etki olarak çocukta, aşırı hoşgörünün getirdiği sınırsızlık, sorumluluktan kaçma ve bencillik görülür. Ben merkezli olarak dünyaya gelen çocuk bunu aşamaz, yetişkinlikte de devam eder. Özdenetimde zorlanırlar. Bir süre sonra evi çocuk yönetir. İnsan ilişkilerinde ebeveynlerinden gördüğü hoşgörüyü herkesten bekledikleri için sorun yaşarlar.

Mükemmeliyetçi anne babalar, çocuklarından onların potansiyellerini göz ardı ederek yaşının üzerinde potansiyel beklerler, genellikle içlerinde ukde kalmış, gerçekleştirilememiş arzuları çocuklarında yeniden yaşantılamak isterler. Çocuklarını olduğu gibi kabul etmekte zorlanırlar, kendi kalıplarına göre mükemmel özelliklere sahip olmalarını isterler. Başarı beklentileri çok yüksektir. Bu tutumların yarattığı etki olarak çocukta ebeveyninin beklentilerini karşılayamadığı takdirde aşağılık kompleksi oluşabilir. Kendi istekleriyle ebeveynlerin beklentileri arasında sıkışırlar. Başka bir olasılıkla, yapamadığında denemekten ve mücadeleden kaçarak pes etme yolunu seçebilirler. Kendilerini beceriksiz, başarısız görüp ve mutsuz olabilirler.

İlgisiz anne babalar, çocukları konusunda umarsızdır. Çocuğun ihtiyaçlarına karşı kayıtsızdırlar, zaman ayrılmaz, sevgi gösterilmez. Disiplinsizlik ve kuralsızlık söz konusudur. Rahatsız etmediği sürece çocuğun farkına varılmaz, ihmal edilmiştir. Bu tutumların yarattığı etki olarak çocukta, dikkat çekmeye yönelik olumsuz davranışlar sergileme görülür. Çocuk kendini hazır hissetmediği dönemde bağımsızlık duygusuyla karşılaşır. Kendini değersiz hisseder ve kendisine olan saygısı gelişmeyebilir. Özgüven eksikliğine bağlı olarak iletişim problemleri görülebilir.

Tutarsız anne babalar, disiplin konusunda belirsiz davranırlar; doğru ve yanlışlar değişkendir. Aşırı hoşgörülü ile otoriter tutumlar arasında denge kuramazlar. Kural ve sınırlar net çizilmez. Ebeveynler birbirlerinin davranışlarını onaylamazlar. Bu tutumların yarattığı etki olarak çocukta, karar vermede, diğer insanlara güvenmekte zorluk yaşarlar. Yetişkinliğinde davranışlarını çevresindekilere göre ayarlarlar, kararsız, çekingen, dengesiz ve tutarsız tavırlar sergileyebilirler.

Baskıcı anne babalar, çocuklarına emredici tavırlar sergilerler. Aşırı kurallar koyan, suçlayan, cezalandıran otoriter anne babalardır. Aşırı kontrolcüdürler. Şiddet uygulayabilirler. Korkuyla büyüyen çocuklardır. Bu tutumların yarattığı etki olarak, çocuklar bireyselleşmekte zorlanırlar. Çekingen, kendini ifade etmekte zorlanan, aşırı hassas yapıda çocuklar gelişebilir. Kararsız, içekapanık, boyun eğen, özgüven eksikliği yaşayan çocuklardır. Diğer yandan,  isyankâr, saldırgan, kendine ve başkalarına zarar verebilen, suça yönelik davranışlar görülebilir.

Demokratik anne babalar, çocuklarını desteklerler, ilgi ve sevgi dolu tavırlar sergiler. Ailede güven ortamı söz konusudur. Çocuklarını ayrı bir birey olarak kabul ederler ve yaşına, durumuna uygun seçenekler sunarlar. Denemesine, hata yapmasına fırsat verilir. Çocuğun ilgilerini göz önünde tutarak yeteneklerini geliştirecek ortamı hazırlar. Anne babanın birbirlerine ve çocuklarına karşı tutum ve duyguları açık ve ılımlıdır. Sorunları nasıl çözeceklerini birlikte tartışırlar ve çözüm yoluna varılır. Duygusal yönden dengeli ve mutlu çocuklar yetişir. Yaratıcı, sorumluluk sahibi, bağımsız, çevresine karşı hoşgörülü, başarılı, öz kontrolü gelişmiş, arkadaş canlısı, sosyal ilişkilerinde başarılı çocuklar yetişir. Demokratik tutumlar, en sağlıklı ebeveyn tutumu olarak kabul edilmektedir.

 

DÜŞÜNELİM !!!          

  • BİZİM AİLE TUTUMUMUZ HANGİSİ? 
  • HANGİ DAVRANIŞLARIM YANLIŞ?
  • NASIL DAVRANMALIYIM?

 

                                                                                          PSİKOLOG NURBANU PERİŞAN